Halk hareketi ayrı, toplum mühendisliği ayrı...
Olup biteni uzaktan izleyen halk ise çoğu zaman, alanlardaki
toplulukların kendi kararlarıyla toplandıklarını ve bağımsız hareket
ettiklerini sanmaktadır. Hatta işin ilginç yanı, alanlarda bizzat eylemlere
katılan kişilerin çoğu da kendini böyle zannedebilmekte; oysa gerçekte ruhu bile
duymadan bir mühendislik uygulamasının içinde figüran olarak yerini
alabilmektedir.
Toplum mühendisliği ve Marksist mihraklar...
Toplum mühendisliği tarihte, özellikle de 19. yüzyılda kitle
iletişiminin yaygınlaşmasıyla birlikte toplum hareketlerinde, o toplumu
yönlendirmek amacıyla geniş çapta kullanılmıştır. En özet tanımıyla; “Çeşitli
politik ve ideolojik söylemlerle toplumun sosyal dokusunda değişiklik yapma
çalışması”dır. Halkların isteklerini veya tepkilerini, sevgilerini,
nefretlerini, tutkularını ve topluca ifade ettikleri duygularını
yönlendirebilmek, kontrol altında tutabilmek, felç edebilmek gibi yetenekleri
içeren bir iştir. Toplum mühendisliği projeleri, çeşitli meslek dallarından
oluşan bir ekip tarafından, finansal destek, koruma, iletişim ve başka araçlar
yardımı ile gizli bir plan dâhilinde gerçekleştirilir.
Toplum mühendisliğinde özel bir ekip görev yapar. Ekibin
elemanları, sahte bir kimliğe bürünüp insanların kendilerine inanmasını
sağlamaya çalışır. Bir çeşit bilgi dolandırıcılığı da denilebilir buna. Tarihi,
ilmi, sosyal olaylar da göstermiştir ki bu tip hareketlerin organizesinde hep
tecrübeli komünistler, Marksist mihraklar görev almıştır.
Provokasyon ve kara propaganda...
-Bir topluluk nasıl provoke edilir,
-Hangi topluluklar hareketlendirilmeye elverişlidir,
-Provoke için hangi cümleler kullanılır,
-Sosyal medya provokasyonda nasıl kullanılır, internet
üzerinden insanlar olaylardan nasıl haberdar edilir,
-Televizyonlara, radyolara nasıl haber gönderilir, hemen
akşamına gazetelerde nasıl haber çıkartılması sağlanır...
Tüm bunlar ve daha fazlası kalkışmayı organize eden toplum
mühendisleri tarafından çok iyi bilinir. Soğuk Savaş döneminde ortaya çıkan ve
toplum mühendisliği uygulamalarından biri olan “bilgi çarpıtma, yalan haber
yayma” sınıf ve kitleleri yönlendirmede etkili bir yöntem olarak
kullanılmıştır. Kaynak, bir kişiden çok, bir ekip ya da çetedir. Kaynak gizli
kaldıkça yalanlar, rivayetler, şayialar, dedikodular esrarengiz bir şekilde
hızla yayılır.
Toplum mühendisliğinde ideolojik kanat olan
Marksist-Leninist düşüncede de, hedeflenen felsefenin pratik hayata
geçirilmesinin özel eğitimi verilir. Örneğin bir topluluk salonda nasıl
yönlendirilir, sokakta nasıl yönlendirilir, nasıl provoke edilir, uzmanları
tarafından tüm bunların özel dersleri verilir. Bunun için kullanılan Leninist
kara propaganda yöntemleri vardır. Bununla gerçekleri çarpıtmak, inançları
sarsmak, mağdurun etrafında güvensizlik yaymak ve mağdur aleyhine bir kamuoyu
oluşturmak amaçlanır. Örneğin rastgele birisi öldürülür ve “Polis öldürdü”
iftirasını yayarak bir anda halkta müthiş bir galeyan meydana getirilir. Yine
bir kişi polis arabasının önüne itilir, sonra da “Polis ezdi” denilebilir.
Veyahut da olaylar o kadar tırmandırılır ki polisi kendini nefsi müdafaaya
mecbur edilir; sonra da, “Bakın, polis ne yaptı?” denilir. Dolayısıyla
provokasyonel girişimler çok ince teknikler, stratejiler gerektiren ve mutlaka
ajan ve profesyonel katillerin, saldırganların kullanılması gereken olaylardır.
Profesyoneller iş başında
Bilindiği üzere CIA’in de bu konuda yetişmiş, özel eğitim
alan ajanları vardır. Her ülkeden olduğu gibi Türkiye’den de yurt dışına
okumaya gidip de CIA’in özel bölümünde on yıl, yirmi yıl boyunca eğitim alan
kişiler mevcuttur. Bu kişileri CIA “hücre elemanı” olarak eğitir ve elinde
tutar. Bir operasyon gerektiğinde de hemen ilgili bölüm talimat verir ve
ajanlar devreye girer, olaylar bir anda hareketlenir. Nitekim şu anda da
ülkemizde yaşananlar sıradan olaylar değil, istihbarat örgütlerinin elemanları,
uzmanları tarafından yönlendirilen olaylardır. (Elbette bunu ifade ederken iyi
niyetli ve sadece protesto hakkını kullanan vatandaşlarımızı tenzih ediyoruz.)
Yoksa halk eline tencere kaşık alıp çalarak günlerce protesto yapamaz, organize
olamaz, insanlar hemen dağılıp giderler. Kim nerede toplanacağını dahi bilemez.
Dikkat edilecek olursa Gezi Parkı protestolarında da, sosyal
medya aracılığıyla kimin nerede toplanacağı, tek tek liste olarak
gösterilmiştir. Kirli bir plan üzerine harekete geçildiği anlaşılmaktadır.
Elbette bu kişilerin üzerlerinde “uzman” diye yazmaz. Bu kişiler halkın arasına
yaşlı bir amca veya alelade bir genç delikanlı görünümünde, herhangi bir insan
gibi ustaca gizlenir ve topluluğu alttan alta son derece sinsice yönlendirirler.
Bu yöntemi uygulayanlar, hiçbir ahlaki ve vicdani sorumluluk duygusu
taşımazlar. Onları amaca ulaştıracak her yol “mubah” sayılır.
Milletimiz testten geçiriliyor
Son 13 gündür yaşananlar yıllardır üzerinde çalışılan çok
ince bir toplum mühendisliği ürünüdür. Bu çalışmada, “Türk halkının hassas
damarı nedir?” “Türk halkı üzerinde en fazla etki yaratacak söz hangisidir?”
bunlar tek tek belirlenip kullanılarak milletimiz şu an bir testten
geçiriliyor, Türkiye üzerinde bir prova yapılıyor. Şimdilik bunlar birer deneme
çalışmasından ibarettir, nihai çalışmalar değildir. Bu tür sosyal mühendislik
çalışmalarında bu test sonuçlarından sonra zeminin uygun olduğu görülürse asıl
büyük plana geçiş yapılır. Nitekim bu stratejiler Tunus’ta, Libya’da, Suriye’de
sırası geldikçe bir bir uygulanmış ve tam da CIA’in istediği yönde
sonuçlanmıştır.
Dolayısıyla böyle kritik bir dönemde devletimizin ilgili
birimlerinin çok akılcı, karşı projeler geliştirmesi, milletimizin ve özellikle
gençlerimizin de son derece uyanık olması ve daima kanun ve hukuk çerçevesi
içinde hareket ederek, barıştan, sevgiden, birlikten ve bütünlükten yana tavır
koyması son derece önemlidir.
EBRU YILMAZATİLA
