AİHM kararını açıkladı: "Demirtaş Serbest Bırakılsın!"... Demirtaş'tan ilk açıklama!
AİHM, Demirtaş’la ilgili kararında siyasetçinin tutukluluğunun sonlandırılmasına dair tüm önlemlerin alınmasına hükmetti. Avukatları Molu ve Demir, “AİHM, Demirtaş’ın siyasi nedenlerle tutuklandığına ve derhal serbest bırakılmasına karar verdi” dedi...
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Halkların Demokratik Partisi’nin önceki eş genel başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili kararını bugün açıkladı.
Edirne F Tipi Cezaevinde 2 yıldır tutuklu bulunan Demirtaş’ın tutukluluğunun sonlandırılmasına dair tüm önlemlerin alınmasına hükmeden mahkeme, ayrıca Türkiye’yi maddi ve manevi, toplam 25 bin Euro tazminata mahkum etti.
Demirtaş'ın avukatlarından Benan Molu ve Ramazan Demir kararla ilgili bianet'e yaptıkları açıklamada, "Demirtaş'ın bu durumda derhal tahliye edilmesi gerektiğini" söyledi.
Kararda, “özellikle referandum ve başkanlık seçimleri sırasında Demirtaş’ın tutukluluğunun devam ettirilmesinin, çoğulculuğu boğan ve siyasi ifade özgürlüğünü sınırlayan bir durum olduğu” ifade edildi.
AİHM, tutukluluğun devamının, Türkiye’nin sözleşmenin [AİHS] 46/1. maddesi bağlamında Mahkemenin kararları ile bağlı olma yükümlülüğünü ihlal edeceğinin de altını çizdi.
“Serbest seçim hakkı ihlal edildi”
Avukatlar, kararın detaylarını da şöyle açıkladı:
“Mahkeme, Selahattin Demirtaş’ın tutuklandığı 4 Kasım 2016’dan görevinin sona erdiği 24 Haziran 2018’e kadar geçen bir yıl yedi ay 20 günlük sürede bir milletvekili ve muhalefet partisi eş genel başkanı olarak siyasi faaliyetlerini ve meclis çalışmalarını yerine getirmesinin imkansız kılındığını, bu nedenle Sözleşme’ye Ek 1 Numaralı Protokol’ün 3. Maddesinde düzenlenen serbest seçim hakkının ihlal edildiğine karar verdi."
“AİHM, tutukluluğa devam kararları verirken, Demirtaş’ın tahliye talepleri reddedilirken ve Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuru reddedilirken Ceza Muhakemesi Kanunu’nda gösterilen ‘matbu’ gerekçeler dışında bir gerekçe gösterilmediğini, ayrıca, başvurucunun muhalif bir partinin eş genel başkanı olan bir milletvekili olarak yüksek düzeyde koruma gerektiren siyasi faaliyetlerini yerine getirmekten alıkonulmasının da hiç dikkate alınmadığını tespit etti."
“Mahkeme ayrıca, Demirtaş’ın bu kadar uzun süre tutuklu kalmasını meşrulaştıracak bir gerekçe de ortaya konamadığını vurguladı. Bu nedenle, Demirtaş’ın 23 ay boyunca tutuklu kalmasını sağlayacak yeterli gerekçe sunulmadığı için, Sözleşme’nin 5. Maddesinin 3. Fıkrasının ihlal edildiğine karar verdi."
“Siyasi sebeplerle tutuklandı”
Avukatlar Molu ve Demir, “AİHM’in, Demirtaş’ın siyasi nedenlerle tutuklandığına karar verdiğini” de ifade etti:
“AİHM, Türkiye’ye karşı bir dava da ilk kez, Sözleşme’nin 18. Maddesinin ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme’ye göre, Demirtaş’ın, özellikle referandum ve cumhurbaşkanlığı seçimi gibi iki kritik seçim kampanyası döneminde gerekçe gösterilmeksizin tutukluluk halinin devamına karar verilmesi, çoğulculuğu ve siyasi tartışma yürütülmesini sınırlandırma amacı taşımaktadır ki bu durum sadece başvurucu Demirtaş’ın değil, bütün demokratik sistemin tehdit altında olduğunu gösterir ve demokrasi için çok ciddi bir sorun teşkil eder."
“Mahkeme bu dava özelindeki yaklaşımı ışığında, Demirtaş’ın tutukluluğunun devamının, sözleşmenin 5/3. maddesi ile bağlantılı 18. maddesinin ihlalinin devamı anlamına geleceğine hükmetti. Bu sebeple de Demirtaş’ın tutukluluğunun, yeni bir delil ya da gerekçe ortaya konulmadığı sürece, mevcut ceza yargılaması kapsamında derhal sona erdirilmesini karar verdi.”
