Adana ve Mersin konuşmalarına acil yorumlar: AKP’nin beyin ölümü gerçekleşti
Başbakan’ın Adana konuşması göstermiştir ki, hükümetin halk
protestosuna yönelik stratejisi şiddeti tırmandırmak; bugüne kadar bütün
olumsuzluklara karşın temel çizgi olarak toplumsal meşruiyet yolunu
izleyen eylemlerin meşruiyetini zedelemeye ve hatta mümkünse bu
meşruiyet çizgisinden saptırmaya çalışmaktır.
Temel amaç artan şiddetin sorumlusu olarak eylemcileri göstermeye yönelik bir kamuoyu oluşturmak ve bu çabada başarılı olabildiği ölçüde de eylemi en kısa sürede en acımasız yöntemlerle bastırmaktır.
Zira Tayyip Erdoğan da bilmektedir ki eylemler meşruiyet çizgisini korur ve kısa süre içinde de sonlanmazsa, en azından bunun bedeli Tayyip Erdoğan’ın siyasi projelerinin ve kariyerinin sona ermesi olacaktır.
O zaman yapılması dikkat edilmesi gerekenlerde bellidir. Meşruiyet zeminini kaybetmemek ve şu aşamada en azındanTaksim Platformu’nun dilendirdiği taleplere ulaşılıncaya kadar vazgeçmemek…
Adana’da ise Başbakan açıkça Feke’sinden, Kozan’ına, Karaisalı’sına tek tek bütün ilçeleri saydı ve oradan gelenlere (getirilenlere) teşekkür etti… Tüm Adana seferber edilmesine, ulaşımdan, yemeğe her türlü masrafları karşılanmasına ve üzerlerine tazyikli su sıkılması, gaz atılması, plastik mermilerle kafalarının, gözlerinin dağıtılması gibi muameleler akıllarının ucundan bile geçmemesine rağmen, 10 ile 20 bin arası bir bindirilmiş kalabalık vardı Adana’da… Ankara’da ise M. Gökçek,bir kez daha aday olabilmeyi garanti alabilmenin de motivasyonuyla en kalabalık karşılamayı sağlayabilmek için canhıraş bir seferberlik ilan etmiş durumda. Belediye çalışanlarına katılım için genelgeler yayınlanmış ve tüm AKP örgüt ve üyelirine sms üzerinden çağrılar çıkarılmış durumda. Ama şu ana kadar ki tüm göstergeler bu karşılama töreninin de bekleneni veremeyeceği yönünde…
(Durum budur ve teşhis de şudur: AKP’nin beyin ölümü gerçekleşti…Allah rahmet eylesin… Cenazesini kaldırmak için anti kapitalist Müslümanları göreve davet ediyoruz. Ama dostlarımızdan bir tek ricamız var: Ne olur rahmetliyi nasıl bilirdiniz? diye sormayın: Zira yalan onların işi, biz yalan söylemeyi beceremeyiz…)
MAHMUT ÜSTÜN-SENDİKA.ORG
ERDOĞAN ADANA VE MERSİNDE KONUŞTU: "SEVGİLİ GENÇLER, ÇAPULCULAR, ALÇAKLAR, POLİSİ YEDİRMEYİZ"... VS... VS
Tayyip Erdoğan Mersin’de bir spor tesisi açılışı gerekçesiyle gittiği Adana ve Mersin’de bindirilmiş kıtalara konuştu. Gezi Parkı eylemlerine karşı savunma ve yerel seçim mitingi havasında geçen konuşmalarda Başbakan, saldırgan söylemini sürdürdü.
Erdoğan, 31 Mayıs’ta başlayan ve ülke geneline yayılan eylemlerde polis saldırısı sonucu en az 3 kişinin hayatını kaybetmesine ve 4 binden fazla kişinin yaralanmasına rağmen, polisi savundu.
