Bucak, Yenişeker, İğrek, Taş, Işıklar ve Değirmenci: İşte CHP'nin iğrenç halleri! (Ulan iyi ki sosyalizm var!)
Daha önce AKP’den 2 defa Urfa milletvekili adayı olmuş, yakınlarda
ise MHP’den belediye başkan adayı… Belediye başkan adayı iken; “Bir daha
Bucak'ın içinde bir tane başka partiyle araba görürsem kendileri bilir,
şimdiden kendilerine mezar kazmaya başlasınlar. Biz seçime değil ölmeye
geliyoruz” bile diyebilmiş. Bu kadar pervasız yani. Ve bir Allah’ın kulu da
çıkıp; “kimsin yahu sen… ne ayaksın… gel bakalım buraya, bu sözleri hangi
cüretle söylüyorsun” dememiş, diyememiş. Sonra CHP’nin başındaki çete tutmuş
bunu kendi partisinden Siverek belediye başkan adayı yapmış… yapmış ama,
partinin aday tanıtım toplantısında sadece adı geçmiş, partinin başındaki çete tarafından
o toplantıya korkuda getirilmemiş… Adını biliyorsunuz, Mehmet Fatih Bucak…
Bucak aşiretinin önde gelen isimlerinden biri… Hani şu meşhur “Susurluk
Kepazeliği”ndeki başrol oyuncularından biri olan “Sedat Bucak”gillerden… Mehmet
Fatih Bucak artık CHP Siverek belediye başkan adayı!
![]() |
| HİDAYET KOÇULU ÖLDÜRÜLEN OĞLU MİTHAT KOÇULU'NUN FOTOĞRAFIYLA |
![]() |
| MİTHAT KOÇULU'NUN KATİLİ ESKİ MHP MİLLETVEKİLİ ATİLLA KAYA İLE İLGİ BİR GAZETE HABERİ |
Mustafa Yenişeker, Erzurum’da, 19 Haziran 1980’de sol
görüşlü müteahhit Mithat Koçulu’yu, MHP eski milletvekili Atilla Kaya ile birlikte hareket etmek suretiyle, bıçaklayarak öldürmüş. Mithat Koçulu, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat
Mühendisliği mezunuymuş. Öldürüldüğünde 28 yaşında ve iki yıllık evliymiş. Eşi
23 yaşında, oğlu ise henüz 11 aylıkmış. Mustafa Yenişeker ve Atilla Kaya işledikleri
cinayetin ardından, Erzurum’daki Erzurum-Ağrı-Kars-Artvin Sıkıyönetim
Komutanlığı 1 No’lu Askeri Mahkemesi’nin 24 Haziran 1985’te verdiği kararla
idam cezasına çarptırılmışlar. Bu ceza aynı mahkeme tarafından müebbet ağır
hapis cezası ile mahkumiyete çevrilmiş. Çıkan ilk af yasasıyla birlikte serbest
kalmışlar. Atilla Kaya 2007’de MHP’den milletvekili seçilerek meclise bile
girebilmiş. Mustafa Yenişeker ise, önümüzdeki yerel seçim için İYİ Parti
kontenjanından CHP Kartal belediye meclis üyesi adayı yapılmış. Oysa ki yukarıda
belirttiğimiz gibi her ikisi de birer katil.
![]() |
| SELAMİ İĞREK (Sağ Başta) VE HALUK KIRCI (Ortada) |
9 Ekim 1978 günü, artık hepimizin, herkeslerin bildiği “Bahçelievler
Katliamı”nı gerçekleştirerek savunmasız 7 TİP'li öğrenciyi katleden kontra
çetenin içerisinde yer alan Haluk Kırcı ile birlikte çekilmiş sarmaş dolaş
fotoğrafları ortaya saçılan Selami İğrek de tıpkı Mustafa Yenişeker gibi
önümüzdeki yerel seçim için CHP’den Ataşehir İlçe Belediye Meclisi üyeliğine
aday gösterilmiş. Selami İğrek katil değil ama sarmaş dolaş olduğu Haluk Kırcı
bir katil! Hem de, katliam sırasında, savunmasız o gençleri telle ve havluyla
boğamayacağını anlayınca kurşunlayıp katledecek kadar gözü dönmüş bir katil!
