Oniki Eylül Bir İnsanlık Suçudur!

12 Eylül Amerikancı Askeri faşist darbesinin gerekçeleri yaratılır, amaç Türkiye'yi liberalizmin, ulusal ve uluslararası şirketlerin, yandaşların yağmasına açmak, karma ekonomideki sosyal devlet kuruluşlarını özelleştirmelerle yok edip üreten ekonomi yerine pazar olan ekonomi haline getirip her alanda Türkiye'yi emperyalizme bağımlı kılmak,örgütlü olan 2,5 milyon işçi sınıfının devrimci gücünü yok etmek için gelirler, ideolojileriyle yeşil kuşak teorileriyle gelirler, AKP iktidarı bir Amerikancı 12 Eylül faşist darbesinin son halkasıdır.

'' 12 EYLÜL BİLANÇOSU:

650 bin kişi gözaltına alındı, ağır işkencelerden geçirildi...

1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

7 bin kişi için idam cezası istendi.

517 kişiye idam cezası verildi.

Haklarında idam cezası verilenlerden 50 devrimci asıldı.

300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.

144 kişi cezaevlerinde öldü.

14 kişi açlık grevinde öldü.

16 kişi "kaçarken" vuruldu.

95 kişi çatışmada öldü.

73 kişiye doğal ölüm raporu verildi.

43 kişinin intihar ettiği bildirildi.

71 bin kişi TCK'nin 141, 141 ve 163. maddelerinden yargılandı.

98 bin 404 kişi "örgüt üyesi olmak" suçundan yargılandı.

338 bin kişiye pasaport verilmedi.

30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.

14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına çıktı.

937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.

23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hakimin işine son verildi.

400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis istendi.

Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

31 gazeteci cezaevine girdi. 300 gazeteci saldırıya uğradı.

3 gazeteci silahla öldürüldü.

Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.

13 büyük gazete için 303 dava açıldı.

39 ton gazete ve dergi imha edildi.

* THK, Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun dışındaki tüm derneklerin, tüm siyasi partilerin, Türk-İş dışındaki tüm sendikaların faaliyetleri durduruldu. Arşivlerine, tarihlerine, bina ve paralarına el konuldu.

* Üniversite hocalarından 5000 kadarı gerekçesiz görevden alındı ve güvenlik soruşturmalarıyla, kurulan YÖK'le üniversitelerimizin ve ülkemizin bilim kaynakları güçsüzleştirildi.

* Tüm belediye başkanları görevden alındı, yerlerine sıkıyönetim komutanlıklarınca atama yapıldı.

* Sendikalaşma ortadan kaldırıldı, çalışanların kıdem tazminatı gibi kazanımları daraltıldı, ücretler ve sosyal haklar budandı, işçi sağlığı ve iş güvenliği zayıflatıldı, sınırlamalarla grev hakkı yasaklandı.

* 1981 yılında okullara zorunlu din dersi getirildi; Türk İslam sentezi bir kültürün milli kültür olarak kabul edilmesi kararlaştırıldı; Diyanet İşleri’nde 260 din görevlisinin maaşının Rabıta-ül islam örgütünce ödenmesi onaylandı.''
Blogger tarafından desteklenmektedir.