Taksim’de binler Kobane için yürüdü
KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin katılımı ile Taksim Tünel’den Galatasaray Meydanı’na yürüyen binlerce kişi Kobane direnişini selamladı. IŞİD’İn saldırılarına karşı Kobanê ile dayanışma içinde olduklarını gösterdi. Yapılan açıklamalarda saldırıların son bulması ve AKP’nin IŞİD’e verdiği desteği biran önce kesmesi istendi
İstanbul’da KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin çağrıcılığında demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve gençlik örgütlerinin katılımı ile binlerce kişi, Kobanê’ye dönük IŞİD saldırılarını Taksim Tünel Meydanı’ndan Galatasaray Lisesi’ne yapılan yürüyüşle protesto etti. Kobanê direnişinin selamlandığı yürüyüşe, Urfa’nın Suruç ilçesinden sınırı aşarak Kobanê’ye geçen aralarında gazeteciler ile siyasi parti temsilcilerinin de bulunduğu kişilerde katıldı.
Taksim Tünel’de bir araya kitle, yoğun yağışa rağmen, “Rojava ve Ortadoğu’daki katliamlara son. Heryer Kobanê her yer direniş” pankartını taşıyarak “Biji berxwedane Kobanê”, “Biji YPG”, “Kobanê faşizme mezar olacak”, “Katil IŞİD işbirlikçi AKP” sloganlarıyla Galatasaray Meydanı’na yürüdü.
Galatasaray Meydanı’nda ilk açıklamayı KESK Genel Başkanı Lami Özgen yaptı. “Kobanê’de insanlık onuru ve halkların ortak geleceğimiz için tarih yapanlara selam olsun” diyen Özgen, AKP hükümetin Ortadoğu halklarını birbirine düşürmek için üç yıldır yoğun bir savaş yürüttüğünü söyledi.
‘İşçi sınıfı kobanê halkının yanında’
Özgen, Ortadoğu’da geliştirilen katliamların sorumlusunun başta AKP hükümeti olmak üzere Ortadoğu’nun işbirlikçi, gerici hükümetleri ve uluslar arası güçlerin olduğunu belirtti ve ekledi: “Türkiye ve AKP hükümetinin istediği kadar uluslararası güçlerle birlikte çetelere destek versin, Kobane’de, Suruç’ta çetelere karşı nasıl bir direniş gösterildiğini gördük. Buradan hareketle Türkiye işçi sınıfının Kobanê’deki direnişi desteklediğini ve Kobanê halkının yanlarında olduğunu belirtmek istiyorum.”
Lami Özge’nin ardından DİSK İstanbul Temsilcisi Önder Atay’da Ortadoğu’da direnen halkları selamlandı. İşçi sınıfının asla katliamlara ortak olmayacağı belirtilen açıklamada, işçi sınıfının Ortadoğu halklarıyla ortak olacağı noktanın eşit, özgür, sömürüsüz kurulacak bir gelecek olduğu belirtti.
TTB Genel Sekreteri Samet Mengüç ise, Kobanê’deki özgürlük hareketinin anti-emperyalist mücadelesini selamladığını belirtti.
Katılan kurumlar adına hazırlanan ortak açıklamayı TMMOB İstanbul Mimarlar Odası yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Levent Gözlüklü okudu. Savaşlardan beslenenlere seslenen Gözlüklü, “Katliamlardan geçirdiğiniz halkların yakasından artık düşün” dedi.
IŞİD’in AKP tarafından kollandığını ifade eden Gözlüklü, “AKP hükümeti, sığınmacılara insani yardım yapmak ve ikinci bir Şengal katliamının yaşanmaması için Suriye sınır hattında insan zinciri oluşturan binlerce savaş karşıtı insana gaz, tazyikli su, cop ve gerçek mermiyle saldırmıştır. Bu durum IŞİD katliamcılarına açık destektir” dedi.