CHP, az önce belirttiğim gibi böyle bir şahısla sarmaş dolaş olmakta herhangi
bir sakınca görmeyen ve bunu fotoğraflayıp sosyal medyada bile paylaşabilen Selami
İğrek’i bağrına basmış!
Türkiye’de düzen ve iktidar kontrolden ve zıvanadan çıkınca,
buna paralel olarak özellikle CHP’de artık haysiyetsizliğe varan bir seviyeye yükselmiş
olan, faşist kişi, çıkar ve düşüncelerin hakim olduğu bir tuhaf geleneğe
tanıklık ettiğimiz şu günlerde, bu berbat geleneğin ve anlayışın daha iyi
anlaşılabilmesi için yukarıdaki üç örneği verdim. CHP elbette bir sınıf partisi
değildir ve buna bağlı olarak sınıf mücadelesi gibi bir kaygısı yoktur ama ortaya
çıkan ve görünen o ki, bu parti ve başındaki çete için sosyal demokrasinin
artık Haluk Kırcı, Mehmet Fatih Bucak ve Selami İğrek kadar bile değeri yoktur!
![]() |
| ÖZCAN IŞIKLAR-SELAMİ DEĞİRMENCİ |
Bundan önceki yazımda Özcan Işıklar ve Selami Değirmenci
için; “2004 yerel seçimlerinde Genç Parti diye bir çöplüğe gidip aday olan ve
böylelikle AKP adayına seçim kazandıran Selami Değirmenci’nin bu kez de DSP
diye bilinen, adı var, kendi yok bir “parti”ye gidip aday olmasıyla ilgili söylenecek
pek fazla bir şey olduğunu düşünmüyorum. “Dünürler” meselesiyle ilgili olarak
ise bir tek kelime etmenin bile kendi adıma bir zulüm olacağını belirtmek
istiyorum. Ahlaksızlık, ilkesizlik, omurgasızlık gibi kelimeler benim öteden
beri, bulduğum her fırsatta kullandığım kelimelerdir. Ana dilimiz öyle pek
fazla zengin bir dil olmadığı için, yıllardır bunlarla idare ediyorum”
demiştim. Söylediklerimin arkasında olduğumu belirtmek istiyorum.
Yine o yazımda Alper Taş için ise; “Mehmet Fatih Bucak
isimli gerici-faşist bir şahsın aday gösterildiği bir partide Alper Taş’ın
neden ve nasıl aday olmayı kabul ettiği konusunda da söylenecek pek fazla bir
şey olduğunu düşünmüyorum” notunu düşmüştüm. Bu sözlerimin de arkasındayım. Alper
Taş, ÖDP ve ÖDP’liler, içerisinde ırkçılığın, şovenizmin, gericiliğin ve
faşizmin cirit attığı vıcık vıcık bir partinin artık gözle görülür bir hale
gelmiş olan o iğrenç burjuva siyaset anlayışıyla yan yana durmayı yalayıp
yutuyorlar ve içlerine de sindirebiliyorlarsa hepsine afiyet olsun diyorum.
Zerre kadar sevmediğim ve küçük çocuklardan mümkün olduğunca uzak tutulmasına
inandığım Perinçek bile, ÖDP’nin kurulmasıyla birlikte bu parti hakkında
söyleyip durduklarında epeyce haklıymış meğer.
Şimdi bunca kepazeliğe, bunca arsızlığa, bunca yüzsüzlüğe ve bunca utanmazlığa bakıp da "ulan iyi ki sosyalizm var" dememek mümkün mü...
Şimdi bunca kepazeliğe, bunca arsızlığa, bunca yüzsüzlüğe ve bunca utanmazlığa bakıp da "ulan iyi ki sosyalizm var" dememek mümkün mü...
Sevgiyle, dirençli ve uyanık kalın… (HAYRİ GÜNEL)




