“1993'ten beri anarşistim... 68 ruhu” sonradan bizzat bu kuşak tarafından yaratılmış bir efsanedir... “68” hiçbir şeyi başarmış değil. “68” aslında “68”'de bitti!
"1993 yılından beri anarşistim. Bakunin daha I. Enternasyonal sırasında Marx’la mücadelesinde, “devlet kurmanın” devrimin ölümü olduğunu söylemişti. Sonra olanlar bunu kanıtladı, yani anarşizm haklı çıktı. Bunu idrak ettiğim an, sosyalizmin zaten çöktüğü o ortamda anarşizmi benimsedim"
“Deniz Gezmiş, “Savunma”da Sovyetler Birliği’ne “sosyal emperyalist” diyeceğimizi duymuş, bunu demememizi istedi. İdam edilmelerine çok az zaman vardı ve Deniz, bu nitelemenin kendi davalarına da zarar vereceğini düşünüyordu sanırım. Ama biz bunu reddettik.”
68 gençlik hareketleri liderlerinden Gün Zileli, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde öğrencilik yaptı. Aynı fakültede yer alan Fikir Kulübü’nde başkan ve sonradan DEV-GENÇ adını alacak olan Fikir Kulüpleri Federasyonu’nda da yönetim kurulu üyesi olarak görev aldı. ‘Beyaz Aydınlık’ ekibinin içindeydi. Tutuklandı, hapis yattı.
Kendisini “1993 yılından beri anarşistim” diye tanımlayan Gün Zileli’ye, biz sorduk o cevapladı…
68 gençlik hareketleri nasıl ortaya çıktı? O kuşağın siyasal köklerini nerede aramak gerekir?
Gün Zileli: 68 üniversite boykot ve işgalleri 10 Haziran 1968’de DTCF’de sıradan öğrenciler tarafından başlatıldı. Biz solcu gençler de bu hareketi destekledik. Sonra da Hukuk Fakültesi vb. derken İstanbul’a yayıldı. Orada başı çeken Deniz Gezmiş ve DÖB’lü arkadaşları oldu.
“68 ruhu” nedir?
Gün Zileli: Böyle bir “ruh” yoktur. Bu, sonradan bizzat bu kuşak tarafından yaratılmış bir efsanedir.
68’e damgasını vuran en önemli 5 eylem veya 5 önemli fotoğraf karesi nedir sizce?
Gün Zileli: Amerikan 6. Filosu askerlerinin Dolmabahçe’den denize dökülmesidir. Bu eylemin başını çeken de Deniz Gezmiş’ti. Bir de DÖB’lülerin Beyazıt meydanındaki çatışmada polisi önüne katıp kovaladığı, polisin cop, kalkan ve miğferlerini bırakıp kaçtığını gösteren bir fotoğraf var. Gazete arşivlerinden bulunabilir. DÖB’lüler Çekoslovakya’nın işgali sırasında Cihan Alptekin’in öncülüğünde Galatasaray’daki Sovyet konsolosluğunun önünde bir protesto düzenlemişlerdi. Durmadan ‘68’den söz edilir ama bu eylemden hiç söz edilmez nedense.
Sizce 68’in en güzel yanı neydi? 68 neyi başardı?
Gün Zileli: Hiçbir şeyi başarmış değil. 68 aslında 68’de bitti. Bu hareket 12 Mart’a kadar sürekli geriledi ve küçük grupların silahlı eylemlerine dönüşerek söndü.
68 Kuşağının eksiklikleri ve hataları nelerdi?
Gün Zileli: Bu kuşak kendini üniversitelerin efendisi ve “bekçisi” görerek ve kibirlenerek kendi sonunu getirmiştir.
Gençler niye ve neden gruplara, örgütlere ayrıldı?
Gün Zileli: Leninizmdir bunun müsebbibi. Komintern efsaneleri gençleri yanlış yönlendirdi. Her küçük grup kendisinin “öncü parti” olduğunu sandı (“öncü parti”nin o yüzyılda ne haltlar ettiğini bilmeden) ve diğerlerini dışladı, ortaya sekterlik ve kargaşalık çıktı. Gençlik içinde “özgürlüğün despotizmi” hâkim oldu.
Siz o dönem Doğu Perinçek ile aynı örgütsel yapıda yer aldınız. Perinçek grubundan ayrılmanızda dönüm noktası ne oldu?
Gün Zileli: Bu çok sonradır. 1975 yılındaki “iki süper devletin baş düşman olduğu” siyasetinin belirlenmesinden sonra Aydınlık hareketi sürekli sağa kaydı. Benim ayrılığım ise 1980 12 Eylül darbesinden sonraki süreçte Stalin meselesinden oldu. Ben Stalin’i devrimi tasfiye eden bir katil olduğu için reddettim. Perinçek savundu. Sanıldığının tersine hâlâ Stalinisttir.
Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya ve diğer gençlik liderleri ile ilgili ilginç anlarınız var mı?
Gün Zileli: Birçok anım var ve bunları Yarılma (1954-1972) kitabımda anlattım. Bu kısa söyleşide zikredecek kadar önemli bulmuyorum bunları. Ama önemli gördüğüm bir şey var. Deniz Gezmiş, idamlarından az önce hapiste Oral Çalışlar’la görüşmek istedi ve görüştü. O sırada biz Aydınlıkçı grubun içerde Dev-Genç davası ile ilgili hazırlamakta olduğumuz “Savunma”da Sovyetler Birliği’ne “sosyal emperyalist” diyeceğimizi duymuş, bunu demememizi istedi. İdam edilmelerine çok az zaman vardı ve Deniz, bu nitelemenin kendi davalarına da zarar vereceğini düşünüyordu sanırım. Ama biz bunu reddettik. Çünkü “sosyal emperyalizm” teorisi Aydınlık hareketinin amentüsüydü. Deniz haklıydı ama kim dinler ki.
Siz kendinizi bugün siyasal düzlemde nerede konumlandırıyorsunuz?
Gün Zileli: 1993 yılından beri anarşistim. Bakunin daha I. Enternasyonal sırasında Marx’la mücadelesinde, “devlet kurmanın” devrimin ölümü olduğunu söylemişti. Sonra olanlar bunu kanıtladı, yani anarşizm haklı çıktı. Bunu idrak ettiğim an, sosyalizmin zaten çöktüğü o ortamda anarşizmi benimsedim.
Bugünün gençlerine baktığınızda ne görüyorsunuz? Bugünün mücadele zemini ne olmalı?
Gün Zileli: Ahkâm kesmeyi sevmem. Gençler kendi yollarını bulacaktır. Bir zamanlar 68’lilerin uydurduğu “Özal Gençliği” diye bir şey vardı. Şimdi de gençlerin sol toplantılara ilgi göstermediğinden şikâyet ediliyor. Neden ilgi göstersinler ki. Küflenmiş ben bilirimci, otoriter tutumlara uzak durmaları çok doğal. (İbrahim SARIDEMİR, 5 Kasım 2025 - GÜN ZİLELİ NET)
