Ve Başakşehir ligin bitimine 8 hafta kala şampiyon ilan edilir: "Başakşehir şampiyon oluyor, ben kurdum, rahatım"

“Cumhurbaşkanı taraf olursa!”
Sosyal medya, “Başakşehir şampiyon oluyor, ben kurdum, rahatım” yorumlarına kızgın ve tepkili...


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı bir televizyon programında Süper Lig lideri Başakşehir için kullandığı, “Rahatım, Başakşehir’i ben kurdum, şampiyon oluyorlar, ayrıca bir takım daha var. 14-15 yaşlarında oynadım Erokspor, o da proje takımı” sözleri özellikle Galatasaray ve Beşiktaş taraftlarını kızdırdı.

Hakemler ve TFF’nin bu sözüen etkileceğini belirten binlerce sosyal medya izleyicisi, “Başakşehir şampiyon ilan edildi, siyaset futbola karışıyor” yorumu yaptı.

Amatör kulüpler ise “İstanbul’da binlerce amatör kulüp varken niçin Erokspor destekleniyor” yorumunda bulundular.

“ERDOĞAN DEĞİL BEN KURDUM”

Ancak Erdoğan bu sözlerine halefinden itiraz geldi. 1989 ile 1994 yılları arasında İBB Başkanlığı koltuğunda oturan Nurettin Sözen konuyla ilgili Sözcü'ye yaptığı açıklamada; “Başakşehir, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Futbol Kulübü'nden koparılma bir takım. O dönem belediye başkanlığını ben yapıyordum ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Futbol Kulübü'nü 1990 yılında ben kurdum. Yani bu durumda Başakşehir'i de ben kurmuş oluyorum. İSKİ, İETT ve İtfaiyespor diye ayrı ayrı kulüpler vardı ben bunları birleştirerek İstanbul BB Futbol Kulübü'nü kurdum. Türkiye'nin en büyük futbol kulübü olmuştu ve amatör ligin birincisiydi. Sonrasında akıl almaz bir şekilde belediye meclis kararı olmadan, hiçbir yasal işlem yapılmadan bu kulübü böldüler ve benim kurduğum takımı alarak Başakşehir yaptılar. Duyduklarımıza göre bu takım için Arap ülkeleriyle bir işbirlikleri var.” dedi. (Sözcü-Cumhuriyet)

Erdoğan'ın "Kurduğum takım" dediği Medipol Başakşehir'in künyesi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Süper Lig'de lider durumdaki Medipol Başakşehir'e dair açıklamaları futbolseverlerin tepkisini çekti...


"Cumhurbaşkanı Özel" TRT ortak yayınında konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Süper Lig takımı Medipol Başakşehir için "Başakşehir şu anda çok çok başarılı gidiyor, tabii onunla da övünüyorum çünkü kurduğum takım" ifadelerini kullandı.

Medipol Başakşehir için geçtiğimiz yıl da benzer açıklamalar yapan Erdoğan'ın bu sözleri tepki çekti. Sosyal medyada #FutboldaSiyasetOlmaz etiketiyle yorumlarını paylaşan futbolseverler, Başakşehir'in Erdoğan'ın desteğiyle ligde haksız bir avantaj elde ettiğine ilişkin eleştiri ve kaygılarını dile getirdi.

BAŞAKŞEHİR'İN GEÇMİŞİ: KURUCULAR "AİLE"DEN

İstanbul Büyükşehir Belediyespor kulübüyken 2014 yılındaki yerel seçimler öncesi muhalefetin itiraz ettiği bir ihale süreciyle özelleştirilmiş ve İstanbul Başakşehir Futbol Yatırımları'na satılmıştı. 8 ortaklı ve 7 milyon lira sermayeli İstanbul Başakşehir Futbol Yatırımları, Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın ağabeyi Hasan Gülbaran’ın damadı Göksel Gümüşdağ'ın başkanlığında kuruldu ve ortakları arasındaki Ahmet Ketenci (Erdoğan’ın dünürü Osman Ketenci’nin oğlu), İsmet Yıldırım (İBB'ye bağlı KİPTAŞ'ın genel müdürü), Çağatay Kalkancı (İBB Genel Sekreter Yardımcısı), Mustafa Saral (AKP Silivri Belediye Meclis Üyesi), Mesut Altan (Hükümete yakın iş adamı) gibi isimlerin tamamı Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimi ve AKP'ye yakın isimlerdi.

