'One minute' bitti artık 'one yürek'


ABD ve İsrail Suriye'de kimyasal silah bulunduğunu bahane göstererek askeri müdahale için zemin hazırlıyor. Kofi Annan ise ABD ve Batı Avrupa ülkelerinin Rusya ve Çin ile ortak bir noktada buluşması gerektiğini belirtti

Suriye'de 16 aydır süren şiddet olaylarında, dün düzenlenen intihar saldırısında Esad rejimine en ağır darbenin indirilmesinin ardından, ABD'nin, İsrail'in Esad'a ait kimyasal silah depolarını imha etme olasılığını görüştüğü iddia edildi. Amerikan New York Times gazetesinde yer alan habere göre, Esad rejiminin çökme ihtimalini düşünen Obama yönetimi, İsrail'in Esad'a ait kimyasal silah depolarını ve cephanelikleri imha etmek için harekete geçme olasılığını göz önünde bulundurarak, Tel Aviv'le görüşmelere başladığı iddia edildi.

KİMYASAL SİLAH OYUNU

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ile İsrailli askeri yetkililer, özellikle Esad rejiminin elinde bulunan kimsayal silahlar ve bu kimyasal silahların bulunduğu depolar üzerinde yoğunlaştı. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın muhaliflere ve sivillere karşı kimyasal silah kulllanmasını önlemek ve söz konusu silahların radikal grupların eline geçmesini engellemek için operasyon düzenlenebileceği ileri sürüldü.

New York Times gazetesine konuyla ilgili açıklama yapan iki ABD’li yetkili, Obama yönetiminin İsrail’le Suriye’nin silah depolarını vurma planını görüştüğünü ancak, Esad’ın bu durumu İsrail karşıtı kampanyaya dönüştürmesi ihtimali üzerinde durduğunu ve bu fırsatı vermemek için İsrail’in saldırısına karşı olduğunu savundu.

OBAMA'DAN PUTİN'E 'SURİYE' TELEFONU

ABD Başkanı Barack Obama, Rusya Devlet Başkanı Vladmir Putin’i telefonla aradı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Obama'nın, Putin'i Suriye'deki yaşanan durumu konuşmak için aradığı belirtildi. Açıklamada, Obama ve Putin'in, Suriye'deki büyüyen şiddete işaret ederek, siyasi geçişin biran önce desteklenmesine yönelik ihtiyaç konusunda mutabık kaldıkları bildirildi. Açıklamada ayrıca iki liderin, hükümetlerinin Suriye konusundaki farklı yaklaşımlarını da ortaya koydukları ancak çözüm için ekiplerinin çalışmaya devam etmesi konusunda aynı fikirde olduğu vurgulandı.

SURİYELİ SIĞINMACILARA İZİN VERMEYECEĞİZ

İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, Golan Tepeleri'nden İsrail'e kaçmaya çalışacak muhtemel sığınmacıları geri çevireceklerini söyledi.İsrail işgali altındaki Golan Tepeleri'ni ziyaret eden Ehud Barak; Suriyelilerin Türkiye ve Ürdün'e olduğu gibi İsrail'e de kaçmaya çalışabileceğini belirtti. Barak, "Sığınmacı akımını durdurmak zorundayız. Onları durduracağız." dedi.
Savunma Bakanı Ehud Barak, Golan bölgesinin İsrail karşıtı grupların sığınağı olabileceği ihtimalini de değerlendirdiklerini sözlerine ekledi.

Annan: 'Suriye konusunda ortak dil olmalı'Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Suriye konusunda oylama yapacağı toplantı öncesinde Kofi Annan konseyin beş daimi üyesinin de bir fikir birliğine varmasını istedi. Annan, oylamanın fikir birliği olmaksızın yapılamayacağını belirtti. Annan'ın sözcüsü Ahmed Fevzi, Annan'ın Güvenlik Konseyi toplantısını ortak akıl olmadan toplamayacağını belirttiğini söyledi. Fevzi, İngiltere, Fransa ve ABD'ye Rusya ve Çin ile Suriye'deki çatışmalar ve krizin çözümü için ortak bir bir dil kullanması için zaman verildiğini kaydetti.

