Narı Nura, Gazabı Merhamete Çevirin
Merhamet hissi, imanın, vicdanın en güzel yansımalarından biridir.Ne var kigünümüzde birçok insanda
körelen bir duygu haline geldi. İnsanların vicdanlarındaaçılan bu büyük boşluğu
kin, öfke ve gaddarlık doldurdu. Böylece merhametsizlik adeta bütün dünyayı kasıp
kavurdu. Acımasızlık, ahlaki yozlaşmalar ve vicdani duyarsızlıklar hayatın her
alanında kendisini gösterdi, gösteriyor.Oysa tüm yaratılmışlara şefkatle yaklaşmak,acımak, onlara iyilik ve yardımda
bulunmak insanı insan yapan en temel özelliklerdir.
Elbette her insanda az veya çok, en azından kendi yakınlarına, çocuğuna
karşı bir merhamet hissi vardır. Ancak Müslüman’ın merhamet anlayışı bundan çok
dahaileri ve derin bir anlayıştır.Çünkü merhametinin temelinde Allah’a olan samimi imanı vardır.İmanıyla beraber;
Müslüman
merhametlidir çünkü, Allah’ın ruhundan üflediği, şuur ve vicdan sahibi
kıldığı bir varlıktır. Son derece hassas bir duyarlılığa sahiptir.
Müslüman merhametlidir
çünkü, her şeyden evvelkendisi de Allah’ın merhametine ve şefkatine muhtaç
olduğunun farkındadır.Hal böyleyken bunu başkalarından esirgemesi düşünülemez.
Müslüman
merhametlidir çünkü, her insanın kaderinde olanı yaşadığının
bilincindedir. Dolayısıyla kimseyi içinde bulunduğu şartlardan dolayı aşağı
görmez. İyi olması için gayret eder, elinden tutar.
Müslüman
merhametlidir çünkü, dünya bir imtihan yeri olduğunun ve tüm insanların
yaşadıkları olaylarla, eksikliklerle ve zorluklarla denendiğinin farkındadır.
Yarın kendisinin de aynı imtihan şartlarıyla, aynı mahrumiyetlerle
karşılaşmayacağını hiç kimse ona garanti edemez.
Müslüman
merhametlidir çünkü, Allah’ın sonsuz güzel ahlakına aşıktır.Allah,
merhametlilerin en merhametlisidir. Müslüman da gücünün yettiği en son sınıra kadar
merhameti yaşar.
Müslüman
merhametlidir çünkü, Allah’tan korkar. Gaddar bir tavır en başta
Allah’ın rızasına, Kuran’a, vicdana uygun değildir. Müslüman böyle katı bir
ruhtan şiddetle sakınır. Bilir ki, Peygamberimiz (sav)’in de belirttiği gibi “Merhamet etmeyene, merhamet olunmaz.”
Müslüman
merhametlidir çünkü,Rabbimizi aşkla sever. O’nun rızasını,beğenisini her
şeyin üzerinde tutar. Merhametli olmak ise Allah’ın beğendiği, emrettiği bir
ahlaktır.
Müslüman
merhametlidir çünkü, aczini ve haddini bilir. Tevazu sahibidir, adeta
toprak gibidir.Kimsenin kimseye üst perdeden bakacak bir durumu olmadığının,
üstünlüğün yalnız takva ile olduğunun şuurundadır. Rabbimiz bizi nasıl koruyor ve
şefkat gösteriyorsa iman edenler de diğer bütün insanları koruyup kollarlar,
özellikle zayıf ve yardıma muhtaç insanlara karşı çok halim ve yardımsever
davranırlar.
Günümüz
toplumunda çok sık karşılaştığımız zalimlik ve merhametsizliğin ana sebebi
inançsızlık veya iman eksikliğidir. Allah’ı
seven ve Allah’tan korkan bir Müslüman acımasız ve insafsız olmaz. Acımasız
olmayı, gaddarlığı, katılığı vicdanı kaldıramaz. Müslüman merhametin
öğretmenidir; şefkatlidir, halimdir, sevgi doludur, sevecendir, affedicidir,
güzel huyludur. Peygamberimiz (sav)’in ahlakıyla yoğrulmuş böyle bir gönül, elbette
sadece insana değil; bitkilere,hayvanlara, tüm varlık aleminemerhamet nazarıyla
bakar. İşte bugün tüm dünyanın İslam’ın bu merhamet ruhuna ihtiyacı var. Tüm insanlığa İslam’ın bu güzelliğini hem göstermeli hemanlatmalıyız.Narı nura,
gazabı merhamete çevirmeliyiz. Allah’ın izniyle tüm Müslümanların, İslam aleminin birlik olması yakın. Bu
da özlenen tüm güzelliklerin, arzuladığımız sevginin, merhametin tüm dünyaya
hakim olması demek. İttihad-ı İslam’ın oluşturulmasıyla İslam’ın bu derin merhamet
anlayışı,Darwinizmin ve materyalizmin katı ve acımasız dünya görüşüyle mahvolan
toplumları şefkat kanatlarıyla saracaktır.