Erdoğan, sokaklara dökülen halkın demokrasi talebine ve “demokrasi seçimden ibaret değildir” şeklindeki eleştirilere kulaklarını tıkayarak, seçim sürecini işaret etti.
Başbakan ilk konuşmasını Adana’da havaalanında yaptı. 5 bine yakın kişinin katıldığı konuşmada Erdoğan’ın konuşmasın ana gündemini Gezi Parkı’nda başlayıp Türkiye genelinde yaygınlaşan halk direnişi oluşturdu.
Başbakan, meydanlara çıkan milyonlara hakaret etmeyi sürdürdü: “Birkaç çapulcudurlar.Onlar bu ülkenin başbakanına küfredecek kadar alçaktırlar.Türk polisini yedirmeyiz.” Erdoğan ayrıca en çevreci ve en demokrat siyasi liderin kendisi olduğunu iddia etti.
Erdoğan Adana’da konuşurken “Hepimiz Tayyip’in askerleriyiz” sloganlarının atılması dikkat çekti.
Mersin’de 17. Akdeniz Olimpiyatları için inşa edilen tesislerin açılışına gelen Erdoğan’ın konuşmasının yarısı inşaat projeleri ile ilgiliydi, diğer yarısı da Gezi Parkı ile ilgiliydi.
Adana ve Mersin’de bindirilmiş kıtalarla yapılan fiili mitinglerde İstanbul Atatürk Havaalanı’ndaki gibi yine AKP bayraklarından çok Türk bayraklarının öne çıkarılması dikkat çekti.
Erdoğan, Adana ve Mersin’deki konuşmalarında “Sevgili gençler” ifadelerini sık sık kullandı ve Mersin’deki konuşmasında “Aklı selim gençler, bu oyunu bozun” dedi.
Erdoğan iki konuşmasında da “7 ay sonra yerel seçimler var, hesabı sandıkta soracağız” ifadelerini kullandı. Sandık çağrısı yapan Erdoğan’ın bir yandan birlik beraberlik mesajları verirken diğer yandan meydanları dolduran milyonları yok sayan, kutuplaştırıcı, saldırgan üslubunu sürdürmesi, Erdoğan’ın kendi dar çekirdeğini motive etmeyi hedefleyen gerici-sadırgan bir siyasi hatta karar kıldığını gösterdi.
Temel amaç artan şiddetin sorumlusu olarak eylemcileri göstermeye yönelik bir kamuoyu oluşturmak ve bu çabada başarılı olabildiği ölçüde de eylemi en kısa sürede en acımasız yöntemlerle bastırmaktır.
Zira Tayyip Erdoğan da bilmektedir ki eylemler meşruiyet çizgisini korur ve kısa süre içinde de sonlanmazsa, en azından bunun bedeli Tayyip Erdoğan’ın siyasi projelerinin ve kariyerinin sona ermesi olacaktır.
O zaman yapılması dikkat edilmesi gerekenlerde bellidir. Meşruiyet zeminini kaybetmemek ve şu aşamada en azındanTaksim Platformu’nun dilendirdiği taleplere ulaşılıncaya kadar vazgeçmemek…
II
Milyonlarca protestocuya “Alçaklar, çapulcular, teröristler” diyen;
daha düne kadar ağız ucuyla da olsa aşırı şiddetten dolayı eleştirdiği
polis kuvvetlerini “yürüyün koçlarım, sizi kimseye yedirmem” gazıyla
tahrik eden, 5 gündür uyku, dinlenme nedir bilmeden göstericilerin
üzerine sürüldüğü için yorgunluğa bir noktada dayanamayarak dengesini
kaybettiği ve düşerek öldüğü herkesce malum olmasına karşın
“Başkomserimizi, Reyhanlı’da ölen gencin intikamını almak için alçakla
katlettiler” diyen ve bu başkomserin katili olarak CHP’yi hedef gösteren
Erdoğan akli melekelerini ve ruhsal dengesini iyice yitirmiş olmalı.
