Operasyonu durdur katilleri bul!
Gezi
direnişine yönelik gözaltı ve tutuklama furyası devam ediyor. Dün,
İstanbul’da 19 ilçede 100’e yakın ev ve kuruma baskın düzenlendi,
çoğunluğu öğrenci 50 kişi gözaltına alınırken 60 kişiye de yakalama
kararı çıkarıldı. Direniş sırasında katledilenlerin katilleri ise
serbest
POLİS ÖĞRENCİLERİ HEDEF ALDI
Operasyonda Gezi Parkı direnişine katıldıkları gerekçesiyle aralarında Öğrenci Kolektifleri, Liseli Genç Umut, AKA-DER ve ESP üyeleri ile Özgür Gelecek, Devrimci Demokrasi, Kaldıraç, Partizan dergileri okurlarının da olduğu çoğunluğu öğrenci 50 kişi gözaltına alındı
HÜKÜMETİN ACIMASIZCA YÖNELİMİ
Birçok kurum sert tepki gösterdi. Operasyonları “cadı avı” olarak nitelendiren BDP Eşbaşkan Yardımcısı Beştaş, operasyonlara ‘hükümetin acımasızca yönelimi’ dedi. Aka-Der Genel Başkanı Açıkdilli de “Bütün halkı kapatacak kadar büyük bir hapishaneniz var mı?” diye tepki gösterdi
Operasyonu durdur katilleri bul!
AKP
hükümeti ve yargı, Gezi Parkı direnişinde polis saldırılarıyla yaşamını
yitirenlerin katillerini arayacağı ve yargılayacağı yerde, demokratik
gösteri hakkını kullanan kesimlere dönük öfkesini her gün gösteriyor.
AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan’ın neredeyse her gün Gezi
direnişçilerine dönük tehdit ve suçlamaları devam ederken, Gezi
direnişçilerine dönük adeta sürek avı başlatan İstanbul polisi de önceki
gün sabah saatlerinde Sancaktepe başta olmak üzere İstanbul’un çeşitli
ilçelerinde aralarında öğrenci yurtlarının da bulunduğu 100’e yakın
adrese gözaltı operasyonları düzenledi.
Öğrenciler hedefte
Operasyonda Gezi Parkı direnişine katıldıkları gerekçesiyle aralarında Öğrenci Kolektifleri, Liseli Genç Umut, AKA-DER ve ESP üyeleri ile Özgür Gelecek, Devrimci Demokrasi, Kaldıraç, Partizan dergileri okurlarının da olduğu çoğunluğu öğrenci 50 kişi gözaltına alındı. Sadece Sancaktepe’de 56 adrese yapılan operasyonda 26 kişinin gözaltına alındığı belirtilirken, operasyonun devam ettiği ve gözaltı sayısının artabileceği öğrenildi.
Dosyada gizlilik kararı
Gözaltına alınanlar Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’ne götürüldü. Soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunduğu için avukatların da soruşturma ile ilgili bilgilendirilmediği kaydedildi. Gözaltı operasyonlarında şimdiye kadar 50 kişi gözaltına alınırken, toplam 60 kişi hakkında da yakalama kararı çıkarıldığı öğrenildi. Savcılık aynı zamanda 72 saat süreli ev araması kararı çıkarttı.
Operasyonlara tepki
Operasyona birçok kurum sert tepki gösterdi. BDP operasyonları “cadı avı” olarak nitelendirirken, açıklama yapan BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, halkın günlerdir süren mücadelesine hükümetin acımasız yöneliminin devam ettiğini belirterek, “İzmir merkezli gözaltı furyasında alınanlar tutuklanırken, bugün de İstanbul’da toplumsal muhalefetin farklı kesimlerine yönelik artık cadı avı niteliği alan operasyonlar yapılıyor, siyasi parti üyeleri, öğrenciler gözaltına alınıyor” tepkisinde bulundu.
Aka-Der Genel Başkanı Altan Açıkdilli de yaptığı yazılı açıklamada Aka-Der Sancaktepe Şube Başkanı Selçuk Kalaycıoğlu ile Aka-Der üyesi Düzgün Polat’ın da gözaltına alındığını bildirirken, “Her türlü baskıyı sindirme aracı olarak kullananlara soruyoruz. Bütün halkı kapatacak kadar büyük bir hapishaneniz var mı? Çünkü baskılarla, gözaltılarla, tutuklamalarla bu halkı yıldıramayacaksınız” dedi.