Karakaş’tan muhalefet şerhi
AİHM, bire karşı beş oyla, siyasi saikle karar alındığına dair AİHS'in 18. maddesinin de ihlal edildiğine karar verdi. AİHM yargıcı Işıl Karakaş bu karara muhalefet şerhi düştü, “tutuklulukla ilgili, yargının gücünü suiistimal ettiğine dair bir bulgu olmadığını” ifade etti.
Türkiye, Demirtaş’a 10 bin Euro manevi, 15 bin Euro maddi tazminat ödeyecek.
* AİHM’in Demirtaş kararının tamamının İngilizcesine buradan, Fransızcasına buradan ulaşabilirsiniz.
Ne olmuştu?
Demirtaş’ın tahliyesi için 15 Mayıs’ta Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan başvuru, 21 Mayıs’ta reddedilmişti.
Demirtaş’ın tahliye talebi üst mahkeme olan Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da 24 Mayıs’ta reddedilmesi üzerine avukatlar 29 Mayıs’ta Demirtaş’ın başvurusunun öncelikle görüşülmesi talebiyle AYM’ye başvurmuşlardı.
Anadolu Ajansı (AA) 13 Haziran Çarşamba akşamı geçtiği haberde, AYM’nin Demirtaş’ın tahliye talebini reddettiğini belirtmişti.
HDP’den 14 Haziran Perşembe günü yapılan yazılı açıklamada ise özetle şu ifadelere yer verildi:
“AYM, başvurunun yapıldığı gün İçtüzük 73 uyarınca tedbir talebinin reddine karar vermiştir. Ancak Demirtaş ile ilgili İçtüzük Madde 73’e göre herhangi bir talebimiz bulunmamaktadır. Talebimiz, İçtüzük 68 uyarınca dosyanın öncelikli ele alınması talebidir. AYM’nin olmayan bir talep hakkında karar vermiş olması, dosyayı incelemeden direktifle karar verdiğinin açık bir göstergesidir. Ayrıca olmayan bir taleple ilgili verilen bu karar toplumda algı oluşturmak için basına da servis edilmiştir.”
Demirtaş da, 19 Haziran’da avukatları aracılığıyla yaptığı paylaşımda “Anayasa Mahkemesi'nin tahliye talebimi reddettiği şeklindeki haberler doğru değildir. AYM, avukatlarımın tahliye başvurusunu henüz görüşmedi bile. Halen ölü taklidi yapıyorlar. AYM, dosyamı ele almaya korkar hale getirildi. Gerçekten çok yazık” dedi.
Bunun üzerine Demirtaş’ın avukatları, AİHM’e 26 Haziran'da başvuru yaptı. (AYÇA SÖYLEMEZ - BİANET)
AİHM kararının ardından Demirtaş'tan ilk açıklama
AİHM'nin 'Serbest bırakılmalıdır' kararı verdiği Selahattin Demirtaş tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi'nden yazılı açıklama yaptı...
AİHM'nin 'Serbest bırakılmalıdır' kararı verdiği Selahattin Demirtaş tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi'nden yazılı açıklama yaptı. Açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Karar bizi bağlamaz' çıkışına da yanıt veren Demirteş, "Siyasi rehine pozisyonum hukuken tescil edilmiş oldu" dedi.
Demirtaş'in açıklaması şöyle:
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği bu kararla birlikte, siyasi rehine pozisyonum hukuken tescil edilmiş oldu. İlk günden beri söylediğimiz gibi, HDP'ye yapılan operasyon, tutuklanmamız ve yargılanmamız hukuki değil, siyasi gerekçelerle yapılıyordu.
Yargılandığım davalar ve isnatlar tümden çökmüştür. AYM dahil, bizim hakkımızda bu süre zarfında yasa dışı karar veren bütün mahkemelerin çok ağır ihlaller yaptığı, AİHM kararıyla kesinleşmiştir.
Siyasetin yargı üzerinde kurduğu yeni vesayet, hem demokrasi hem toplumun geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Maalesef ki, yürütmenin başı sıfatıyla a çıklama yapan Cumhurbaşkanı halen ve bu mahkeme kararına rağmen hukuku, kanunu ve Anayasa'yı tanımayacağını ifade edebilmektedir. Bu benim şahsımla ilgili bir mesele değil, AİHM kararında temsil edildiği gibi bütün Türkiye toplumu ve demokrasi açısından çok vahim bir durumdur.
Hukuk ve adalet mücadelemiz her koşulda devam edecektir. Haklı bir mahkeme kararı olmadan iki yıldır burada tutuluyor olmama rağmen demokrasiye, barışa ve adalete olan inancımı asla kaybetmedim. Bu konuda en büyük umut kaynağım da halktır, halkın m ücadelesidir.