'SURİYE BARIŞ YOLUNDA DEĞİL'

BM gözlemcilerinin başkanı Robert Mood, Suriye'nin başkenti Şam'da dün düzenlenen saldırıdan sonra yaptığı açıklamada, son günlerde Şam'da şiddetin artmasının Suriye'nin barış yolunda olmadığını gösterdiğini belirtti. Norveçli General Mood, "Suriye hükümetine dünkü saldırıyı kınadığımı ilettim. Tüm tarafları akan kanı durdurmaya ve her türlü şiddete son vermeye çağırıyorum" dedi. Mood, BM gözlemci misyonunun görev süresinin yarın, başkanlığının da birkaç gün içinde sona ereceğini hatırlattı.

Venezuela, Rusya ve İran'dan Esad'a destekPerşembe günü Suriye Savunma Bakanlığına yapılan saldırı Venezuela, İran ve Rusya tarafından kınandı. Perşembe günü gerçekleşen saldırıda Savunma Bakanı Davut Rayiha hayatını kaybederken, önceden ağır yaralı olduğu bildirilen İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim el Şar ve Suriye İstihbarat Servisi Şefi Hisham Bekhtyar’ın da hastanede hayatını kaybettiği bildirildi. Suriye’li muhalifler Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın da yaralandığını ve Lazkiye’ye kaçtığını iddia etti.

CHAVEZ: ESAD’IN YANINDAYIM

Gerçekleşen saldırı için Venezuela’dan kınama geldi. Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez yaptığı açıklamada Suriye’ye yapılması olası askeri müdahale uyarısını yineleyerek, yapılan saldırıyı kınadı. Chavez, emperyalist müdahale çabalarına karşı Esad’ın yanında olduğunu bir kez daha yineledi ve her zaman dayanışma içinde olacaklarının tekrar altını çizdi.

RUSYA: SALDIRANLAR CEZALANDIRILSIN

Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Alexander Lukachevich, Moskova’nın terörist saldırının faillerinin cezalandırılması gerektiğini söyledi. Lukachevich, Suriye’deki krize barışçıl bir çözüm aramaya devam edeceklerini belirtti. Düzenlenen eylemi Suriye’deki durumu zayıflatma çabalarının devamı olarak gördüklerini ifade eden Rus sözcü, Suriye yönetimi, halkı ve samimi tüm vatandaşlarının zor sınavların karşısında gerekli siyasi iradeyi gösterecekleri ve iç krize acil bir barışçıl çözüm bulacakları kanaatinde olduğunu kaydetti.

İRAN: SURİYE’Yİ SARSAMAZSINIZ

İran da Suriye Ulusal Güvenlik binasını hedef alan terör saldırısını kınadı. İran Dışişleri Bakanının Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Hüseyin Emir Abdüllehyan, İran’ın bu terör saldırısını şiddetle kınadığını belirterek Suriye’ye silah gönderen ve silahlı gruplara destek veren bölgesel güçlerin ve Batılı ülkelerin bu ülkenin istikrar ve güvenliğini sarsmada başarısız olduklarının altını çizdi. Açıklamada İran defalarca İran Suriye krizden tek çıkış diyalog yoluyla olduğuna inandığını vurgulayarak, şiddet ve eylemleri sabote etmeye çare tüm biçimlerini kınadığını vurguladı sözlerine ekledi.

CAMERON'DAN ESAD'A TEHDİT

Esad’a gelen destek mesajlarının ardından, İngiltere başbakanı David Cameron da bir açıklama yaparak Esad’ı tehdit etti.  Esad’ın kendi halkına zulüm ettiğini söyleyen Cameron, Esad’ın yönetimden çekilmesi gerektiğini, aksi takdirde askeri müdahaleye hazır olması gerektiğini söyledi. Cameron, İngiltere’nin Suriye’deki iç savaşın devam etmesine izin vermeyeceğini ve çatışmaların durması için her şeyi yapabileceklerini ekledi.

'Suriye Türkiye'ye karşı denge oluşturdu'Financial Times gazetesince Paris'teki Siyasal Bilimler Enstitüsü (Scences Po) öğretim üyelerinden Zaki Laidi imzasıyla yayımlanan makalede Rusya'nın, Suriye'deki kaosun Rus Kafkaslarını radikalleştirmesinden korktuğu savunuldu, "Geleneksel olarak Suriye, Türkiye'ye karşı dengeyi oluşturdu, özellikle Türkiye-Suriye ilişkilerinde sıkıntıların yaşandığı dönemlerde" görüşü öne sürüldü. Makalede isyancıların Esad rejiminin kalbine vurmaktaki son başarısına rağmen Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov'un açıkça ortaya koyduğu gibi Moskova'nın Şam'dan vazgeçmeyeceği savunuldu. Makalede "Söz konusu olan Rusya'nın Batı karşısındaki gücünün yeniden tesis edilmesidir" denildi.

