Altaylı'nın övündüğü 'Uludere' manşeti: Sorumlusu köylü!
Fatih Altaylı'nın Habertürk hakkındaki ses kayıtlarına yanıt olarak "Uludere'yi manşetten gördük" sözlerinin kaynağındaki Habertürk manşetinde, katliamın sorumluluğu köylüye yükleniyor. Altaylı ise katliamdan sonra "İyi de asker ne halt etsin" başlıklı bir yazı yazmıştı.
Gazetede katliamın nasıl haberleştirildiği ise basını takip eden çok sayıda kişinin "bugün gibi" gözünün önündeydi. Habertürk, "Sınırda vahim hata" başlığıyla verdiği haberde, "Kaçakçılık için Kuzey Irak’a geçen köylüler, teröristlerin yolunu kullanınca F-16’ların hedefi oldu" yazıyordu.(soL - Haber Merkezi) Habertürk gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı, Başbakan'ın gazeteye doğrudan müdahale ettiğini ortaya koyan ses kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından CNN Türk'te Cüneyt Özdemir'in sorularını yanıtladı. Özdemir'in değindiği konulardan birisi, Habertürk gazetesinin Roboski katliamını görmezden gelmesiyle övünmesiydi. Altaylı konuyla ilgili, "Uludere bizim gazetenin manşetinde 9 sütuna manşet yer aldı. Nasıl bu haber görülmemiş olabilir. Gazete bugün gibi gözümün önünde" dedi.
'İyi de asker ne halt etsin'
Altaylı ise katliamdan hemen sonra, "İyi de asker ne halt etsin!' başlıklı bir yazı kaleme almış, "vurmayıp da şehit versek askerler hedef olacaktı' demişti. Altaylı şu satırları kaleme almıştı: "Şimdi ölenler dışında herkes suçlu ilan edilecek, suçlu aranacak. Tabii suçlu belli. Türk Silahlı Kuvvetleri. Peki Silahlı Kuvvetler ne yapsın? 50 kişilik grup, katırlarla sınırı geçiyor. Vurmayıp 'Vatandaştır, kaçakçıdır' deseler ardından bir karakol saldırıya uğrayıp 20 şehit versek, 'Görüntüler Genelkurmaya geldi ama hiçbir şey yapmadılar. Komutanlar 'Onlar vatandaştır' dedi. Askerin eli kolu bağlandı' diye yazılacak, o görüntüler internet sitelerinde yayınlanacak, 'Vurmayın vatandaştır' diğer komutanlar hangi rütbeden olursa olsun ordudan atılacak, yargılanacak, hedef olacak. Gece karanlığında kaçakçıyı terörist zannedip vursalar bu sefer 'Masum sivilleri, zavallı kaçakçıları vurdular' diyeceğiz. Bana söyleyin, bu asker ne yapsın? En iyisi Leyla Zana'nın dediği diyorsanız o ayrı. Galiba o noktaya gelmemizi istiyor birileri."
Altaylı ise katliamdan hemen sonra, "İyi de asker ne halt etsin!' başlıklı bir yazı kaleme almış, "vurmayıp da şehit versek askerler hedef olacaktı' demişti. Altaylı şu satırları kaleme almıştı: "Şimdi ölenler dışında herkes suçlu ilan edilecek, suçlu aranacak. Tabii suçlu belli. Türk Silahlı Kuvvetleri. Peki Silahlı Kuvvetler ne yapsın? 50 kişilik grup, katırlarla sınırı geçiyor. Vurmayıp 'Vatandaştır, kaçakçıdır' deseler ardından bir karakol saldırıya uğrayıp 20 şehit versek, 'Görüntüler Genelkurmaya geldi ama hiçbir şey yapmadılar. Komutanlar 'Onlar vatandaştır' dedi. Askerin eli kolu bağlandı' diye yazılacak, o görüntüler internet sitelerinde yayınlanacak, 'Vurmayın vatandaştır' diğer komutanlar hangi rütbeden olursa olsun ordudan atılacak, yargılanacak, hedef olacak. Gece karanlığında kaçakçıyı terörist zannedip vursalar bu sefer 'Masum sivilleri, zavallı kaçakçıları vurdular' diyeceğiz. Bana söyleyin, bu asker ne yapsın? En iyisi Leyla Zana'nın dediği diyorsanız o ayrı. Galiba o noktaya gelmemizi istiyor birileri."

