Devlet Bakanlığı raporu: "Gözaltında polis tarafından öldürülmüştür!"
Metin Göktepe 47 yıl önce, 10 Nisan 1968’de, Sivas ilinin
Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Gazeteciliğe 1992 yılında
Gerçek dergisiyle adım attı. 1995 yılında da Evrensel Gazetesi'nde muhabirlik
yapmaya başladı.
8 Ocak 1996 günü Ümraniye Cezaevi'nde öldürülen
tutukluların cenazesini izlemek üzere Alibeyköy'e gitmişti. Ancak, "Sarı
Basın Kartı" olmadığı gerekçesiyle gözaltına alındı ve yüzlerce insanla
birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu'na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop
darbeleriyle dövülerek öldürüldü.
Devlet yetkilileri çcinayeti gizlemeye çalıştı. Dönemin
Başbakanı Tansu Çiller ve İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, Metin
Göktepe’nin gözaltına alınmadığını; Eyüp Cumhuriyet Savcısı Erol Canözkan
gözaltına alındığını ancak sonra çay bahçesinde otururken fenalaşarak
sandalyeden düştüğünü, İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan ise spor salonunun
duvarından düşerek öldüğünü iddia etti.
Duvardan düştüğü iddia edilen gazetecinin öldürüldüğü
kabul edilmek zorunda kalındı. 16 Ocak 1996'da İnsan Haklarından Sorumlu Devlet
Bakanlığı, raporunu açıkladı. Raporda, "Metin Göktepe gözaltına alınmış,
gözaltında polis tarafından öldürülmüştür" denildi.
Dönemin içişleri bakanı, savunduğu bu tez çürütülünce
annesi Fadime Göktepe'den özür diledi. Göktepe'nin annesi bu özrü kabul
etmeyerek sorumluların yargılanmasını talep etti.
28 Eylül 2000'de beş polis memuruna "kastı aşan
insan öldürmek" ve "faili belli olmayacak şekilde insan
öldürmek" suçlarından verilen yedişer yıl altışar ay hapis cezasının
onanmasıyla bitti. Bir polis memuru ise Yargıtay'ın kararı bozmasından sonra 20
ay hapis ve beş ay kamu hizmetlerden uzaklaştırma cezası aldı.
Mahkum polislerin cezalarının tamamlamalarına 19 Aralık
2000'de yürürlüğe giren Şartlı Tahliye ve Ceza Erteleme Yasası engel oldu.