Çünkü Adana konuşması açık açık bir iç savaş çağrısı niteliği
taşıyordu.”
III
Başbakan en büyük çevreci benim diyor. Zaten sorun da büyük ölçüde
onun kendini en büyük jinekolog, en büyük estetik uzmanı, en büyük
ekonomist, en büyük tarih uzmanı, en büyük nüfus bilimci vb. sanmasına
yol açacak normal olmayan bir ruh haline sürüklenmiş olmasından
kaynaklanmıyor mu? “En büyük çevreci benim niye gelip benimle
konuşmuyorlar?” diye soruyor…Bu nasıl bir gerçekleri çarpıtmadır. Benim
tabanım söylediğim her şeye gözü kapalı inanır inancından mı
kaynaklanıyor bu kadar ucuz çarpıtmalar… Oysa herkes biliyor ki, çok
değil daha bir hafta önce eylemcilerin temsilcileri hükümetle konuşup
dert ve dileklerini ilettiler… Ve sen değil miydin onlara “ne
yapacağımızı sizden mi öğreneceğiz. Ne yapacağımızı CHP Genel
Başkanından ve bir kaç çapulcudan mı öğreneceğiz. Tarihi konularda
referandum bile yapılmaz, halka bile sorulmaz…Her konunun halka
sorulması doğru değildir’ diyen.”
IV
Başbakan’ın gerginlik siyasetinin en önemli amaçlarından biri de,
değerli hocamız Yüksel Akkaya’nın ifadeleriyle kendi oy potansiyelinin
dağılmasını önlemek için bu kitleyi tahkim etme ve çözülmelerini önleme
kaygısıdır”.Öyleyse buradan bize bir görev daha çıkıyor…Bu yüzde 50′ye
istikrarlı ve kararlı biçimde “Derdimiz sizinle de ğil; bizimle siz de
gelin Taksim’e!” çağrısı yapmak…Karşıya alıcı değil saflara çağırıcı bir
tutum izlemek. Geçen seçimlerde AKP’ye oy verip de şimdi Taksim
direnişini destekleyenler üzerinden (özellikle aydın, gazeteci ve
sanatçı gibi AKP’ye oy verdiği tüm kamuoyu tarafından bilinen
isimlerden) demeçler almak, mümkünse bu isimlerle gazetelere ilan
verilmesini örgütlemek ve bu kesimlerin özel bir pankartla (“Dün AKP’ye
oy veren yüzde 50 içindeyim, bugün direnen halkın içindeyim” gibi)
eylemlerde yer almasını sağlamaktır.
V
Başbakan’ın yüzde 50′yi tahkim ve seferber etme politikası şu ana
kadar istenen başarıyı elde edememiş gözüküyor. İktidarın ve belediyenin
tüm olanaklarını seferber etmesine karşın İstanbul’da ancak 20 bin
civarında bir kitle karşılama törenine seferber edilebilmişti.Adana’da ise Başbakan açıkça Feke’sinden, Kozan’ına, Karaisalı’sına tek tek bütün ilçeleri saydı ve oradan gelenlere (getirilenlere) teşekkür etti… Tüm Adana seferber edilmesine, ulaşımdan, yemeğe her türlü masrafları karşılanmasına ve üzerlerine tazyikli su sıkılması, gaz atılması, plastik mermilerle kafalarının, gözlerinin dağıtılması gibi muameleler akıllarının ucundan bile geçmemesine rağmen, 10 ile 20 bin arası bir bindirilmiş kalabalık vardı Adana’da… Ankara’da ise M. Gökçek,bir kez daha aday olabilmeyi garanti alabilmenin de motivasyonuyla en kalabalık karşılamayı sağlayabilmek için canhıraş bir seferberlik ilan etmiş durumda. Belediye çalışanlarına katılım için genelgeler yayınlanmış ve tüm AKP örgüt ve üyelirine sms üzerinden çağrılar çıkarılmış durumda. Ama şu ana kadar ki tüm göstergeler bu karşılama töreninin de bekleneni veremeyeceği yönünde…
