"Kürsüye çıkınca orada ilahi okuma, yoksulluğu bitirmeyi konuş, işsizliği konuş, kuru ekmekle sahur yapanları konuş, sosyal yardımla iftar yapanları konuş, işsizliği konuş" (VİDEO)

Özgür Özel CHP'nin ilk bölge mitinginde: 'Bu ülke birdir kutuplaştırıcı Milli Eğitim Bakanı ve patronuna geçit yok' İstanbul Bakırköy’de düzenlenen CHP’nin 92’nci bölge mitinginde Özgür Özel, Recep Tayyip Erdoğan’in grup toplantısında ilahi okumasına tepki göstererek, konuşmasında yoksulluk ve işsizlikten bahsetmesi gerektiğini söyledi.


İstanbul'daki ilçe mitinglerini tamamlayan CHP'nin ilk bölge mitingi Bakırköy'de düzenlendi. 19 Mart operasyonlarının ardından her hafta bir il ve İstanbul'un bir ilçesinde düzenlenen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 92'ncisinde CHP Lideri Özgür Özel açıklamalarda bulundu. Dondurucu soğuğa rağmen yurttaşlar, İstanbul 3. Bölge'de yer alan Bakırköy Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitingde yerini aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Özel, Ramazan genelgesi üzerinden yapılan kutuplaştırıcı uygulamalara ve grup toplantısında ilahi okunmasına tepki gösterdi, yoksulluk ve işsizlik konularının siyasetin gündemi olması gerektiğini vurguladı. Özel, "Açsın, yoksulsun, işsizsin ama oyunu bana vermelisin. Yoksa vatanı böldürecekler, ezanı dindirecekler, bayrağı indirecekler siyaseti bitti. Konforlu siyaset alanı bırakmayacağız sana" dedi.


Özel: Yıl dönümünde Saraçhane'de milyonlar olacağız

CHP Genel Başkanı Özgür Özel; Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde gerçekleştirdiği Ekrem İmamoğlu ziyaretinin ardından, Bakırköy Meydanı’nda bir araya gelen yurttaşlara seslendi. Özel, buradaki konuşmasına 19 Mart 2025'te İmamoğlu'nun gözaltına alınmasından bu yana yaşananları hatırlatarak başladı. Özel, "343 gün önce ilk haberler Vatan Emniyet’in önündeki CHP’lilerle Beyazıt Meydanı’ndaki İstanbul Üniversitelilerden geldi. Ta Fatih’in zamanında kurulmuş İstanbul Üniversitesi; geleneğine sahip çıkarak, geleceğine sahip çıkarak, demokrasiye sahip çıkarak önündeki bariyerleri yıkarken Türkiye’nin kurucu iradesi de işgal kuvvetlerine nasıl direndiyse bu darbecilere de öyle direndi. Geldiler Saraçhane’de buluştular. 

Saraçhane'de 7 gün 7 gece kaldık. 110 bin kişiyle başladık 550 bin kişilik 23 Mart akşamını yaşadık. 26'sında kayyum atamaya cesaret edemediler. 'İlk birkaç mitigi yaparsınız savsar mitingleriniz' dediler, 'kimi bulacaksınız' dediler. 3 hafta var buradan geri sarıyoruz. 3. Bölge'den başlıyor, 19 Mart'a kadar geri sayıyoruz dedik. Çarşamba akşamları meydanları boş bırakmadan, mücadeleyi yarım bırakmadan, meydanlarda adaletin sesini haykırarak devam ediyoruz ve darbenin yıl dönümünde tarihi bir eylemde Saraçhane'de milyonlar olacağız" dedi.


"Duruşmalar canlı yayımlansın"

İBB yargılamalarının ilk duruşmasının görüleceği 9 Mart'ı sabırsızlıkla beklediklerini söyleyen Özgür Özel, bir kez daha duruşmaların canlı yayınlanması çağrısı yaparak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye seslendi:

"O günlerde onlar bugünlerde paçavraya dönen, içi bomboş çıkan, arkasında kimsenin duramadığı iddianameden bir şeyler çıkacak sanıyorlardı. Ama biz ne olduğunu, ne olacağını biliyorduk ve onu istiyorduk. Şimdi iddianame çıktı, arkasında duran yok. Şimdi canlı yayından bahseden yok. Kanun teklifini veriyoruz, oy veren yok. Gizli kapaklı işlerle iftiralar yayınlandığı kadar bilinsin, karşısındaki cevaplar, haklılıklar ve bu iftirayı çürütenler duyulmasın istiyorlar. Buradan hem Devlet Bey'e hem Tayyip Bey'e sesleniyorum. Biz buradayız. Canlı yayını yapın, millet iddiayı da cevabını da duysun. Tutuksuz yargılama başlasın, millet neyin ne olduğunu görsün."