İzmir’de 11 tutuklama
İzmir’de, Taksim Gezi Parkı direnişine destek verdikleri gerekçesiyle polisler tarafından 4 gün önce gözaltına alınan ve önceki akşam saatlerinde tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edilen 13 kişiden 11’i tutuklanırken, son tutuklamalarla beraber İzmir’de sayı 48’e çıktı.
Resmi ve sivil polisler dövdü
Ali
İsmail Korkmaz’ın darp edilerek öldürülmesi olayında yeni gelişmeler
yaşandı. Saldırı anını gördüğünü söyleyen ikinci bir tanık konuştu.
Tanık, A. İhsan Korkmaz’a saldırı anını o gece evinin balkonundan
izlediğini, 4 sivil ve 3 resmi polisin copla ve meşe odunuyla genç bir
sivili dövdüğünü, fırıncının ise müdahale etmeden baktığını anlattı.
Tanık, dayak yiyen şahsın da “vurmayın öldüm” dediğini ifade ederek,
“Sivil vatandaşın elinde meşe sopası gördüm. Üzerinde dizden aşağısı
beyaz şeritli siyah renkli eşofman vardı. Bu sivil vatandaş fırının
önünde polislere ‘Siz bize destek olursanız hepsini sinkaf ederiz’ dedi.
Polisler ile bu sivil yurttaş oradan gelip geçen yurttaşlara
vuruyorlardı. Bu sivil yurttaş yine bağırarak, ‘Bugün 34 kişiyi
götürdüm’ diyordu. Yolda gelirken yemin ettim. Yaşım 36, 36 tanesini
götüreceğim’ dedi.”
Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesine ilişkin soruşturmada önceki gün gözaltına alınan ve sorgusunun ardında serbest bırakılan Serkan K. ifadesinde Ali İsmail Korkmaz’ı dövmediğini ancak başka göstericileri dövdüğünü itiraf ederek, elinde meşe odunuyla polisle birlikte yarım saat beklediğini söyledi. Bu ifadeler, ikinci tanığın anlatımlarına da denk düşüyor.
Kayıp dakikalar araştırılacak
Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesi olayının soruşturmasını yürüten savcılık, otelin güvenlik kameralarındaki 18 dakikalık bölümün neden olmadığının belirlenmesi için bilgisayar harddiski İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderdi. Öte yandan Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne ilişkin kimliği tespit edilen 2 kişiden biri olan Ahmet Ö. (34) gözaltına alındı.
Katili aklama belgesi
Ankara’daki
Gezi Parkı eylemlerinde Ethem Sarısülük’ün ölümüne ilişkin polis A.Ş.
hakkında hazırlanan iddianame Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul
edildi. İddianamenin tamamında polisin korunmaya çalışıldığı ve
neredeyse Sarısülük’ün suçlu gösterilme çabası dikkat çekti. İddianamede
polis A.Ş’nin tehdit ettiği “Kimseyi hedef alarak ateş etmediğini, tek
gayesinin linç edilip öldürülmekten kurtulmak olduğu” iddiasında
bulunuldu. Ayrıca iddianamede sanık polisin de ‘üzgün olduğu’ ifadesinin
kayda geçirilmesi, iddianameyi hazırlayan savcının, polis A.Ş’yi
koruduğunun açık belirtilerden bir tanesi olarak kayda geçti.
İddianamade A.Ş’nin meşru savunma sınırını kasten aştığının
söylenemeyeceği vurgulanarak “Meşru savunmada yasal sınır kasıt
olmaksızın aşıldı” denildi. İddianame adeta Sarısülük’ü katleden polisi
aklama belgesi gibi düzenlenmiş.
AİHM’den Türkiye’ye mahkumiyet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 10 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı 2006 yılındaki Amed olaylarında, polisin gösteriye müdahalesi sonucu yüzüne isabet eden gaz fişeğiyle yaralanan Abdullah Yaşa davasında Türkiye’yi mahkum etti. AİHM’e taşınan davanın kararında, polisin toplumsal olaylarda biber gazı kullanımıyla ilgili Türk yasal mevzuatının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’yle uyumlu olmadığına hükmedilerek, Türkiye 20 bin euro cezaya çarptırıldı. Ayrıca mahkeme gerekçeli kararda, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kötü ve insanlık dışı muameleyle mücadeyi kapsayan 3’üncü maddesini ihlal ettiğine vurgu yaptı.