Gözlüklü, IŞİD terör örgütünün tehdidi altındaki halklara, onların demokratik yönetimlerine ve Türkiye’ye sığınmış insanlara insani yardım yapılmasını istedi.
TBMM’de görüşülecek olan savaş tezkeresinin kabulünün Irak ve Suriye’ye yapılacak askeri müdahalelerin yolunu açacağını belirten Gözlüklü, “Bu nedenle kan ve gözyaşının hüküm sürdüğü topraklarda çatışma hali devam edecek, bölgede yaşayan halkların özgürlüğü hiçe sayılmış olunacak” şeklinde konuştu.
IŞİD’e verilen desteğin derhal geri çekilmesi gerektiğini kaydeden Gözlüklü, Ortadoğu’da yaşayan halkların farklılıklarıyla özgür bir ortamda, demokratik yönetimlerin oluşturulmasına katkı sağlamanın ve desteklemenin herkesin görevi olduğunu ifade etti.
IŞİD’e verilen desteğin derhal geri çekilmesi gerektiğini kaydeden Gözlüklü, Ortadoğu’da yaşayan halkların farklılıklarıyla özgür bir ortamda, demokratik yönetimlerin oluşturulmasına katkı sağlamanın ve desteklemenin herkesin görevi olduğunu ifade etti.
Katliamcılara karşı kendi özgür iradeleriyle direnen Ortadoğu halklarının ve Kobanê halkının yanında olduklarını söyleyen Gözlüklü, bölgede ve dünyada kalıcı bir barışın tesisi için bölge halkları ile birlikte bütün faşist, gerici, ırkçı, emperyalist, politikalara karşı duracaklarını bildirdi.
Kobani’ye yaptıkları ziyaret sonrası eyleme katılan Halkların Demokratik Partisi İstanbul İl Eşbaşkanı Şamil Altan ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:
Sınırın öte tarafındaki çatışmaları gördük ve sadece 24 saat tahammül edebildik bu görüntüye. Bu sınırlar anneleri oğullarından ayıran suni sınırlardır ve biz bu sınırları Kobane’deki mücadelenin bize verdiği enerjiyle aştık. Çok büyük yoksulluk ve imkânsızlık içinde çatışan buna rağmen bize moral vermeye çalışan bir halkla karşılaştık. Bizden istedikleri devrimin ve direnişin sesini bütün dünyaya duyurmamız. Kobane 21. yüzyılın kalbidir ve Kürtler 21 yüzyılı kahramanca bir direnişle açtılar. Kobani’deki halkımız ve savaşçılar, bisiklete bile sırtında silahla binmek zorunda olan genç çocuklarımız, gözleri görmeyen annelerimiz, YPG, YPJ savaşçıları bizi çok büyük bir muhabbetle kucakladılar. İşçilerin emekçilerin her kimlikten halkın buradan selamlarını götürdük. Yoksulluk, olanaksızlar içinde inanılmaz bir kahramanlıkla savaşan ve hiç şikâyet etmeden bize moral vermeye çalışan savaşçılarla karşılaştık. Bizim onlara verdiğimiz söz şu: Kurulan yeni hayatı ayakta tutmak için elimizden geleni yapacağız”
Öte yandan saat 18.00’da Tünel Meydanı’nda bir araya gelen Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Girişimi üyeleri de, Suriye, Rojava ve Irak’ta yaşanan savaşlardan dolayı Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan mültecilere dikkat çekmek amacıyla Galatasaray Lisesi’ne yürüdü. “Suriyeli Iraklı Rojavalı mülteciler kardeşimizdir” yazılı pankartı açan çok sayıda kişi, “sınırlar açılsın Kürt halkına özgürlük”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları attı. Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De Girişimi adına açıklama yapan Ferhat Kentel, “Sığınmacıların mülteci statüsünü tanıyın. ‘misafir’ diyerek uluslararası sözleşmeler ve insan hakları normlarından kaynaklanan temel haklarını göz ardı etmeyin” dedi.


