CHP tarihinde bir ilk: Trans Kadın Aday!
CHP Osmangazi Belediye Meclis Üyesi aday adayı olan transseksüel Öykü Özen meclis üyelerinin belirlenmesi için üyelerin katılımı ile gerçekleşen seçimde aldığı oylarla kadınlar arasında ilk 3'te yer aldı.
Bursa'da, CHP Osmangazi Belediye Meclis Üyesi aday adayı olan transseksüel Öykü Özen, meclis üyelerinin belirlenmesi için üyelerin katılımı ile gerçekleşen seçimde 642 oy alarak, 50 aday arasında 10'uncu oldu.Kadınlar arasında ilk 3 sırada yer alan Özen, "Bana, cinsel kimliğime sahip çıktığım için, haksızlığa karşı mücadele ettiğim için oy verdiler. Belediye meclisine seçilmem halinde haksızlıkların hiç birine izin vermeyeceğim" dedi.
Bursa'da, çektiği banka kredisi ile ameliyat olarak cinsiyet değiştiren ve daha sonra sevgilisi Mehmet Özen ile evlenen kısa adı Gökkuşağı olan, Travestileri Transseksüelleri Geyleri Lezbiyenleri Koruma Yardımlaşma ve Kültürel Etkinlikleri Geliştirme Derneği Başkanı Öykü Özen, 2007 yılında yapılan genel seçimlerde bağımsız, 2011 yılındaki genel seçimlerde ise CHP'den milletvekili aday adayı oldu.
2007'de seçilemeyen, 2011'de ise aday gösterilmeyen Öykü Özen bu sefer 30 Mart tarihinde yapılacak yerel seçimlerde Bursa'da Merkez Osmangazi İlçesi'nde CHP'den Belediye Meclis Üyesi olarak görev yapmak için aday adayı oldu.
Geçen cumartesi günü Bursa'da, Merkez Osmangazi İlçesi Belediye Meclis üyelerinin belirlenmesi için üyeler tarafından seçim yapıldı. 50 adayın katıldığı seçimlerde bin 802 oy kullanıldı.
77 oyun geçersiz sayıldığı seçimler sonunda 642 oy alan Öykü Özen, 10'nucu sırada yer aldı.
Seçilmesi kesin gibi
Sandıktan çıkan sonuçların genel merkez tarafından onaylanmasının ardından, belediye meclis üyesi seçilmesine kesin gözüyle bakan Öykü Özen şöyle dedi:
"Osmangazi Belediye Meclisi'nde 45 üye var. Şu anda bu üyelerden 9'u CHP'den. Yapılacak yerel seçimlerde bu sayının çok daha artmasını bekliyoruz. Partililer beni cinsel kimliğime sahip çıktığım için, haksızlığa karşı mücadele ettiğim için seçtiler. Ben de meclise gidersem, söz veriyorum hiç bir haksızlığa müsaade etmeyeceğim. İzin vermeyeceğim."
Belediye meclis üyesi seçilmesi için partililerle bire bir görüştüğünü, broşür bastırıp dağıttığını, verdiği mücadeleyi gösteren slayt gösterisi hazırlayıp izlettiğini söyleyen Öykü Özen, "Şu anda ilk on arasında bulunan üç kadından biri benim. Partimiz, belediye meclis üyelerinin yüzde 33'ünü kadınlardan oluşturacak. Bunlar dikkate alındığında seçilme şansım çok daha artıyor. Listenin onaylanmasından sonra çok daha fazla çalışacağım" diye konuştu. (DHA)
ÖYKÜ ÖZEN'LE RADİKAL GAZETESİNİN YAPTIĞI SÖYLEŞİ
30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan Türkiyeyerel seçimlerinde,CHP'den Osmangazi Belediyesi Meclis üye aday adayı Öykü Özen Evren ile bir söyleşi gerçekleştirdik.
Halil Kandok
Öncelikle bir partiye üyeliğinizin amaçlarını öğrenebilir miyim? Sizipolitikaya iten ne oldu? Mutlaka yaşadığınız ayrımcı yaşam politikasının etkisi olmuştur ama her ayrımcılığa maruz kalan politik olmayı düşünmüyor veya göze alamıyor. Sizin cesaretinizin veya bu yola baş koymanızın sebebi ne?
CHP'ye üye olmadan da siyasetle ilgileniyordum. 2007 seçimlerinde Bursa'dan bağımsız milletvekili adayıydım. Daha sonraki genel seçimlerde tekrar bağımsız milletvekili adayı olmayı düşünürken; CHP içinde eşcinsellerin yaşadığı haksızlıklarla ilgili milletvekillerinin bireysel savunmalarına CHP Genel merkezinin sessiz kalması bu sorunu içselleştirmeye başladığını hissettirdi. O dönemde CHP'nin "Herkes İçin CHP" sloganı bu partide siyasete adım atmama en önemli etkendir. Eğer CHP "Herkes İçin"se ben de transseksüel bir kadın olarak LGBT hakları ve ötekileştirilen herkesin sesi olabilmeliydim. Bunun sonucunda 2011 yılında CHP den milletvekili aday adayı oldum fakat listeye giremediğim için seçilemedim. CHP de oluşan en önemli yeniliklerden biri seçimdi ve ilk olarak ilçe ve il delegelikleri seçimi yapıldı ve en çok oyla ilk olarak Osmangazi İlçe Delegesi, sonra da Bursa İl Delegesi seçildim. Ve yerel seçimler yaklaşınca karar verdim, Osmangazi ilçe meclisine aday adayı oldum. Ve halkın seçerek bir yerlere getirmesine inandığım için de 8 Şubat'taki temayyül yoklamasına katılacağım ve önce Allah'ın izniyle, sonrada parti örgütümün desteği ile alnımın akıyla meclise gireceğime inanıyorum.
