4.8 milyar doları kim getirdi?
KESK-AR Temmuz ayında kayıt dışı olarak Türkiye'ye giriş yapmış 4.8 milyar dolar olduğuna dikkat çekerken, AKP Hükümetinin toplumun kaderini dış kaynak girişlerine teslim etmeye son vermesi gerektiğini vurguladı. KESK-AR, TÜİK ve Merkez Bankası’nın kayıt dışı para girişleri kaynaklarını açıklanması gerektiğini belirtti.
KESK Araştırma Birimi KESK-AR'ın yaptığı açıklamada, neredeyse tamamıyla dış kaynak hareketlerine bağımlı hale gelen Türkiye ekonomisinde şu ana kadar aylık bazda giriş yapan en büyük kayıt-dışı paranın Temmuz ayında geldiği belirtilerek, “Kamusuyla-özeliyle boğazına kadar dış borç batağına batmış olan Türkiye’de uzun bir dönem kamudan özele kadar her alan kredilerle ihya edildi. Kamu beşiği altında yer alan merkezi yönetim, aldığı borçlarla devlet çarkını döndürdü. Merkez Bankası borçlanmayla rezerv biriktirdi. Özetle ülke üretim veya hizmet üretme yoluyla net döviz geliri elde edemedi, borçlanarak el parasıyla geçindi. Özel sektörde yer alan bankacılık sektörü dışarıdan temin ettiği ucuz kaynağı ağırlıklı olarak tüketicilere ve KOBİ’lere kredi olarak kullandırdı-muazzam karlar elde etti. Ülkenin en öne çıkartılan sektörlerinden İnşaat ve gayrimenkul sektörü temin ettiği bu kaynakla gökdelenler, konut siteleri, AVM’ler ve oteller yaptı, enerji sektörü ise bu kaynağı özelleştirmelere akıttı” ifadeleri kullanıldı.
Bu tür yatırımlar nedeniyle dış borç yükü altına girmiş olan şirketler veya onlara aracılık etmiş olan bankaların, döviz fiyatlarındaki ani, hızlı artışlara karşı uzun bir süredir ağır risk altında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Nitekim bu risk dolar kurunun 2 TL’nin üzerine çıkmasıyla gerçekleşmiş oldu. Daha önce birçok kez görülen senaryo yeniden gerçekleşti, nereden geldiği açıklanmayan, kaynağı belirsiz tam 4,8 milyar dolar para ülkeye bir anda girdi. Şaibeli paralar AKP iktidarının ritüeli haline geldi. AKP’nin on bir yıllık iktidarı boyunca 2006 hariç her yıl yüksek düzeyde kayıt dışı sermaye girişleri gerçekleşmiş; 2003 ile Kasım 2012 arasındaki net toplam giriş 42 milyar doları aşmıştır. 2009 yılında da döviz girişlerinin sekteye uğradığı benzer koşullarda da Ekim 2008’den Mayıs 2009’a kadar olan bir dönemde 18.3 milyar dolara ulaşmıştı.Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası’na çağrımızdır.On yıl boyunca, 45 milyar doları aşkın kayıt dışı para girişlerinin kaynaklarını araştırınız, açıklayınız.”
1,6 MİLYON KİŞİ KREDİ KARTI BORCUNU ÖDEYEMEDİĞİ İÇİN HACİZLE BURUN BURUNA
KESK-AR'ın açıklamasında, Mehmet Şimşek’in “Varlık Barışı”na dair açıklamasını anımsatılarak “Türkiye vatandaşlarının yurtdışında tuttukları paranın toplamda 130 milyar dolar civarında olduğunu söylemişti. Vatandaş parasını daha az risk taşıyan bir ülkede tutmak yerine her an patlamaya hazır bir balon misali risk taşıyan Türkiye’ye neden getirsin? Karşılığında ne alacak? Yanıt basit. Türkiye’de faizlerin yükselmesiyle birlikte bankalar mevduata, devlet de tahvil ve Hazine Bonosu gibi borçlanma senetlerine yüksek faiz verebiliyor. Ülkede evini, arabasını krediyle alanların yanında günlük harcamaları için de kredi kullanan 41 milyon kişi var. Bunlardan 1,6 milyon kişi kredi kartı borcunu ödeyemediği için hacizle burun buruna” denildi.
