Page Nav

HIDE
GRID_STYLE
FALSE

Ali Bayramoğlu'ndan kritik 'Samast' sorusu: 7 yıldır tecritte, polislerin sicil numaralarını nereden biliyor?

Cinayette ihmali olan kamu görevlileri hakkındaki soruşturmada tanık sıfatı ile ifade veren Ogün Samast, çelişkili beyanlarla polis müdü...


Cinayette ihmali olan kamu görevlileri hakkındaki soruşturmada tanık sıfatı ile ifade veren Ogün Samast, çelişkili beyanlarla polis müdürleri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer’i suçladı. Paralel yapı iddiasını ortaya atan Samast, Sabah’ın tekzip edilen haberini referans gösterdi.

Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu da Samast'ın ifadesi için 'ilginç bir zamanlama' yorumunu yaptı. Samast'ın, 3 ilde kendisine ve diğer sanıklara ait telefon numaralarının sorgulandığını iddia ettiğini ve sorgulayan polislerin sicil numaralarını verdiğini belirten Bayramoğlu, kritik bir soru sordu: "Hapiste tecrit halde yaşayan dava sürecinin gösterdiği gibi düşünme kabiliyetleri sınırlı Samast bu sicil numaralarını nereden biliyor?"
İşte Bayramoğlu'nun yazısındaki o bölüm:
Ogün Samast, cinayetin tetikçisi…
Cinayetten 7 yıl sonra konuşuyor.
Diyor ki, “cinayeti planlayanlar Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek’ti. Cinayet mahallinde onların adamları ve bir MİT’çi beni kolluyorlardı, banka kamera görüntülerini, kendi kayıtlarını ortadan kaldırmak için onlar sildiler…”
İlginç bir zamanlama…
Dahası, iktidar çevrelerinden Hrant’ın arkadaşlarına uzanan bir hatta yaygın ve hızlı bir benimseme…
Samast doğru mu söylüyor?
Bu kavga ortamında kullanılıyor olabilir mi?
Örneğin Samast, 3 ilde kendisine ve diğer sanıklara ait telefon numaralarının sorgulandığını iddia etmiş ve sorgulayan polislerin sicil numaralarını vermiş.
Hapiste tecrit halde yaşayan dava sürecinin gösterdiği gibi düşünme kabiliyetleri sınırlı Samast bu sicil numaralarını nereden biliyor?
Tüm bu sorular Samast’ın söylediklerini hafife almak anlamına gelmez.
Hele bu cinayette bir üst aklın olduğu ve cinayet mahalinde Samast’ın yalnız bulunmadığını düşünenler için anlatılan oldukça akla yakın görülebilir.
Doğru da olabilir.
Ancak doğru olarak kabul edilmeleri için, önce ciddi şekilde araştırılmaları ve kanıtlanmaları gerekir. Avcı olayında olduğu gibi iddialar pek çok açıdan izaha muhtaçtır.
Bir dönem Şık’a, Şener’e, Avcı’ya yönetilen silah, şimdi silahın eski sahiplerine yöneltiliyorsa, düğüm büyür, pislik artar, sahte kahramanlar ürer, yargı zora düşer..
Dink dosyasını araçsallaştırmaktan kaçınmak asgari ahlaki tutumdur.