Neden politika?
Çünkü politika yaşamın bir parçası ve hepimiz aslında politika yapıyoruz. Ve LGBT bireyler haklarını kazanmak istiyorsa mutlaka politika yapmalı, ama mutlaka merkez partilerde. Ama ne yazık ki politika yapmak deyince sadece BDP, HDP, ÖDP gibi belli partiler akıllara geliyor. CHP'nin içine girince aslında bu örgütün orada bir transseksüel kadına ya da gay arkadaşa politika yapma hakkı vereceğini gördüm. Hatta sayın il başkanımız Metin ÇELİK Cinsel Yönelim Komisyonu kurmamı destekliyor. Yıllardır yaşadığım haksızlar ve gördüğüm şiddet politikaya atılmamda etken olmuştur. Ama politikaya atılmadan öncede çeşitli alanlarda mücadele ettim. İlk olarak 90'lı yıllarda daha Türkiye'de AIDS konuşulmazken Almanya'da kurulu olan AIDS Hilve Evi ile Türkiye deki seks işçileri ve LGBT bireylerini AIDS konusunda bilinçlendirmek için yıllarca çalıştım. Sonrasında AIDS Savaşım Derneğinde çalıştım. 90'lı yıllardan beri Doğal Hayatı Koruma Derneği ve TEMA Vakfı ile doğal hayatı korumak için de çalışıyorum. İnsan Hakları Derneğinin faal üyesiyim.
Türkiye de ilk kez travesti, transseksüel haklarını savunmak için Bursa Gökkuşağı Derneği'nin kurucu başkanıyım. Tabi ki bu dernek aynı zamanda gay, lezbiyen ve biseksüel hakları içinde kurulmuştur. Bursa'nın ilk, Türkiye'nin ikinci LGBT dergisi Spartaküs'ü çıkaran iki kişilik ekipteydim ama ancak 3 sayı çıkarabildik 1994'te.
Yaşadığım haksızlıkları kimse yaşamasın diye politikaya atıldım. Allah bana lider ruhu vermişti ve bunu değerlendirilmeliydim ve politikaya atıldım.
CHP'nin sizin adaylığınıza yaklaşımı nasıl oldu? Çünkü CHP, LGBT'lerin Belediye Başkanlığına falan toplumun daha toplum hazır olmadığını söylüyor.
CHP'deki idareciler ilk zamanlar tabi ki şaşırdı, hazır değillerdi ama kesinlikle bir dışlama görmedim. Sadece bu durumda nasıl davranacaklarını bilmiyorlardı. Türkiye'de cinsellik bile konuşulmazken LGBT haklarını savunabilmek! Daha kadın ve erkek ikilemi aşılmamışken, Alevi-Sünni sorunu aşılamamışken "Ben transseksüel kadınım politika yapacağım" demek kolay değil. Bence nitelikli adaylar olursa CHP, benim gibi. LGBT adayları da kabul edecektir.
CHP'nin toplumsal hassasiyetlerini göz önünde bulunduracak mısınız, yoksa LGBT haklarına özgü bir çizgi mi izleyeceksin?
Her yerde LGBT haklarını dile getiriyorum ve mutlaka ve getireceğim. Partimden de bu konuda olumsuz tepki görmüyorum ve sayın il ve ilçe başkanlarım ve Bursa milletvekillerimiz de sağ olsun destek oluyorlar. Herkes bu sorunun farkında biliyorsunuz. Bursa Milletvekilimiz Aykan Erdemir de bu konuda ciddi bir politika yapıyor. CHP bu konuda duyarsız değil ve meclise 55 milletvekili ile kanun teklifi vermiştir.
Hedefinizde neler var, belli mi hedefleriniz?
Demokrasinin yerel yönetimlerden başlayacağına inandığım için CHP meclis üyesi adayıyım. Ötekileştirilen her kişinin belediyelerde yaşadıkları sorunların çözümünde yer almak için adayım. LGBT hakları için belediye bazında ne yapılabilecekse buna çözüm üretebilmek için canla başla çalışacağım. Belediye başkanı olmayacağım ama LGBT bireyler adına bu sorunları çözmek için gerekli yollara başvuracağım.
