Mısır yeni Firavun'a karşı sokakta
Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, yeni "Firavun kanunları" denilen kararlara imza attı, halk sokağa çıktı. Tahrir'de binler Mursi'nin Mübarek'ten farksız olduğunu söyleyerek devrimin sürmesi çağrısı yaptı. Pek çok kentte Müslüman Kardeşler'in büroları ateşe verildi
Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, anayasal düzenlemeler çerçevesinde yeni kararlar aldı. Devlet Başkanlığı Sözcüsü Yasir Ali tarafından yapılan açıklamada Mursi’nin kararlarının nihai olması sağlandı, Şura Meclisi ve Yeni Anayasa Komisyonu’nun feshedilmesini engellendi, 12 Ekim’de görevden alınan Başsavcı Abdülmecid Mahmud’un yerine Talat İbrahim atandı. Kararlar çerçevesinde Mübarek döneminin yetkili isimlerine tekrar soruşturma açılması ve eski davaların yeniden görülmesi kararları da alındı.
Mursi’nin yeni düzenlemeleriyle ilgili ilk eylem Müslüman Kardeşler’den geldi. Yüzlerce kişi, başkent Kahire’deki Yüksek Mahkeme binası önünde bir araya gelerek Mursi’ye destek açıklaması yaptı.
Mursi’yi “yeni firavun” olmakla ve darbe yapmakla suçlayan muhalifler ise acil eylem çağrısında bulundu. Çağrı hızlı bir biçimde karşılık buldu ve ülkenin dört bir yanında kitlesel eylemler düzenlendi.


Özgürlük ve Adalet Partisi’nin büroları ateşe verildi
Mursi’nin “firavunluk” kararlarına yönelik tepkilerin adresi Müslüman Kardeşler’in büroları ve binaları oldu. Başkent Kahire’de iki koldan yürüyüşe geçen kitle, Tahrir Meydanı’na yürüdü. Eylemi canlı olarak yayımlayan Al Arabiya televizyonu binlerce kişinin meydana akın ettiğini ve halkın “Mursi, Mübarek, devrim her yerde”, “Mursi defol” sloganları attığını aktardı. Eylemciler, ellerinde Kurucu Meclis’in dağıtılmasını ve yeniden ulusal diyalogun sağlanacağı bir düzenlemenin yapılmasını talep eden dövizler taşıdı.
İskenderiye, Süveyş, Port Said ve İsmailia’da düzenlenen eylemlerin hedefinde ise Müslüman Kardeşler’in Özgürlük ve Adalet Partisi’ne ait bürolar vardı. Dört kentte de partinin büroları ateşe verildi, çıkan arbedelerde 20’ye yakın kişi yaralandı.



Tahrir’de anma gerginliği sürüyor
Öte yandan geçtiğimiz yılın kasım ayında, iktidardaki Yüksek Askeri Konsey’i protesto eylemlerinde yaşanan katliamı protesto etmek isteyenlere 21 Kasım’da yapılan polis saldırısının yankıları da sürüyor.
Meydana çıkan Muhammed Mahmud Caddesi’nde Mursi’nin baskılarına karşı eylemlerini sürdüren Mısırlılar ile polis arasında yer yer yaşanan çatışmalar 4. gününde. Dün yaşanan çatışmalarda 3 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı.
Mısırlılar, 25 Ocak Devrimi’nden sonra değişen hiçbir şey olmadığını, Mursi iktidarının Mübarek döneminden farksız davrandığını söylüyor.



