Sağından soluna köşe yazarları Adalet Mitingi için ne dedi?
Başladığı günden bu yana iktidar cephesinden
sol-sosyalistlere kadar geniş bir kesimin tartışma konusu olan Adalet Yürüyüşü,
Maltepe’de büyük bir miting ile sonuçlandı. Miting ile birlikte sürecin
toplamına dair değerlendirmeler de gazetelerde yer buldu. Yandaş medyada
Kılıçdaroğlu ve liderliği öncelikli tartışma konusuyken, solda ise yürüyüşün
değiştirdikleri ve geleceği tartışıldı
Sabah gazetesinden Melih Altınok, mitingin teröristler,
FETÖ’cüler ve darbecilere moral olduğunu söyledi. Altınok, “Öyle ya, muhalefet
misyonunu bireysel çıkarlarına eşitlemeyi başaran kaç bürokrat Kemal Bey’in
yaptığını yapabilir, bunca yıl o koltukta kalabilir, ardından peşine onca
kalabalık takabilirdi. Bakalım Kemal Bey, 2019 gelip çatınca rakibin karşısına
çıkmayacak olmanın ezikliğini nasıl bir organizasyonla örtülemeye çalışacak”
dedi.
***
Star’dan Ahmet Kekeç, Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi Batı’ya
şikayet ettiğini söyleyerek hayıflandı. Yürüyüşün ardından “parlatma misyonuna
koşulmuş medyanın” Kılıçdaroğlu hakkında “Lider oldu” demesini eleştirdi:
“Bugüne kadar sadece ‘genel başkan’ olarak taltif ediliyordu, hatta bazıları
‘CHP genel müdürü’ diye dalga geçiyordu. Bundan sonra lider olabilir mi?
Sanmam. Liderlik, nasıl derler, biraz zorlama bir sıfat gibi duruyor.”
***
Yeni Akit’ten Abdurrahman Dilipak “Evet, ben de adalet
istiyorum” başlıklı yazısında şunları dedi: “Kılıçdaroğlu adaleti filan
savunmuyor. Bir yandan korkuyor, öte yandan konjonktürü uygun buldu, Gülen’in
himmeti ile durumdan vazife çıkartıyor. Korkuyor, çünkü Can ya da Enis
konuşursa Kılıçdaroğlu biter. Kılıçdaroğlu güya Enis’i savunuyor. Hayır, Enis’e
bu şekilde mobing uyguluyor. Enis konuşsa Can da biter, Kılıçdaroğlu da…”
***
Davutoğlu çizgisindeki Karar gazetesinden Mehmet Ocaktan ise
Amerika tarihinde ilk başkan yardımcısı olan avukat John Adams’ın hayatından
bir kesit verdi. Ocaktan, yazısının sonunda ise şunları söyledi: “Kabul etmek
gerekiyor ki, büyük fedakarlıkları göze almadan, mücadele etmeden evrensel
normlarda bir adalet sistemi inşa etmek pek mümkün değil. Bazılarının bu hikaye
bağlamında, ‘Amerika’daki hukuk mücadelesinden bize ne, biz kendimize bakalım’
diyeceğinden eminim. Ben sadece bir hukuk mücadelesinin hikayesini aktardım o
kadar… Elbette kendimize bakalım, ama bize ait hikayeler maalesef hiç iç açıcı
değil…”
***
Hürriyet’in iktidara yakın kalemi Abdülkadir Selvi,
referandum sürecindeki Evet-Hayır oy oranlarının karşılaştırmasını yaptı. “16
Nisan’dan sonra en çok merak edilen noktalardan biri yüzde 49 hayır oylarının
akıbetiydi. Erdoğan, yüzde 50’yi korur ama muhalefet 49’luk bloku bir arada
tutmayı başarabilir miydi?” diye soran Selvi, Adalet Yürüyüşü’nü 2019 seçimleri
üzerinden değerlendirdiği yazısını şöyle bitirdi: “Ama asıl mücadele
cumhurbaşkanlığı seçimi için verilecek. Hedef, Erdoğan’ı ilk turda
cumhurbaşkanı seçtirmemek. Merak etmeyin, yeni bir Ekmeleddin İhsanoğlu
çıkmayacak. Kemal Kılıçdaroğlu’da da aday olmayacak. Erdoğan’a karşı bir Macron
arayışındalar. Tabii onlar Macron’u ararken Erdoğan çoktan ipi göğüslemezse.”
***
Yine Hürriyet’ten Murat Yetkin yürüyüşün yarattığı değişimi
tartıştı: “Kılıçdaroğlu’nun, CHP milletvekili Enis Berberoğlu’nun 25 yıla
mahkûm edilip hapse atılması ardından baştattığı yürüyüş sadece AK Parti
hükümetini, sadece CHP’yi değil, Türkiye’de siyaset yapma şeklini de
değiştirmeye aday.”
***
Cumhuriyet’ten Orhan Bursalı yürüyüş ve mitingle iki şeyin
değiştiğini yazdı: CHP’ye yönelik algı ve umutsuzluk hali. Bursalı şu yorumu
yaptı: “Yürüyüş büyük bir güven patlamasıyla dün Maltepe’de milyonların
katılımıyla doruk noktasını buldu. Gördüğüm ve vardığım sonuç şudur: Adalet
Yürüyüşü bir İktidar Yürüyüşü’ne dönüşmüş durumda. Büyük bir dinamizm, istek
var… Adalet Yürüyüşü ve Maltepe Mitingi, iki kötüyü yıktı.”
***
BirGün’den Atilla Aşut ise “Onbinlerin ‘Adalet Yürüyüşü’”
başlıklı yazısında “Yürüyüş, son halkoylaması sürecinde oluşan ‘Hayır
Cephesi’nin bileşenlerinin büyük ölçüde desteğini alırken, fanatik AKP’liler
dışında, ‘Evet’çilerin de sempatiyle baktığı bir büyük kitle eylemi olarak
tarihe geçti” ifadelerine yer verdi.
***
Evrensel başyazarı İhsan Çaralan yer alan köşe yazısında
Binali Yıldırım’ın “Adalet yollarda aranmaz”dan “Yollarda adalet aramak
olabilir” der hale geldiğine dikkat çekti, yürüyüşün Yıldırım’ı bile
bilinçlendirdiğini söyledi. Çaralan, “Böylece Yıldırım; ‘Tamam biz yollarda
adalet aranır diyelim ama siz de 15 Temmuz’a kontrollü darbe demeyin’ diyen bir
‘pazarlık’ için de kapıyı araladı!” yorumu yaptı.