Afiş tanıtımınızda "Dezavantajlı tüm kesimlere hizmet edebilmek için" derken, bu sizin eşitlikçi çizginizin bir yansıması mı, yoksa direkt transseksüel veya eşcinsel hakları diyerek bazı kesimleri rahatsız mı etmek istemediniz?
Ben sadece LGBT hakları için mücadele etmeyeceğim için "dezavantajlı" kesimler dedim. Partide herkes transseksüel olduğumu biliyor ve saklama gereği de duymuyorum. Politika sadece eşcinsel hakkı değildir. Ben roman, ermeni, seks işçisi, kadın, evsizlerin de haklarını savunacağım.
Diğer LGBT'lerle işbirliği içinde misiniz, olacak mısınız veya LGBT'lerin örgütlenmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? Çünkü LGBT bireyler arasında bir kopukluk, bir güvensizlik var. Herkesin çizgisi mi farklı, yoksa bilinçsizlik mi?
LGBT örgütlenmeler artık ne yazık ki sadece para kazanmaya dönmüş durumda. Proje yazan bu dernekler ne yazık ki yaptıkları projelerdeki paraları doğru yerlere kullanmamakta ve bu dernekleri yönetenler tıpkı siyasetçiler gibi en az 10 yıldır değişmemektedir. Bu örgütlenmeler ben ya da başkası için çeşitli kötülemelerle destek olmamakta ya da kendilerine sadece belli siyasi görüşü örnek aldıkları için sadece o adayları destek olmaktadır. Bunlarda genelde Kürt asıllı adaylardır. Eşcinsel örgütleri içinde ne yazık ki çekememezlik çok fazla. Mesela 67 yerinden bıçaklanarak öldürülen yakın arkadaşım İrem'in davasına Hukuk Yardımı projesi yaptıkları halde bir avukat desteği dahi sağlamamışlardır ve kurum olarak Bursa Gökkuşağı LGBT Derneği'nin yanında yer almamışlardır. Ama daha sonra annesi Melek hanımı reklam amaçlı kullanmışlardır. Yine "Homofobi Karşıtı" buluşma düzenlenir ama sadece onlar gibi düşünenler konuşabilir. Türkiye'nin çeşitli illerinde eşcinsel örgütler için uluslararası kurumlardan maddi destek alıp bu paralar ne yazık ki adil dağıtılmamakta sadece bu kurumlardaki bazı kişiler sadece refah içinde yaşamaktadır. Çünkü bu projelerle aldıkları maaşlar üst düzey devlet görevlisinden daha çoktur. Ama bunu kimse dile getirememektedir. Dile getirenler de derneklerden uzaklaştırılır. Yani hak arayanlar önce kendi içlerinde haksızlık yapmaktadırlar. Aslında bu süreçte LGBT örgütler adayları kötüleyeceğine destek olmalılar. Kadı kızında bile istedikten sonra kusur bulunurmuş. Örgütler her adayda ya kusur bulur ya da Kürt doğmalısınız. Bu da bir ırkçılıktır ayrımcılıktır.
Toplumun LGBT'lere hazır olması diye bir şey olabilir mi? Sizin bu adaylığınız hazır olduğumuzun bir mesajı olabilir mi politika dünyasına?
LGBT'ler zaten hazır, toplum da hazır ama bizim derneklerimiz hazır değil. Mesela AK Partiden İzmir'den bir transseksüel arkadaş milletvekili aday adayı oldu ama kıza atmadıkları iftira kalmadı. Aynı şey benim içinde geçerli. Ne hikmetse Kürt asıllı adaylara kötü söz söylemiyorlar. Yani aslında en büyük ayrımcılık burada başlıyor. Toplum çoktan hazır derneklerimiz hazır değil.
Ülkemizde 90'lı yıllarda başlayan LGBT aktivizminin bir uzantısı mı sizin adaylığınız, yoksa bireysel duyarlılık ve cesaret mi?
Ben aktivistim, üstelik 90'lı yıllardan beri aktivistim ve çeşitli örgütlenmelerde yer aldım. Ama benimki daha çok bireysel duyarlılık ve cesaret. Çünkü ben kimseye güvenerek bu yola çıkmadım, kendime güvenerek bu yola çıktım, sonra dostlarıma.
Diğer LGBT'lerin size desteği hangi konumda, geriye nasıl dönüşümler oluyor?
Türkiye'nin her köşesinden yüzlerce mail alıyorum, yazışıyorum ama kurumsal değil bireysel. Kurumların işleyişini bildiğim içinde böyle bir destek beklemiyorum. Tıpkı partilerde kadınlar, kadınları çekemez, LGBT bireylerde böyle.
Bazı transseksüel kadınlar, translıklarının hatırlatılmasından rahatsızlık duyuyorlar. LGBT hakları gereği transseksüel hakları için, haklar kazanılıncaya kadar cinsiyet kimliklerinin altının trans olarak çizilmesi daha avantajlı olmaz mı? Siz kadın aday mısınız, trans kadın aday mısınız?
Ben trans kadın adayım ve ben bu partide kimliğimle varım ve hep trans kadın olarak var olacağım. Trans bir kadın olmakla da onur duyuyorum.