Mursi: ‘Müsamaha gösterilmeyecek’
Tepkilerin hedefindeki Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ise rejimin artan baskısını gözler önüne seren açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı önündeki Müslüman Kardeşler üyelerine seslenen Mursi, devrimin hedeflerini gerçekleştirmek için gereken her şeyi yapacağını, yasaları çiğneyenlere hiçbir müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti.
Siyasi özneler arasında hiçbir ayrım yapmadığını öne süren Mursi, kararların amacının ülkedeki ekonomik ve siyasi istikrarı sağlamak olduğunu söyledi. “Hiç kimse kendini devrimin sahibi olarak görmesin” diyen Mursi, protesto etmenin bir hak olduğunu fakat parti bürolarına yapılan saldırıların yasadışı gruplarca düzenlendiğini ifade etti.
Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, anayasal düzenlemeler çerçevesinde yeni kararlar aldı. Devlet Başkanlığı Sözcüsü Yasir Ali tarafından yapılan açıklamada Mursi’nin kararlarının nihai olması sağlandı, Şura Meclisi ve Yeni Anayasa Komisyonu’nun feshedilmesini engellendi, 12 Ekim’de görevden alınan Başsavcı Abdülmecid Mahmud’un yerine Talat İbrahim atandı. Kararlar çerçevesinde Mübarek döneminin yetkili isimlerine tekrar soruşturma açılması ve eski davaların yeniden görülmesi kararları da alındı.
Mursi’nin yeni düzenlemeleriyle ilgili ilk eylem Müslüman Kardeşler’den geldi. Yüzlerce kişi, başkent Kahire’deki Yüksek Mahkeme binası önünde bir araya gelerek Mursi’ye destek açıklaması yaptı.
Mursi’yi “yeni firavun” olmakla ve darbe yapmakla suçlayan muhalifler ise acil eylem çağrısında bulundu. Çağrı hızlı bir biçimde karşılık buldu ve ülkenin dört bir yanında kitlesel eylemler düzenlendi.
Özgürlük ve Adalet Partisi’nin büroları ateşe verildi
Mursi’nin “firavunluk” kararlarına yönelik tepkilerin adresi Müslüman Kardeşler’in büroları ve binaları oldu. Başkent Kahire’de iki koldan yürüyüşe geçen kitle, Tahrir Meydanı’na yürüdü. Eylemi canlı olarak yayımlayan Al Arabiya televizyonu binlerce kişinin meydana akın ettiğini ve halkın “Mursi, Mübarek, devrim her yerde”, “Mursi defol” sloganları attığını aktardı. Eylemciler, ellerinde Kurucu Meclis’in dağıtılmasını ve yeniden ulusal diyalogun sağlanacağı bir düzenlemenin yapılmasını talep eden dövizler taşıdı.
İskenderiye, Süveyş, Port Said ve İsmailia’da düzenlenen eylemlerin hedefinde ise Müslüman Kardeşler’in Özgürlük ve Adalet Partisi’ne ait bürolar vardı. Dört kentte de partinin büroları ateşe verildi, çıkan arbedelerde 20’ye yakın kişi yaralandı.
Tahrir’de anma gerginliği sürüyor
Öte yandan geçtiğimiz yılın kasım ayında, iktidardaki Yüksek Askeri Konsey’i protesto eylemlerinde yaşanan katliamı protesto etmek isteyenlere 21 Kasım’da yapılan polis saldırısının yankıları da sürüyor.
Meydana çıkan Muhammed Mahmud Caddesi’nde Mursi’nin baskılarına karşı eylemlerini sürdüren Mısırlılar ile polis arasında yer yer yaşanan çatışmalar 4. gününde. Dün yaşanan çatışmalarda 3 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı.
Mısırlılar, 25 Ocak Devrimi’nden sonra değişen hiçbir şey olmadığını, Mursi iktidarının Mübarek döneminden farksız davrandığını söylüyor.
Mursi: ‘Müsamaha gösterilmeyecek’
Tepkilerin hedefindeki Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ise rejimin artan baskısını gözler önüne seren açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı önündeki Müslüman Kardeşler üyelerine seslenen Mursi, devrimin hedeflerini gerçekleştirmek için gereken her şeyi yapacağını, yasaları çiğneyenlere hiçbir müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti.
Siyasi özneler arasında hiçbir ayrım yapmadığını öne süren Mursi, kararların amacının ülkedeki ekonomik ve siyasi istikrarı sağlamak olduğunu söyledi. “Hiç kimse kendini devrimin sahibi olarak görmesin” diyen Mursi, protesto etmenin bir hak olduğunu fakat parti bürolarına yapılan saldırıların yasadışı gruplarca düzenlendiğini ifade etti.