Erdoğan’dan Şam açıklaması: Biz yapsaydık böyle yapmazdık
Şam’daki intihar saldırısında Türkiye’nin parmağı olduğu iddiasını yanıtlayan Erdoğan, “Suriye halkının olduğu bir yerde bunu yapmamız beklenemez” dedi

Başbakan Erdoğan, Şam'daki intihar saldırısının ardından Suriye'nin Türkiye'yi de sorumlu tutan açıklamasına ilişkin, ''Türkiye olarak bizim özellikle kardeş halk olan Suriye halkının olduğu bir yerde bu tür yollara tevessül etmemizi kimse bizden bekleyemez'' dedi.
Erdoğan, Rusya ziyaretinin ardından Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, gazetecilerin, Suriye’nin, ”Şam’daki patlamadan İsrail, Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin sorumlu olduğuna” yönelik iddialarını sorması üzerine, bu açıklamayı Esad’ın yapmadığını söyledi.
Yönetimlerin bu tür süreçlerde dikkat etmesi gereken en önemli konunun dezenformasyon olduğunu ileri süren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

YİNE SUÇLU MEDYA OLDU“Şu anda dezenformasyon yapmak suretiyle Suriye hükümeti, biliyorsunuz uçağımızı düşürdüğü halde, bu konuda önceleri kaçma yolunu denediler, daha sonra farklı bir yaklaşım içerisine girdiler. Ve buna tabii maalesef, şu anda ulusal medya ile burada beraberiz, ulusal medyamızın da sağ olsun katkısı oldu. Ve ulusal medyamız ne Başbakanı’na inandı ne Genelkurmay’ına inandı ne Dışişleri Bakanı’na inandı, Amerika’daki bir gazetenin haberlerini, Suriye’nin resmi organının haberlerini adeta kendileri için haber kaynağı kabul ettiler. Şimdi burada yapılan da bir dezenformasyondur.”

‘AÇIKLAMA KABUL EDİLEMEZ’

Erdoğan, Şam’daki saldırıya ilişkin sözlerini şöyle bitirdi:
“Bir defa Türkiye olarak bizim yapımızda, bizim özellikle kardeş olan Suriye halkının olduğu bir yerde bu tür yollara tevessül etmemizi kimse bizden bekleyemez. Kimse de böyle bir adım attığımızı söyleyemez. Bu konuda rejim, Suriye rejimini kastediyorum, kendini öncelikle hesaba çekmelidir ve şu anda yıkılmış bir Hama var, yıkılmış bir Humus var. Şu anda Şam aynı duruma doğru gidiyor. Bunu kendisi bir defa hesaba çekmek suretiyle, bu ordunun içerisinden dağılan insanlar niçin dağılıyor, bu muhalif güçler nasıl oluştu, bunun bir defa hesabını kendisine sormalı. Bu Enformasyon Bakanlığı’nın yapmış olduğu açıklamanın kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Türkiye olarak da böyle bir şeye daha fazla bir şey söylemeye gerek görmüyorum.”

“Suriye’ye müdahaleye hayır”Suriye'nin başkenti Şam'da işbirlikçi muhalifler tarafından düzenlenen kanlı saldırıların ardından KESK, DİSK, TMMOB ve TTB Ankara'da ortak bir basın toplantısı düzenledi. Türkiye-Suriye ilişkilerinde her iki ülke haklarını tedirgin eden ve gittikçe artan gerilimi değerlendiren emek örgütlerinin ortak açıklamasından "Suriye'ye yönelik emperyalist müdahaleye hayır" kararı çıktı. TTB Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısına KESK Genel Başkanı Lami Özgen, DİSK Genel Başkanı Erol Ekici, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve TTB Merkez Konsey Sekreteri Bayazıt İlhan katıldı. Örgütler adına basın açıklamasını okuyan Ekici “Irak’ta olduğu gibi, Suriye üzerinde de oynanmak istenen emperyalist oyunlara sessiz kalmamız düşünülemez” derken, AKP'nin emperyalizmin Ortadoğu’daki taşeronluğuna soyunarak, Türkiye’yi saldırgan politikaların bir parçası haline getirdiğini ifade etti.

