"Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim. Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş" (VİDEO)

CHP üyesi emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, TSK’de yaşanan bazı olaylara ilişkin dile getirdiği iddialar nedeniyle TSK'den ihraç edildiği öne sürülen doktor Efran Tumaris Usul'ün açıklamalarına dikkat çekerek, "Doğruysa gerekli idari ve hukuki işlemler yapılmalı, doğru değilse de kamuoyu resmi olarak bilgilendirilmelidir" dedi.


CHP üyesi emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, Kars Sarıkamış’ta görev yapan ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) yaşanan bazı olaylara ilişkin dile getirdiği iddialar nedeniyle TSK'den ihraç edildiği öne sürülen doktor Efran Tumaris Usul ile ilgili yazılı açıklama yaptı.

"BU İDDİALAR VAKİT KAYBETMEDEN ARAŞTIRILMALI"

Bağcıoğlu, doktor Usul tarafından öne sürülen iddiaların açık, şeffaf ve tarafsız bir soruşturmayla incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Sarıkamış’ta görev yaptığı belirtilen bir doktor tarafından dile getirilen iddialar kamuoyunda yoğun olarak tartışılmaktadır. Bu iddialar vakit kaybetmeden, tarafsız ve kapsamlı şekilde araştırılmalıdır. Doğruysa gerekli idari ve hukuki işlemler yapılmalı, doğru değilse de kamuoyu resmi olarak bilgilendirilmelidir. Belirsizliğin uzaması, hem personele hem de Türk Silahlı Kuvvetlerinin kurumsal itibarına zarar vermektedir."


İHRAÇ EDİLEN DOKTOR NE İDDİASINDA BULUNMUŞTU?

TSK'de yaşananlara ilişkin ortaya attığı iddialar nedeniyle TSK'den ihraç edilen doktor Efran Tumaris Usul, sosyal medyadan yayımladığı videoda, şunları söylemişti:

"Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum. Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.

Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı. Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.

Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu. Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.

Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu. Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.

Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu. Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.

Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim."

Blogger tarafından desteklenmektedir.