‘Kim bu Abdullah Sarıtaş?’: Tuzluçayır’daki Cami-Cemevi’ne muamma bir ad
Tuzluçayır’da bölge halkının büyük tepkilerine ve hukuksuzluklara karşın inşa edilen Cami-Cemevi’nin cami bölümüne “Abdullah Sarıtaş” adı verildi ancak bu adı ne bilen var ne duyan
Fethullah Gülen-İzzettin Doğan işbirliği, AKP’li Büyükşehir ile Mamak belediyelerinin izni ve polisin karakola dönüştürme taktiği ile Ankara Tuzluçayır’da inşa edilen asimilasyon projesi Cami-Cemevi’nin cami bölümüne “Abdullah Sarıtaş” adı verildi. “Abdullah Sarıtaş Camii” yazısı, binanın giriş bölümünde duvara işlendi.
Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Tuzluçayır bölgesinde halkın büyük tepkisine neden olan ve bir direniş merkezine dönüşen Cami-Cemevi’ne verilen isim tartışma yarattı.
Sendika.Org’un ulaştığı Mamaklılar, Abdullah Sarıtaş adını gördüklerinde şaşırdıklarını, bu adı internette arattıklarını, bölge insanına sorduklarını ancak Sarıtaş’ın kim olduğuna ilişkin somut hiçbir bilgiye ulaşamadıklarını aktardı.
Hukuksuzluk aleni, mahkeme beklemede,Adının nereden geldiği bir muamma halindeki Cami-Cemevi’nin hukuki statüsü ise bir hukuksuzluklar zinciri.
Ankara 7. İdare Mahkemesi, projenin yapı ruhsatının iptali ve yürütmesinin durdurulması talepleriyle açılan davada Mamak Belediyesi’nin projeye biçtiği “kültürel tesis alanı” kılıfına uymuş ve talepleri reddetmişti. Bir üst mahkeme ise, avukatların itirazı sonucunda 7. İdare Mahkemesi’nin kararını bozmuştu.
Bunun üzerine dosyayı yeniden inceleyen mahkeme, Mamak Belediyesi’nden imar planını ve proje ruhsatını istemişti. Belediye ise iki defa süre verilmesine karşın herhangi bir belge sunamamıştı. Avukatların itirazlarına karşın mahkeme, belediyeye üçüncü defa süre vermiş ve belgeleri sunmaması halinde suç duyurusunda bulunulacağını belirtmişti.
Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin Mamak Belediyesi’ne verdiği toplam süre ayları bulurken, bu zaman zarfında Cami-Cemevi’nin inşaatı sonlanma noktasına geldi.