(Durum budur ve teşhis de şudur: AKP’nin beyin ölümü gerçekleşti…Allah rahmet eylesin… Cenazesini kaldırmak için anti kapitalist Müslümanları göreve davet ediyoruz. Ama dostlarımızdan bir tek ricamız var: Ne olur rahmetliyi nasıl bilirdiniz? diye sormayın: Zira yalan onların işi, biz yalan söylemeyi beceremeyiz…)
MAHMUT ÜSTÜN-SENDİKA.ORG
ERDOĞAN ADANA VE MERSİNDE KONUŞTU: "SEVGİLİ GENÇLER, ÇAPULCULAR, ALÇAKLAR, POLİSİ YEDİRMEYİZ"... VS... VS
Tayyip Erdoğan Mersin’de bir spor tesisi açılışı gerekçesiyle gittiği Adana ve Mersin’de bindirilmiş kıtalara konuştu. Gezi Parkı eylemlerine karşı savunma ve yerel seçim mitingi havasında geçen konuşmalarda Başbakan, saldırgan söylemini sürdürdü.
Erdoğan, 31 Mayıs’ta başlayan ve ülke geneline yayılan eylemlerde polis saldırısı sonucu en az 3 kişinin hayatını kaybetmesine ve 4 binden fazla kişinin yaralanmasına rağmen, polisi savundu.
Erdoğan, sokaklara dökülen halkın demokrasi talebine ve “demokrasi seçimden ibaret değildir” şeklindeki eleştirilere kulaklarını tıkayarak, seçim sürecini işaret etti.
Başbakan ilk konuşmasını Adana’da havaalanında yaptı. 5 bine yakın kişinin katıldığı konuşmada Erdoğan’ın konuşmasın ana gündemini Gezi Parkı’nda başlayıp Türkiye genelinde yaygınlaşan halk direnişi oluşturdu.
Başbakan, meydanlara çıkan milyonlara hakaret etmeyi sürdürdü: “Birkaç çapulcudurlar.Onlar bu ülkenin başbakanına küfredecek kadar alçaktırlar.Türk polisini yedirmeyiz.” Erdoğan ayrıca en çevreci ve en demokrat siyasi liderin kendisi olduğunu iddia etti.
Erdoğan Adana’da konuşurken “Hepimiz Tayyip’in askerleriyiz” sloganlarının atılması dikkat çekti.
Mersin’de 17. Akdeniz Olimpiyatları için inşa edilen tesislerin açılışına gelen Erdoğan’ın konuşmasının yarısı inşaat projeleri ile ilgiliydi, diğer yarısı da Gezi Parkı ile ilgiliydi.
Adana ve Mersin’de bindirilmiş kıtalarla yapılan fiili mitinglerde İstanbul Atatürk Havaalanı’ndaki gibi yine AKP bayraklarından çok Türk bayraklarının öne çıkarılması dikkat çekti.
Erdoğan, Adana ve Mersin’deki konuşmalarında “Sevgili gençler” ifadelerini sık sık kullandı ve Mersin’deki konuşmasında “Aklı selim gençler, bu oyunu bozun” dedi.
Erdoğan iki konuşmasında da “7 ay sonra yerel seçimler var, hesabı sandıkta soracağız” ifadelerini kullandı. Sandık çağrısı yapan Erdoğan’ın bir yandan birlik beraberlik mesajları verirken diğer yandan meydanları dolduran milyonları yok sayan, kutuplaştırıcı, saldırgan üslubunu sürdürmesi, Erdoğan’ın kendi dar çekirdeğini motive etmeyi hedefleyen gerici-sadırgan bir siyasi hatta karar kıldığını gösterdi.