Son derece önemli ve ciddi sonuçlar içeren bu mahkeme kararını, zorlu bir hukuki m ücadele neticesinde ortaya çıkaran bütün avukat arkadaşlarıma, partim HDP'ye ve dayanışma içerisinde olan bütün halkımıza en içten teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Halkların Demokratik Partisi’nin önceki eş genel başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili kararını bugün açıkladı.
Edirne F Tipi Cezaevinde 2 yıldır tutuklu bulunan Demirtaş’ın tutukluluğunun sonlandırılmasına dair tüm önlemlerin alınmasına hükmeden mahkeme, ayrıca Türkiye’yi maddi ve manevi, toplam 25 bin Euro tazminata mahkum etti.
Demirtaş'ın avukatlarından Benan Molu ve Ramazan Demir kararla ilgili bianet'e yaptıkları açıklamada, "Demirtaş'ın bu durumda derhal tahliye edilmesi gerektiğini" söyledi.
Kararda, “özellikle referandum ve başkanlık seçimleri sırasında Demirtaş’ın tutukluluğunun devam ettirilmesinin, çoğulculuğu boğan ve siyasi ifade özgürlüğünü sınırlayan bir durum olduğu” ifade edildi.
AİHM, tutukluluğun devamının, Türkiye’nin sözleşmenin [AİHS] 46/1. maddesi bağlamında Mahkemenin kararları ile bağlı olma yükümlülüğünü ihlal edeceğinin de altını çizdi.
“Serbest seçim hakkı ihlal edildi”
Avukatlar, kararın detaylarını da şöyle açıkladı:
“Mahkeme, Selahattin Demirtaş’ın tutuklandığı 4 Kasım 2016’dan görevinin sona erdiği 24 Haziran 2018’e kadar geçen bir yıl yedi ay 20 günlük sürede bir milletvekili ve muhalefet partisi eş genel başkanı olarak siyasi faaliyetlerini ve meclis çalışmalarını yerine getirmesinin imkansız kılındığını, bu nedenle Sözleşme’ye Ek 1 Numaralı Protokol’ün 3. Maddesinde düzenlenen serbest seçim hakkının ihlal edildiğine karar verdi."
“AİHM, tutukluluğa devam kararları verirken, Demirtaş’ın tahliye talepleri reddedilirken ve Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuru reddedilirken Ceza Muhakemesi Kanunu’nda gösterilen ‘matbu’ gerekçeler dışında bir gerekçe gösterilmediğini, ayrıca, başvurucunun muhalif bir partinin eş genel başkanı olan bir milletvekili olarak yüksek düzeyde koruma gerektiren siyasi faaliyetlerini yerine getirmekten alıkonulmasının da hiç dikkate alınmadığını tespit etti."
“Mahkeme ayrıca, Demirtaş’ın bu kadar uzun süre tutuklu kalmasını meşrulaştıracak bir gerekçe de ortaya konamadığını vurguladı. Bu nedenle, Demirtaş’ın 23 ay boyunca tutuklu kalmasını sağlayacak yeterli gerekçe sunulmadığı için, Sözleşme’nin 5. Maddesinin 3. Fıkrasının ihlal edildiğine karar verdi."
“Siyasi sebeplerle tutuklandı”
Avukatlar Molu ve Demir, “AİHM’in, Demirtaş’ın siyasi nedenlerle tutuklandığına karar verdiğini” de ifade etti:
“AİHM, Türkiye’ye karşı bir dava da ilk kez, Sözleşme’nin 18. Maddesinin ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme’ye göre, Demirtaş’ın, özellikle referandum ve cumhurbaşkanlığı seçimi gibi iki kritik seçim kampanyası döneminde gerekçe gösterilmeksizin tutukluluk halinin devamına karar verilmesi, çoğulculuğu ve siyasi tartışma yürütülmesini sınırlandırma amacı taşımaktadır ki bu durum sadece başvurucu Demirtaş’ın değil, bütün demokratik sistemin tehdit altında olduğunu gösterir ve demokrasi için çok ciddi bir sorun teşkil eder."
“Mahkeme bu dava özelindeki yaklaşımı ışığında, Demirtaş’ın tutukluluğunun devamının, sözleşmenin 5/3. maddesi ile bağlantılı 18. maddesinin ihlalinin devamı anlamına geleceğine hükmetti. Bu sebeple de Demirtaş’ın tutukluluğunun, yeni bir delil ya da gerekçe ortaya konulmadığı sürece, mevcut ceza yargılaması kapsamında derhal sona erdirilmesini karar verdi.”
Karakaş’tan muhalefet şerhi
AİHM, bire karşı beş oyla, siyasi saikle karar alındığına dair AİHS'in 18. maddesinin de ihlal edildiğine karar verdi. AİHM yargıcı Işıl Karakaş bu karara muhalefet şerhi düştü, “tutuklulukla ilgili, yargının gücünü suiistimal ettiğine dair bir bulgu olmadığını” ifade etti.
