Zaman'ın ruhu ensenizde: "Organlarımızı günaha sokmayın"
Zaman gazetesinin bugün yayınlanan haberinde, magazin programlarının ramazan ayında hassasiyet göstermeleri isteniyor. Beklentinin en önemli nedeni ise, inançlara saygı elbette. Bir de gözü haramdan sakınmak.
Ramazan ayıyla beraber koca bir medreseye dönüştürülen Türkiye, sabahtan akşama kadar ramazan etkinlikleriyle, iftar sofrası haberleriyle ve dini içerikli programlarla yatıp kalkıyor. Zaman gazetesi de, her gün yaptığı habercilikle ramazan ayı etkinlikleri bülteni gibi çıkıyor. Bugün ise, televizyonların yayın akışında ramazana saygılı olunması gerektiğini yazan Zaman, televizyon yayıncılarına örtük bir bildiri yayınlamış oldu.
"Uğruna 'Gel artık ey Ramazan' diye nidalar döktüğümüz mübarek ay, bereketiyle geldi. Yediden yetmişe bütün herkesin hissettiği manevi iklim, her yıl olduğu gibi bu yıl da televizyon ekranlarına yansıdı" diyerek konuya giren Zaman, ardından bu "manevi iklimi" bozan pürüzleri dile getirmeye başlıyor. Televizyon kanalları içinde ramazanı dikkate almadan yayın yapanlar olduğunu belirttikten sonra, bunların başında magazin programlarının geldiğini söyleyen Zaman gazetesi, konuyla ilgili görüş almak için de "magazincilerin ramazanda yayın akışı nabzını tutuk"larını ileri sürüyor.
Fox Tv'de magazin programı yapımcısı Ömür Varol, Zaman'ın ruhunu iyi anlamış olacak ki, Amerikan kanalı olmalarına rağmen ramazanda magazin programlarına ara verdiklerini söylüyor. Magazin Gazetecileri Derneği Başkanı Sinan Tosun ise, ramazan'da içki içen ünlü isimlerin görüntülenseler bile yayınlanmaması gerektiğini belirterek meslektaşlarını 'hassasiyete' davet ediyor. Gazetecileri 'hassasiyete' davet eden bir diğer isim olan Güneş Gazetesi magazin müdürü Nurettin Soydan ise, "meslektaşlarımızın da aynı hassasiyeti göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Ramazan'da girmesek ne olur ki bunları?" dedi.
Her konuda olduğu gibi, medya ve gazetecilik konusunda en yetkili mercii olarak görünen ilahiyatçıların da nabzını tutan Zaman, Doç. Dr. Mustafa Varol'dan da görüş almış. Varol, ramazan aynın oruç ayı olduğunu bizlerle paylaştıktan sonra, "oruçlu iken ağzımızı, dilimizi, gözümüzü, kalbimizi tutmak zorundayız. Dil kötü söz söylemeyecek, el harama uzanmayacak, göz harama bakmayacak. Kısaca, orucun sevabını alabilmek için bütün organlar kendini tutacak" dedi. Medyanın din ve ahlaki değerlere göre yayın yapması gerektiğini buyuran ilahiyatçı Varol, ayrıca medyanın "yaptığı işlerle başkalarının gözüne, kulağına ve gönlüne yasak ve haram fiilleri sunarak, günaha da sebep" olabileceğini ifade etti.
Varol'un açıklaması ile Zaman'ın ruhunu biri araya getirdiğimizde ise, toplumun oruç tutanlar ve tutmayanlar olarak değil, oruç tutanlar ve kendini tutmak zorunda olanlar şeklinde ayrıldığı görülüyor. Buna göre bazı insanlar inançları gereği oruç tutup ibadet ederken, diğerleri onların çeşitli organlarını günaha sokacak görüntüleri gözlerine sokmamalı. Zaman'ın ruhu, bu uyarısıyla sadece magazincileri değil, tüm toplumu ramazana nasıl saygı gösterilmesi gerektiği konusunda da bilgilendirmiş oldu: ramazanda yemek yeme, su içme, plajda görünme, kadınsan sokağa çıkma, çıkacaksan biraz edepli giyin, çeşitli organlarımızı günaha sokma...