AKP’NİN TAŞERONLUK ROLÜ

AKP’nin bu tutumunun arka planında Erdoğan’ın da “eş başkanı” olduğunu ilan ettiği emperyalist Büyük Ortadoğu Projesi’nin yattığını dile getiren Ekici, Türkiye’nin bu projede taşeron rolünü üstlendiğine vurgu yaparak “komşularla sıfır problemden, neredeyse tüm komşularla çatışma noktasına gelinmesinin arka planında bu gerçekler yatıyor” diye konuştu.
Kurumlar, savaşa hayır demek için meydanlara akacaklarını söylerken, sağduyulu tüm yurttaşları alanlarda buluşmaya çağırdı. Esra Koçak / Ankara

Erdoğan Rusya’dan eli boş döndüÖnceki gün Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’le Suriye’deki durum hakkında görüşen Erdoğan, Rusya’dan eli boş döndü. Erdoğan, Rusya’nın Cenevre kararlarını “Esad’ın yönetimi bırakması” şartına bağlı olarak yorumlayabileceğini iddia etse de, Putin bu doğrultuda bir şey söylemedi. Görüşmenin ardından basına demeç veren Erdoğan ve Putin’in mesajlarındaki farklılıklar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde düne ertelenen Suriye konulu toplantı öncesinde Rusya’nın tavrını yumuşatmayı hedefleyen Erdoğan’ın Türkiye’ye eli boş döndüğünü gösterdi.

ERDOĞAN VE PUTİN FARKLI KONUŞTU

Erdoğan Moskova’da yapılan basın toplantısında bir Rus gazetecinin Türkiye’nin Esad rejiminin en keskin karşıtlarından bir tanesi olduğunu belirterek, “Rusya ise bölgede istikrarın tesisinden yana. Esad değişirse sizce bu ülkeyi kaosa sürüklemez mi?” sorusuna özetle şöyle yanıt verdi:
“Her şeyden önce Suriye’nin istikrarı, bölgenin istikrarı konusunda en ufak bir ihtilaf yok, o konuda aynı şeyi düşünüyoruz. Suriye’nin bölünmesine kesinlikle karşıyız. Bu noktada BM Güvenlik Konseyi’ne özellikle daimi üyelere çok önemli görev düşüyor. Cenevre’de yapılan toplantı aslında önemli bir yol haritasıdır. Bu yol haritası istikametinde atılacak bir adımla netice alınabileceğine inanıyorum. Sürecin uzaması orada Baba Esad’ın yaptığı katliamların neticesini getiriyor. Bizim isteğimiz Türkiye olarak katliamlar dursun, barış Suriye’ye egemen olsun, halkın iradesiyle Suriye huzur bulsun.”

PUTİN’İN TAVRINDA BİR DEĞİŞİM YOK

Erdoğan’ın ardından söz alan Vladimir Putin ise Cenevre toplantısına verdiği destek nedeniyle Erdoğan’a teşekkür ederek, “Rusya, Türkiye’nin Cenevre eylem gurubu toplantısında alınan kararları desteklemesini olumlu karşılıyor” demekle yetindi.
Rusya ve Çin, Cenevre toplantısında alınan kararı Esad yönetiminin görevden ayrılıp ayrılmayacağına Suriye halkının karar vereceği şeklinde yorumlanırken, ABD başta olmak üzere Batı ittifakı tarafından Esad’ın görevi bırakması ve bir geçiş hükümeti kurulması biçiminde yorumlanıyor. Dolayısıyla Putin’in Cenevre toplantısına verdiği destekten ötürü Erdoğan’a teşekkür etmekle yetinmesi, Rusya’nın alınan kararla ilgili tavrını değiştirmeye niyetinin olmadığına işaret ediyor.
Yani Rusya Devlet Başkanı’nın Erdoğan’ın söylediği doğrultuda bir mesaj verdiği basına yansımadı. Dahası Rusya, önceki gün yapılması planlanan ancak Kofi Annan’ın talebi üzerine düne ertelenen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sunulan Suriye’yla ilgili karar tasarısı BMGK’ya aynı şekilde geldiği takdirde yine veto edeceğini açıklamıştı.
Blogger tarafından desteklenmektedir.