İstanbul'daki Kale Kayış Fabrikası’nda gündüz vardiyasında çalışan 60 işçinin koronavirüslü olduğu ortaya çıktı. Patron olayı gizlemeye çalışırken işçiler ise İDD’den Erenoğlu'nun söylemine göre kazandıkları 3 kuruştan olmamak için sesini çıkaramıyor...
İstanbul Silivri’de faaliyet gösteren Kale Conveyor (Kale Kayışları) Fabrikası’nda koronavirüs vakaları tavan yaptı. Birgün'ün haberine göre Yaklaşık 400 işçinin çalıştığı fabrikada önlemsizlik ve ihmaller nedeniyle Covid-19’a yakalanan işçi sayısı 60’ın üzerine çıktı. Bu sayının sadece gündüz vardiyasındaki işçileri kapsadığını belirten İşçi Dayanışma Derneği (İDD) Silivri Temsilcisi ve eski Kale Kayış işçisi Rıfat Erenoğlu, “Durum vahim. İşçiler salgından kırılıyor. Patron ise gizlemeye çalışıyor” dedi.
Erenoğlu, patronun salgın yayılana dek ısrarla önlem almadığını kaydetti. Bu nedenle ‘Hayat eve sığar’ uygulamasından fabrika hakkında şikâyette bulunduğunu anlatan Erenoğlu, “Şikâyetim üzerine jandarma fabrikaya gitti. Denetim yaptılar, önlemleri kontrol ettiler. Bunun üzerine patron merdiven altı bir şirkete test yaptırdı. Gece vardiyası rakamları henüz gelmedi. Gündüzde ise sayı 60’ın üzerinde” dedi.
Temaslı işçilere ücretsiz test yok
İçerideki işçilerden aldığı bilgileri aktaran Erenoğlu, işçilerin halsizlik ve yüksek ateş gibi belirgin şikâyetleri olursa karantinaya gönderildiğini, diğer işçilere ise temaslı olsalar dahi test yapılmadığını belirtti. Erenoğlu, “Yönetime kadar çıktı vakalar. Genel müdür pozitif çıktı. İşçilerin arasında da çok yayıldı. Üretimi durdurmak bir yana temaslı işçilere bile test yaptırmadılar. Kazandıkları 3 kuruştan olmamak için insanlar sesini çıkarmıyor. İşçiler hastalıktan kırıldı, yine de gidip çalıştılar” ifadelerini kullandı.
Sömürünün dozu arttı
İDD Genel Başkanı Ali Karabudak ise “Her yerde sömürünün dozu arttı. Koronavirüs tehlikesi yetmiyormuş gibi bir de ücretsiz izin korkusu var işçinin üzerinde” dedi. İşyerlerinde gerekli önlemlerin alınmamasına tepki gösteren Karabudak şöyle konuştu:
“Patronların kâr hırsı bu süreçte işçilerin üzerindeki yükü daha da artırıyor. İşçiler açlık ve salgın arasında tercih yapmak zorunda bırakılıyor. İşyerlerinde salgına karşı alınabilecek en basit önlemler bile ihmal ediliyor. Emekçinin hayatı kimsenin umurunda değil, tek düşündükleri daha fazla kâr.”
Ücretsiz izin uygulamasının patronlar tarafından tehdit aracı olarak kullanıldığını da vurgulayan Karabudak, “İktidar ücretsiz izinlerle patronun elini güçlendirdi. Sendika isteyen işçi ücretsiz izne çıkarılıyor, fabrikalarda işçilerin kendi aralarında salgını konuşması bile yasaklanıyor. Ancak tüm dünya, bu süreçte medeniyetleri ayakta tutanların işçiler, emekçiler olduğunu gördü. Biz de bunu görmeli, üretimden gelen gücümüze güvenmeli ve birlik olmalıyız” ifadelerini kullandı.