Türkiye, Demirtaş’a 10 bin Euro manevi, 15 bin Euro maddi tazminat ödeyecek.
* AİHM’in Demirtaş kararının tamamının İngilizcesine buradan, Fransızcasına buradan ulaşabilirsiniz.
Ne olmuştu?
Demirtaş’ın tahliyesi için 15 Mayıs’ta Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan başvuru, 21 Mayıs’ta reddedilmişti.
Demirtaş’ın tahliye talebi üst mahkeme olan Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da 24 Mayıs’ta reddedilmesi üzerine avukatlar 29 Mayıs’ta Demirtaş’ın başvurusunun öncelikle görüşülmesi talebiyle AYM’ye başvurmuşlardı.
Anadolu Ajansı (AA) 13 Haziran Çarşamba akşamı geçtiği haberde, AYM’nin Demirtaş’ın tahliye talebini reddettiğini belirtmişti.
HDP’den 14 Haziran Perşembe günü yapılan yazılı açıklamada ise özetle şu ifadelere yer verildi:
“AYM, başvurunun yapıldığı gün İçtüzük 73 uyarınca tedbir talebinin reddine karar vermiştir. Ancak Demirtaş ile ilgili İçtüzük Madde 73’e göre herhangi bir talebimiz bulunmamaktadır. Talebimiz, İçtüzük 68 uyarınca dosyanın öncelikli ele alınması talebidir. AYM’nin olmayan bir talep hakkında karar vermiş olması, dosyayı incelemeden direktifle karar verdiğinin açık bir göstergesidir. Ayrıca olmayan bir taleple ilgili verilen bu karar toplumda algı oluşturmak için basına da servis edilmiştir.”
Demirtaş da, 19 Haziran’da avukatları aracılığıyla yaptığı paylaşımda “Anayasa Mahkemesi'nin tahliye talebimi reddettiği şeklindeki haberler doğru değildir. AYM, avukatlarımın tahliye başvurusunu henüz görüşmedi bile. Halen ölü taklidi yapıyorlar. AYM, dosyamı ele almaya korkar hale getirildi. Gerçekten çok yazık” dedi.
Bunun üzerine Demirtaş’ın avukatları, AİHM’e 26 Haziran'da başvuru yaptı. (AYÇA SÖYLEMEZ - BİANET)
AİHM kararının ardından Demirtaş'tan ilk açıklama
AİHM'nin 'Serbest bırakılmalıdır' kararı verdiği Selahattin Demirtaş tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi'nden yazılı açıklama yaptı...
AİHM'nin 'Serbest bırakılmalıdır' kararı verdiği Selahattin Demirtaş tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi'nden yazılı açıklama yaptı. Açıklamasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Karar bizi bağlamaz' çıkışına da yanıt veren Demirteş, "Siyasi rehine pozisyonum hukuken tescil edilmiş oldu" dedi.
Demirtaş'in açıklaması şöyle:
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği bu kararla birlikte, siyasi rehine pozisyonum hukuken tescil edilmiş oldu. İlk günden beri söylediğimiz gibi, HDP'ye yapılan operasyon, tutuklanmamız ve yargılanmamız hukuki değil, siyasi gerekçelerle yapılıyordu.
Yargılandığım davalar ve isnatlar tümden çökmüştür. AYM dahil, bizim hakkımızda bu süre zarfında yasa dışı karar veren bütün mahkemelerin çok ağır ihlaller yaptığı, AİHM kararıyla kesinleşmiştir.
Siyasetin yargı üzerinde kurduğu yeni vesayet, hem demokrasi hem toplumun geleceği açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Maalesef ki, yürütmenin başı sıfatıyla a çıklama yapan Cumhurbaşkanı halen ve bu mahkeme kararına rağmen hukuku, kanunu ve Anayasa'yı tanımayacağını ifade edebilmektedir. Bu benim şahsımla ilgili bir mesele değil, AİHM kararında temsil edildiği gibi bütün Türkiye toplumu ve demokrasi açısından çok vahim bir durumdur.
Hukuk ve adalet mücadelemiz her koşulda devam edecektir. Haklı bir mahkeme kararı olmadan iki yıldır burada tutuluyor olmama rağmen demokrasiye, barışa ve adalete olan inancımı asla kaybetmedim. Bu konuda en büyük umut kaynağım da halktır, halkın m ücadelesidir.
Son derece önemli ve ciddi sonuçlar içeren bu mahkeme kararını, zorlu bir hukuki m ücadele neticesinde ortaya çıkaran bütün avukat arkadaşlarıma, partim HDP'ye ve dayanışma içerisinde olan bütün halkımıza en içten teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.