Devlet eğitimden kademe kademe çekilmiş. Yoksulluk ve sahipsizlikten, 1 milyon çocuk tarikatların elinde!
2017’de ‘Eğitimde tarikatların etkisini’ araştıran Dokuz
Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı, 1 yıl süren
araştırmanın sonucunun vahim olduğunu vurguladı:
"1 milyon öğrenci tarikatların
elinde. Sadece İstanbul’da 445 tarikat ve kolu faaliyet gösteriyor. Aileler,
yoksulluk ve sahipsizlikten çocuğunu tarikatlara teslim etmiş halde..."
Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esergül
Balcı ve ekibi yaklaşık bir yıl boyunca sahada çalıştı. “Eğitimde Tarikat ve
Medrese Gerçeği, 1 Milyon Öğrenci Tarikatların Elinde” başlıklı bir rapor
yayımladı. 2017 yılında hazırlanan raporda, Türkiye'de tarikat ve cemaatlerin
eğitim sistemindeki etkileri ortaya konuldu.
‘SONUÇLAR HAYRETE DÜŞÜRDÜ'
Rapora göre Türkiye'de 2.6 milyon kişinin bir tarikatla
organik bağı bulunuyor. Tarikat üyesi olan ya da faaliyetlerine katılan kişi
sayısı ise 1.1 milyon. Sadece İstanbul'da 445 tarikat ve kolunun medrese ya da
Kuran kursu adı altında binlerce çocuğa eğitim verdiği tespit edildi. Üstelik
bu çocukların bir kısmı okul çağında bile değil… Rapordan çıkan sonuçları değerlendiren
Prof. Esergül Balcı, “Sonuçlar karşısında biz de hayrete düştük” ifadelerini
kullandı. Balcı, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Taşrada durum aslında daha vahim. Devlet eğitimden kademe
kademe çekilmiş. Bazı bölgelerde okullar kapatılmış. Yoksulluk ve sahipsizlik
nedeniyle aileler çocuklarını tarikatlara teslim etmiş durumda. Yarın bu
çocukların hangi amaç için, nasıl kullanılacağı meçhul. Her türlü istismara
açıklar. Bu durum terör kadar ciddi bir ulusal güvenlik sorunudur.”
Prof. Balcı şunları söyledi: “Doğu ve Güneydoğu'daki
medreseler Irak, İran ve Suriye gibi sorunlu ülkelerdeki benzer yapılarla
irtibat halinde. Biz bunun için Tarikat Erasmusu ifadesini kullandık.” Balcı,
bu araştırmayı yapma fikrinin nasıl ortaya çıktığını ise şöyle anlattı:
‘TEHDİT OLARAK GÖRÜYORLARDI'
“Fikir Rusya'da olduğum dönemde başladı. FETÖ, burada
yayılmıştı. Ruslar bunu bir tehdit olarak görüyorlardı. ABD'ye gittiğimde
koruyup kollandıklarını gördüm. Bu yapının Türkiye için ne kadar büyük bir
tehdit olduğuna şahit oldum. Üstelik tüm altyapılarını eğitim üzerine kurmuş
bir yapıdan söz ediyoruz. Bu konudaki çalışmalar ise çok sığ.”