(anka)
KESK Araştırma Birimi KESK-AR'ın yaptığı açıklamada, neredeyse tamamıyla dış kaynak hareketlerine bağımlı hale gelen Türkiye ekonomisinde şu ana kadar aylık bazda giriş yapan en büyük kayıt-dışı paranın Temmuz ayında geldiği belirtilerek, “Kamusuyla-özeliyle boğazına kadar dış borç batağına batmış olan Türkiye’de uzun bir dönem kamudan özele kadar her alan kredilerle ihya edildi. Kamu beşiği altında yer alan merkezi yönetim, aldığı borçlarla devlet çarkını döndürdü. Merkez Bankası borçlanmayla rezerv biriktirdi. Özetle ülke üretim veya hizmet üretme yoluyla net döviz geliri elde edemedi, borçlanarak el parasıyla geçindi. Özel sektörde yer alan bankacılık sektörü dışarıdan temin ettiği ucuz kaynağı ağırlıklı olarak tüketicilere ve KOBİ’lere kredi olarak kullandırdı-muazzam karlar elde etti. Ülkenin en öne çıkartılan sektörlerinden İnşaat ve gayrimenkul sektörü temin ettiği bu kaynakla gökdelenler, konut siteleri, AVM’ler ve oteller yaptı, enerji sektörü ise bu kaynağı özelleştirmelere akıttı” ifadeleri kullanıldı.
Bu tür yatırımlar nedeniyle dış borç yükü altına girmiş olan şirketler veya onlara aracılık etmiş olan bankaların, döviz fiyatlarındaki ani, hızlı artışlara karşı uzun bir süredir ağır risk altında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Nitekim bu risk dolar kurunun 2 TL’nin üzerine çıkmasıyla gerçekleşmiş oldu. Daha önce birçok kez görülen senaryo yeniden gerçekleşti, nereden geldiği açıklanmayan, kaynağı belirsiz tam 4,8 milyar dolar para ülkeye bir anda girdi. Şaibeli paralar AKP iktidarının ritüeli haline geldi. AKP’nin on bir yıllık iktidarı boyunca 2006 hariç her yıl yüksek düzeyde kayıt dışı sermaye girişleri gerçekleşmiş; 2003 ile Kasım 2012 arasındaki net toplam giriş 42 milyar doları aşmıştır. 2009 yılında da döviz girişlerinin sekteye uğradığı benzer koşullarda da Ekim 2008’den Mayıs 2009’a kadar olan bir dönemde 18.3 milyar dolara ulaşmıştı.Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası’na çağrımızdır.On yıl boyunca, 45 milyar doları aşkın kayıt dışı para girişlerinin kaynaklarını araştırınız, açıklayınız.”
1,6 MİLYON KİŞİ KREDİ KARTI BORCUNU ÖDEYEMEDİĞİ İÇİN HACİZLE BURUN BURUNA
KESK-AR'ın açıklamasında, Mehmet Şimşek’in “Varlık Barışı”na dair açıklamasını anımsatılarak “Türkiye vatandaşlarının yurtdışında tuttukları paranın toplamda 130 milyar dolar civarında olduğunu söylemişti. Vatandaş parasını daha az risk taşıyan bir ülkede tutmak yerine her an patlamaya hazır bir balon misali risk taşıyan Türkiye’ye neden getirsin? Karşılığında ne alacak? Yanıt basit. Türkiye’de faizlerin yükselmesiyle birlikte bankalar mevduata, devlet de tahvil ve Hazine Bonosu gibi borçlanma senetlerine yüksek faiz verebiliyor. Ülkede evini, arabasını krediyle alanların yanında günlük harcamaları için de kredi kullanan 41 milyon kişi var. Bunlardan 1,6 milyon kişi kredi kartı borcunu ödeyemediği için hacizle burun buruna” denildi.
(anka)