Amaç esnafla karşı karşıya getirmek
İHD İstanbul Şubesi, Gezi Parkı direnişi sırasında yaşanan hak ihlallerine karşı şube binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda söz alan İstanbul Şube Başkanı Ümit Efe, Gezi olaylarında gözlemci olarak yer alan insan hakları savunucularına, polis müdahalesinin ve insan hakkı ihlallerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Efe, “Sabahın erken saatlerinde bizzat polisler tarafından İstiklal Caddesi’nde esnafların camlarının kırıldığını gördük. Bunu esnaf ile direnişçileri karşı karşıya getirmek için yaptıklarını düşünüyorum. Nitekim eli palalıların ortaya çıkması tesadüf değildir” dedi. Efe’nin ardından Avukat Ahmet Cihan ve İHD üyesi Nejat Taştan konuştu.
Foruma silahlı saldırı
Önceki
akşam, Sancaktepe’de Alevi yurttaşların yoğun olarak yaşadığı
Yenidoğan Mahallesi’nde düzenlenen forumda, ellerinde silah, pala ve
sopa bulunan yaklaşık 60 kişilik ırkçı grup mahalle halkına saldırdı.
Saldırı sırasında yaralananlar olurken, saldırganlar arabalara binerek
mahalleden uzaklaştı. Saldırı sonrası bir araya gelen mahalle halkı,
saldırıdan sonra mahalleye gelen polise tepki gösterdi. Polisi
mahalleden uzaklaştıran halk, sabah saatlerine kadar mahalle içinde
bekleyişini sürdürdü.
FIDH: Cadı avı başlatıldı
Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) Gezi olayları için rapor yayınladı. FIDH, raporunda olaylarda 5 kişinin yaşamını yitirdiğini, polisin açık şekilde orantısız güç kullandığını ve sivil saldırganların cezasız kaldığını belirtti. Raporda, polisin gazetecilere ve avukatlara yönelik şiddetine de değinildi. FIDH, uluslararası kamuoyuna da sorumlular cezalandırılana kadar gaz ve gösterilere müdahale araçlarının satışını ve ihracının askıya alma çağrısında bulundu.
POLİS ÖĞRENCİLERİ HEDEF ALDI
Operasyonda Gezi Parkı direnişine katıldıkları gerekçesiyle aralarında Öğrenci Kolektifleri, Liseli Genç Umut, AKA-DER ve ESP üyeleri ile Özgür Gelecek, Devrimci Demokrasi, Kaldıraç, Partizan dergileri okurlarının da olduğu çoğunluğu öğrenci 50 kişi gözaltına alındı
HÜKÜMETİN ACIMASIZCA YÖNELİMİ
Birçok kurum sert tepki gösterdi. Operasyonları “cadı avı” olarak nitelendiren BDP Eşbaşkan Yardımcısı Beştaş, operasyonlara ‘hükümetin acımasızca yönelimi’ dedi. Aka-Der Genel Başkanı Açıkdilli de “Bütün halkı kapatacak kadar büyük bir hapishaneniz var mı?” diye tepki gösterdi
Operasyonu durdur katilleri bul!
Öğrenciler hedefte
Operasyonda Gezi Parkı direnişine katıldıkları gerekçesiyle aralarında Öğrenci Kolektifleri, Liseli Genç Umut, AKA-DER ve ESP üyeleri ile Özgür Gelecek, Devrimci Demokrasi, Kaldıraç, Partizan dergileri okurlarının da olduğu çoğunluğu öğrenci 50 kişi gözaltına alındı. Sadece Sancaktepe’de 56 adrese yapılan operasyonda 26 kişinin gözaltına alındığı belirtilirken, operasyonun devam ettiği ve gözaltı sayısının artabileceği öğrenildi.
Dosyada gizlilik kararı
Gözaltına alınanlar Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi’ne götürüldü. Soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunduğu için avukatların da soruşturma ile ilgili bilgilendirilmediği kaydedildi. Gözaltı operasyonlarında şimdiye kadar 50 kişi gözaltına alınırken, toplam 60 kişi hakkında da yakalama kararı çıkarıldığı öğrenildi. Savcılık aynı zamanda 72 saat süreli ev araması kararı çıkarttı.
