"Bir yanım çığlık çığlığa... Anam gider Allah Allah"

Ya bu berbat sistem bitecek, ya da biz! Ya o yoksulluk çukurunu dolduracağız, ya da o çukurun içinden çıkamayacağız ve üzerimize toprak atacaklar! Ders, görev ve bilinç budur...


O cinci çakalın önüne yatırılan kadın var ya hani...

O'nu oraya getiren iki neden var.

Cahillik ve yoksulluk.

Bunu artık hepimiz biliyoruz.

O kadın ve binlerce benzerini,

tarifsiz bir yoksulluk çukuruna çektiler.

O çukurda debelenmeleri gerekiyordu çünkü.

Ve çünkü o kadınları 

başka türlü kendilerine muhtaç halde tutamazlardı.

Ve önce kadınların muhtaç olmaları çok çok önemliydi

Ve zaten hep cahildiler.

Yoksulluk, eğitim almalarının önündeki en büyük engellerden biriydi.

Sonra o çukura çakallar da girdiler.

Ve o çakallar ki,

emin olun, Anadolu'da kim bilir kaç çocuğun babalarıydılar.

Çünkü kadınların çoğu o çakallara,

"çocuğum olmuyor" gerekçesiyle götürülüyorlardı.

Vücutlarına tuhaf, anlamsız bazı "şey"lerin yazılmasıyla başlayan 

ve sonunda çakalların "amaçlarına" ulaşmalarıyla biten sürece,

"çocuğum olmuyor" gerekçesiyle katlanıyorlardı.

Cahillik böyle bir şeydi işte.

Ve o cahillik,

cinci çakalların arsızca, hayasızca el attıkları

ve sadece pazardan alabilmeye imkan tanıyan 

külotlarla somutlaşan yoksullukla birleşince

kadınlara böylesi bir cahilliği ve böylesi bir yoksulluğu dayatan sistemin 

bütün iğrençliği de gözler önüne seriliveriyordu.

Ve o sistem ki,

her şeyin, herkesin

hiç durmadan ırzına geçiyor ve bunda da herhangi bir sakınca görmüyor.

Biz bakmaya, biz izlemeye, biz müdahale etmemeye devam ettikçe görmeyecek de!

O cinci çakalın önüne yatırılan kadının ve sayısız benzerlerinin 

bize gösterdiği bir şey var.

Ya bu berbat sistem bitecek, ya da biz!

Ya o yoksulluk çukurunu kapatacağız,

ya da o çukurun içinden çıkamayacağız ve üzerimize toprak atacaklar!

Ders, görev ve bilinç budur.

Sevgiyle, dirençli ve uyanık kalın.

(HAYRİ GÜNEL)

Blogger tarafından desteklenmektedir.