"Aylardır iddianamesiz tutuklular"

"Bir de aylardır iddianamesiz tutuklu olan arkadaşlarımız var" diyen Özel, şöyle konuştu: "Büyükçekmece'nin, Gaziosmanpaşa'nın, Şile'nin, Beyoğlu'nun ve Bayrampaşa'nın değerli belediye başkanları, yardımcıları, yöneticileri, belediye meclis üyeleri, bürokratları aylardır iddianame bekliyor aylardır. Kimi arkadaşımızın dosyasında tek kişi var, iddianame yok. Sebebi ne? Bayrampaşa'yı kurayla hileyle AKP'ye kazandırmaya çalıştılar. Gaziosmanpaşa'da türlü iftiralar attılar belediye meclis üyesi çoğunluğu onlarda diye. Arkadaşlarımızı bıraksalar Tayyip Bey'in cakası yere düşecek, ondan bırakmıyorlar. Ne bulduysanız yazın artık, iftiralarınız çöksün, arkadaşlarımız çıksın. Bütün evlerin bahçelerini kazdılar, kuyularını kazdılar, onlarca denetçi geldi gitti, tek bir delik para bile bulamadılar delil olacak."


"Erdoğan o diplomayı varsa bul ortaya çıkar"

CHP Lideri Özgür Özel; Beyazıt Meydanı'nda gerçekleştirilen mitingde bir araya gelenlere "Diplomasız Erdoğan" sloganları attırdığı gerekçesiyle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatlarının kendisi hakkında şikâyetçi olduğunu belirtti: "Mitinglerde 'diplomasız Erdoğan' dendi diye Cuhmrubaşkanı bana dava açtı. Avukatım mahkemeye gitti, yerini aldı, karşısına da Cumhurbaşkanı'nın avukatları oturdu. Erdoğan'ın avukatı diyor ki 'Özgür Özel müvekkilimin diplomasının olmadığını iddia ederek kendisine iftira ve hakarette bulunmuştur.' Benim avukat da şöyle diyor 'Peki, diplomanız var mı?' Diyorlar ki 'var tabii.' Benim avukat diyor ki 'dosyaya sunun o zaman.' Buradaki avukat diyor ki 'Sunmaya gerek yok.' Hakim diyor ki 'Nasıl yok? Diplomasız dedi diye dava açıyorsun, varsa diplomayı dosyaya niye sunmuyorsun?' Hakim bunu deyince Erdoğan'ın avukatı reddi hakim dilekçesi yazmış. Dilekçede bu hakim müvekkilimin diplomasıyla özel olarak ilgilendiğinden, diplomanın olmadığını düşündüğünden bunu değil başka hakimi istiyoruz.

Erdoğan o diplomayı varsa bul ortaya çıkar yoksa gece rüyanda bile 'diplomasız Erdoğan' dendiğini duyarsın."

"Ramazan genelgesi" tartışması: "Kutuplaştırmayla kriz çıkarmaya çalışan Milli Eğitim Bakanına da patronuna da geçit yok"

Okullara gönderilen Ramazan genelgesi üzerinden, 168 ismin imzaladığı lailklik bildirisini hedef alan Yusuf Tekin ve Erdoğan'a seslenen Özel, "Bu ülkede kimsenin dinine, inancına, giyimine kuşamına kimsenin karışmaya niyeti yok. İnanç özgürlüğünün, kimsenin kimseye karışmamasının, Türkiye'nin kardeşliğinin teminatıyız. Sabiciklere, 4 yaşında 5 yaşında çocuklara ailesi karışır ailesi. Sen ne orucuna karışırsın ne namazına... Ailesi karışır. Çocuklar arasında ayrım çıkarmaya, çocukları birbirinden ayrıştırmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu ülke birdir, beraberdir, bu kutuplaştırıcı bile bile kriz çıkarmaya çalışan Milli Eğitim Bakanına da onu atayan patronuna da geçit vermeyecek" diye konuştu.


" 'Açsın yoksulsun ama oyunu bana ver, ezan dinecek' siyaseti bitti"

CHP Lideri Özgür Özel, yaptığı açıklamada, iktidarın yıllarca milleti bölerek kutuplaştırdığını belirterek, bu siyasete artık izin vermeyeceklerini söyledi. Özel, “Açsın, yoksulsun, işsizsin ama oyunu bana vermelisin. Yoksa vatanı böldürecekler, ezanı dindirecekler, bayrağı indirecekler” diyerek "konforlu siyaset dönemi"nin kapandığını söyledi. Özel, "Biz ona o konforlu siyaset alanını bırakmadık, bırakmayacağız. Bu memlekette en çok oruç tutmayan, tutana saygı duyuyor. Namaza gitmese, gidene saygı duyuyor. Geçmişte başörtüsü meseleleri olmuş, 30 senelik videoları bugün koymuş, oradan kutuplaşma çıkarıyor, Şimdi çıkmış bize 30 yıl önceden ikna odası gösteriyor, bilmem ne. O dönemde kim kimin giyimine, kuşamına, başörtüsüne karışmışsa yanlış yapmış. Artık öyle konforlu siyaset yok" dedi.