Operasyonlara tepki
Operasyona birçok kurum sert tepki gösterdi. BDP operasyonları “cadı avı” olarak nitelendirirken, açıklama yapan BDP Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, halkın günlerdir süren mücadelesine hükümetin acımasız yöneliminin devam ettiğini belirterek, “İzmir merkezli gözaltı furyasında alınanlar tutuklanırken, bugün de İstanbul’da toplumsal muhalefetin farklı kesimlerine yönelik artık cadı avı niteliği alan operasyonlar yapılıyor, siyasi parti üyeleri, öğrenciler gözaltına alınıyor” tepkisinde bulundu.
Aka-Der Genel Başkanı Altan Açıkdilli de yaptığı yazılı açıklamada Aka-Der Sancaktepe Şube Başkanı Selçuk Kalaycıoğlu ile Aka-Der üyesi Düzgün Polat’ın da gözaltına alındığını bildirirken, “Her türlü baskıyı sindirme aracı olarak kullananlara soruyoruz. Bütün halkı kapatacak kadar büyük bir hapishaneniz var mı? Çünkü baskılarla, gözaltılarla, tutuklamalarla bu halkı yıldıramayacaksınız” dedi.
İzmir’de 11 tutuklama
İzmir’de, Taksim Gezi Parkı direnişine destek verdikleri gerekçesiyle polisler tarafından 4 gün önce gözaltına alınan ve önceki akşam saatlerinde tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edilen 13 kişiden 11’i tutuklanırken, son tutuklamalarla beraber İzmir’de sayı 48’e çıktı.
Resmi ve sivil polisler dövdü
Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesine ilişkin soruşturmada önceki gün gözaltına alınan ve sorgusunun ardında serbest bırakılan Serkan K. ifadesinde Ali İsmail Korkmaz’ı dövmediğini ancak başka göstericileri dövdüğünü itiraf ederek, elinde meşe odunuyla polisle birlikte yarım saat beklediğini söyledi. Bu ifadeler, ikinci tanığın anlatımlarına da denk düşüyor.
Kayıp dakikalar araştırılacak
Ali İsmail Korkmaz’ın öldürülmesi olayının soruşturmasını yürüten savcılık, otelin güvenlik kameralarındaki 18 dakikalık bölümün neden olmadığının belirlenmesi için bilgisayar harddiski İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderdi. Öte yandan Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne ilişkin kimliği tespit edilen 2 kişiden biri olan Ahmet Ö. (34) gözaltına alındı.
Katili aklama belgesi
AİHM’den Türkiye’ye mahkumiyet
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 10 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı 2006 yılındaki Amed olaylarında, polisin gösteriye müdahalesi sonucu yüzüne isabet eden gaz fişeğiyle yaralanan Abdullah Yaşa davasında Türkiye’yi mahkum etti. AİHM’e taşınan davanın kararında, polisin toplumsal olaylarda biber gazı kullanımıyla ilgili Türk yasal mevzuatının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’yle uyumlu olmadığına hükmedilerek, Türkiye 20 bin euro cezaya çarptırıldı. Ayrıca mahkeme gerekçeli kararda, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin kötü ve insanlık dışı muameleyle mücadeyi kapsayan 3’üncü maddesini ihlal ettiğine vurgu yaptı.
Amaç esnafla karşı karşıya getirmek
İHD İstanbul Şubesi, Gezi Parkı direnişi sırasında yaşanan hak ihlallerine karşı şube binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıda söz alan İstanbul Şube Başkanı Ümit Efe, Gezi olaylarında gözlemci olarak yer alan insan hakları savunucularına, polis müdahalesinin ve insan hakkı ihlallerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Efe, “Sabahın erken saatlerinde bizzat polisler tarafından İstiklal Caddesi’nde esnafların camlarının kırıldığını gördük. Bunu esnaf ile direnişçileri karşı karşıya getirmek için yaptıklarını düşünüyorum. Nitekim eli palalıların ortaya çıkması tesadüf değildir” dedi. Efe’nin ardından Avukat Ahmet Cihan ve İHD üyesi Nejat Taştan konuştu.
Foruma silahlı saldırı
FIDH: Cadı avı başlatıldı
Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu (FIDH) Gezi olayları için rapor yayınladı. FIDH, raporunda olaylarda 5 kişinin yaşamını yitirdiğini, polisin açık şekilde orantısız güç kullandığını ve sivil saldırganların cezasız kaldığını belirtti. Raporda, polisin gazetecilere ve avukatlara yönelik şiddetine de değinildi. FIDH, uluslararası kamuoyuna da sorumlular cezalandırılana kadar gaz ve gösterilere müdahale araçlarının satışını ve ihracının askıya alma çağrısında bulundu.