Kulüp bugün de aynı ilişkilerini koruyor. Başakşehir'in Makro İnşaat, Medipol Hastaneleri, Kalyon Grup, 3. İstanbul, Denizbank, THY gibi sponsorlarının tamamı Erdoğan iktidarına yakınlığıyla biliniyor.

ERDOĞAN GEÇEN YIL NE DEMİŞTİ?

Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz yıl şampiyonluk yolunda kritik öneme sahip olan Galatasaray-Başakşehir maçı öncesine denk gelen AKP'nin Başakşehir kongresi esnasında şöyle konuşmuştu:

“Başakşehir Stadı’nın tribünlerini doldurmadığınız sürece soru işaretim devam eder. O tribünleri Başakşehir gençliğinin doldurması lazım. Gençler buna var mıyız? Şampiyonluğa oynuyorsunuz ya tribünlerin dolması lazım. Bunu halletmeniz lazım. Bakın aniden sürpriz yaparım, Başakşehir’in bir maçına gelirim, tribünleri boş görürsem olmaz. 
Bu alanlarda olmadığımız sürece siyasette de zayıfsınız. Bunları halletmek lazım. Onun için kalkıp sadece belli şeyleri seyredelim derseniz olmaz. Bu alanlarda, meydanlarda, her yerde AK Parti’nin gençliği kendisini gösterecek. Futbolunda da, baskette de, yüzmesinde de her yerde gösterecek. Eğer bizim gençliğimiz sporun bu dallarında bulunmaz, ‘Sadece kendine has bazı alanlarda bulunayım, yeter’ diyorsa, o zaman bu ülkede millet kavramının içerisinde o işlevde yokuz demektir.”

Erdoğan'ın bu sözleri de futbolseverlerde tepki uyandırmış ve Galatasaray-Başakşehir maçı esnasında Türkiye'de nadir görülen şekilde Beşiktaş ve Fenerbahçe taraftarları da sosyal medyada Galatasaray'a destek mesajları paylaşmıştı.


ERDOĞAN, BAŞAKŞEHİR'LE NEYİ HEDEFLİYOR?

Spor Yazarımız Mithat Fabian Sözmen, bu açıklama sonrası yazdığı yazıda Erdoğan-Başakşehir ilişkisine ilişkin şunları vurgulamıştı:

"Kimsenin bu kulübün iktidar desteğine sahip olmanın da ötesinde direkt Erdoğan’a bağlı olduğu noktasında bir şüphesi yok. İşte, kulübü AKP iktidarında desteklenen diğer kulüplerden ayıran da bu. Burada Erdoğan’ın önüne taş çıkaracak 100 küsur yıllık gelenekler, milyonlarca taraftar ve rakip sermaye grupları yok. Başakşehir gibi Erdoğan’ın projesi olan “dost” bir yerleşim biriminde, devlet ve güvenilir patronların imkanlarıyla kolayca palazlandırılabilecek taptaze bir kulüp!

Erdoğan bu kulüple neleri hedefliyor?

1- Kulüp, Erdoğan kontrolündeki her türlü sermaye akışının merkezi olabilecek konumda. Yasalardan kaynaklanan bazı vergi muafiyetlerine* sahip. Ve fındık fıstık fiyatına mal edildiği için satılması durumunda ortaklarına (Esas payın kime gideceği konusunda spekülasyon yapalım mı?) büyük bir kâr getirecek. Yani Medipol Başakşehir, hızlıca başarılı bir kulüp haline getirilmeli ve en azından bir kısmı Katarlı, Çinli vs. yatırım gruplarına/ortaklara satılmalı.

2- Kulüp, Erdoğan ve partisinin kültürel hegemonya mücadelesinin bir parçası olmalı. Kulüp önce Başakşehir’de sonra İstanbul ve tüm Türkiye’de “cazibe merkezi” haline gelmeli. Tribünler dolmalı ve her hafta o tribünlerden iktidarın çizgisine uygun mesajlar yayılmalı. (Çanakkale ve Afrin koreografilerinin ne kadar ses getirdiğini hatırlayın)"(MİTHAT FABİAN SÖZMEN - EVRENSEL)
Blogger tarafından desteklenmektedir.