Erdoğan'a "ilahi" tepkisi: İlahi okuma, işsizliği, yoksulluğu konuş

Özel, Erdoğan'ın grup toplantısında yaptığı konuşmaya değinerek, "Çıkmış ilahi okuyor. O ilahi okuyanların ağzına yakışır, ayrı konu. Ama siyasetin konusu değildir, saygımız sonsuz. Siyasetin konusu nedir Erdoğan biliyor musun? Kürsüye çıkınca orada ilahi okumayacaksın, yoksulluğu bitirmeyi konuşacaksın, işsizliği konuşacaksın, kuru ekmekle sahur yapanları konuşacaksın, sosyal yardımla iftar yapanları konuşacaksın, işsizliği bitiriyor musun onu konuşacaksın" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu: Laikliği, hukukun üstünlüğünü, sosyal adaleti ‘olmazsa olmaz’ kabul edenler ülkeye sahip çıkmalı

Mitingde konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, "39 ilçede mitinglerimizi bitirdik, bölge mitinglerine başladık, haftaya 2. Bölge'deyiz, sonra 1. Bölge'deyiz, 18 Mart'ı 19 Mart'a bağlayan gece ise milyonlarla Saraçhane'deyiz" dedi.

Çelik kürsüden Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'den gönderdiği mektubu okudu:

“Güzel Bakırköy’ün, güzel insanları… Benim mert, cesur hemşerilerim… Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, koca yürekli çocuklar, başı dik, onurlu gençler… Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bakırköy’e, 4 kreş kazandırdık. 2 yeni kreşimizin yapımına da devam ediyoruz. Ayamama Deresi'ni ıslah ettik ve çevresine Ayamama Yaşam Vadisi'ni kurduk. Böylelikle İstanbul'a 1 milyon metrekare daha yeşil alan kazandırmış olduk. Florya Su Sporları Merkezi’ni hizmete açtık. Cumhuriyet Meydanı'nı düzenledik. Baruthaneyi restore ederek, müze, kütüphane, kafe ve sosyal mekanların olduğu bir yaşam alanına çevirdik. Durmayız, durmayacağız. Kentsel dönüşüm projemiz KİPTAŞ Bakırköy İş Bankası Mensupları Sitesi’ni yakında tamamlıyoruz.  Ayamama Yaşam Vadisi’nin 1. etap 2. kısmı için var gücümüzle çalışıyoruz. Bizi bu şehre, bu ülkeye hizmet etmekten alıkoyacak güç yoktur. Milletimiz bize sevgisini, takdirini gösterdiği sürece, şartlar ne olursa olsun çalışmaya, üretmeye, çözüm bulmaya devam edeceğiz.

Biz, azim ve kararlılığımızı, bu güzel vatana, bu aziz millete, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e olan derin sevgi ve bağlılığımızdan alıyoruz. Hep birlikte çıktığımız bu yol, hiçbir zaman kolay değildi. Bundan sonra da kolay olmayacak. Ama hiçbir zaman zorluklara teslim olmadık; olmayacağız. Yılgınlığa, umutsuzluğa düşmedik; düşmeyeceğiz. Hep birlikte Türkiye’ye sahip çıkmak zorundayız. Bu; Cumhuriyet ve demokrasiye inanan, laikliği, hukukun üstünlüğünü, sosyal adaleti ‘olmazsa olmaz’ kabul eden herkesin en acil, en önemli vazifesidir. Bu hayati vazifede yan yana gelmeyenler, birlikte mücadele edemeyenler, millete hesap veremezler. Toplumsal birliği ve bütünlüğü sağlamak, her türlü partizan ön yargı ve refleksten kurtulmakla başlar. İstikrarlı ve adaletli bir refaha kavuşmuş, özgür ve mutlu bir ülke inşa etmek için, Türkiye kadar büyük, Türkiye kadar renkli, Türkiye kadar bereketli bir büyük buluşmaya ihtiyacımız var.

“Bu güçlü uzlaşmanın pusulası milletimizin sağduyusudur, vicdanıdır"

Bu büyük buluşmanın, bu güçlü uzlaşmanın pusulası milletimizin sağduyusudur, vicdanıdır. Her şeyden önce, seçimlerin adil, eşit ve güvenli bir ortamda yapılması için sorumluluk duygusuyla çalışmak, muhalefet olarak hepimizin tarihi sorumluluğudur. Milletin iradesinin hiçbir baskı ve kuşku içermeyecek bir biçimde şekillenip sandıktan çıkmasını, yani ‘seçimde adaleti’ sağlamadan, ülkemizdeki diğer adaletsizlikleri ortadan kaldıramayız. Ben, milletimizin olgunluğuna, ferasetine yürekten inanıyorum. Bir pazar günü, milletçe sandığa coşkuyla, sevgiyle, sulh içinde gidecek ve ülkemizi bu karanlığın içinden hep birlikte çekip çıkaracağız. İnsanca ve hakça bir düzen kuracak, adalete ve hürriyete, refaha ve berekete, birlik ve kardeşliğe ulaşacağız. Hak yerini bulacak, her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.” (EVRENSEL)

Blogger tarafından desteklenmektedir.