BOZCAADA... Birbiriyle ilintisiz sanılan yasal düzenlemeler, bölge üzerinde büyük tehdit!
Bozcaada yapılaşma tehdidi altında. Birbiriyle ilintisiz sanılan yasal düzenlemeler, bölgenin üzerindeki tehdidi gözler önüne seriyor.
Bozcaada aslında 2004 yılından bu yana yapılaşma tehdidi altında. Bugüne değin betonlaştırılmadıysa zamanı gelmediğini düşündükleri içindir.
Tehdidi görebilmek için birbiriyle ilintisiz sanılan yasal düzenlemelerin ayrıntısına inmek gerekiyor.
29 Ocak 2004 günü; “Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması” adını verdikleri 5084 sayılı bir Yasa çıkarıldı. Bu Yasa ile TÜİK 2001 verilerine göre kişi başına düşen milli geliri 1.500 ABD dolarının adlında kalan illerde en az on kişilik istihdam sağlayan yatırımlar için vergi ve sigorta indirimleri ile Hazine toprakları üzerinde 49 yıl süreli bedelsiz irtifak hakkı tanınabileceği kurala bağlanmıştı. Kışın 1.000, yaz aylarında ise yaklaşık 2.600 kişinin yaşadığı; 1 ve 3. derece doğal ve kentsel SİT olan Bozcaada, Tunceli ve Şırnak gibi az gelişmiş illerle birlikte bu kapsama giriyordu. Yasanın taşınmazlar üzerindeki irtifak hakkı düzenlemeleri Şubat 2009 tarihine değin yürürlükte kaldı. Bu süre içinde neler yapıldığını ancak “yetkililer” biliyordur.
18 Şubat 2009 günü 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Yasasına 32/A olarak numaralandırılan bir madde eklendi. Bu maddeyle, Hazine Müsteşarlığınca (daha sonra Ekonomi Bakanlığı) teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilecek kazançlardan, Devletin vereceği katkı tutarına ulaşıncaya kadar Kurumlar vergisinin %90 indirimli alınması olanağı tanındı. Turizm yatırımlarına Devlet büyük katkılar veriyor. Maddede, küçük ölçekli yatırımların %25’i; 50 milyonu aşan yatırımların ise %45’inin verilmesi öngörülüyordu. Bu oranlar, vergi affı olarak bilinen 13.2.2011 günlü 6111 sayılı Yasa ile sırasıyla %45 ve %65’e çıkarıldı.
18 Şubat 2009 günü 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Yasasına 32/A olarak numaralandırılan bir madde eklendi. Bu maddeyle, Hazine Müsteşarlığınca (daha sonra Ekonomi Bakanlığı) teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilecek kazançlardan, Devletin vereceği katkı tutarına ulaşıncaya kadar Kurumlar vergisinin %90 indirimli alınması olanağı tanındı. Turizm yatırımlarına Devlet büyük katkılar veriyor. Maddede, küçük ölçekli yatırımların %25’i; 50 milyonu aşan yatırımların ise %45’inin verilmesi öngörülüyordu. Bu oranlar, vergi affı olarak bilinen 13.2.2011 günlü 6111 sayılı Yasa ile sırasıyla %45 ve %65’e çıkarıldı.
Yasanın 32/A maddesinde, Gökçeada ve Bozcaada adlarından söz edilmiyor, ancak gelişkin bölgelerde de uygulanabilmesini sağlayabilmek için illerin gruplandırılması ve hangi sektörlerin özendirileceğine karar verme yetkisi Bakanlar Kurulu’na bırakılıyordu. Ancak 31 Mayıs 2012 tarihinde değiştirildi ve şu cümle eklendi; “ Gökçeada ve Bozcaada’da yapılan yatırımlara ve Bakanlar Kurulunca belirlenen kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgelerinde yapılan turizm yatırımlarına ilişkin yatırım ve istihdam büyüklüklerini belirlemeye (….) Bakanlar Kurulu yetkilidir.” Böylelikle Ada’nın imara açılacağının işareti açıkça verilmiş oldu.
AKP’nin Bozcaada üzerindeki emelleri, 2013 yılında yapılan ve Ada’nın neredeyse %90’ını yapılaşmaya açan plan düzenlemeleriyle görünür hale geldi. 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı yargıya taşındı. AKP’nin refleksleri bu gibi durumlar için çok gelişkin. İptal olasılığına karşı derhal 1/100.000 ölçekli nazım imar planı hazırladı ve askıya çıkardı. 1/25.000 ölçekli plan buna uygun düzenlenmek zorunda ve yeni bir plan olduğu için yargı kararı boşa çıkarılmış olacak.
Çanakkale valisinin Ada’nın katledilmesi karşısında çok soğukkanlı olduğu görülüyor. Gelişmeleri; “ Bu aşamada herkesin tabii mutlu ve memnun olması mümkün değil. Birilerinin itirazları, birilerinin de ne kadar iyi olduğu fikirleri olacaktır.” sözleriyle karşıladığını okuduk.
Gökçeada’yı da yakın bir gelecekte benzer bir kader bekliyor. Kadir Sev-SOL.ORG
