Hedonist ve trajik, “sex kitten”, Front National: “Ve Tanrı Kadını Yarattı” (VİDEO)
Fransız sinemasının simge ismi Brigitte Bardot, geçirdiği ameliyatın ardından yaşadığı ani rahatsızlık sonucu 91 yaşında yaşamını yitirdi. Bardot, filmleriyle olduğu kadar hayvan hakları mücadelesi ve tartışmalı siyasi çıkışlarıyla da iz bıraktı.
Fransız sinemasının simge isimlerinden, oyuncu ve şarkıcı Brigitte Bardot, 91 yaşında yaşamını yitirdi.
1934 yılında Paris’te dünyaya gelen Bardot’nun, geçirdiği bir ameliyatın ardından ani bir hastalıkla mücadele ettiği ve haftalar sonra yaşamını kaybettiği belirtildi.
Bardot’nun, Saint-Tropez’deki evinde rahatsızlanarak Toulon’daki bir hastaneye kaldırıldığı, ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı aktarıldı.
Brigitte Bardot, sinemaya 1952 yapımı “Bikini İçindeki Kız” filmiyle adım attı. Uluslararası şöhrete ise 1956’da, dönemin eşi Roger Vadim tarafından yazılıp yönetilen “Ve Tanrı Kadını Yarattı” filmiyle ulaştı.
1950’li ve 1960’lı yıllarda Bardot, canlandırdığı hedonist ve trajik kadın karakterlerle sinema tarihine damga vurdu.
İngiliz ve Amerikan basınında kendisine “sex kitten” (seks kediciği) lakabı takıldı. Aynı dönemde şarkıcılık ve modellik de yapan Bardot, popüler kültürün en güçlü figürlerinden biri oldu.
SİNEMAYA VEDA, HAYVAN HAKLARINA ADANMIŞ BİR YAŞAM
Brigitte Bardot, 1970’li yılların başında sinemayı bırakma kararı alarak kariyerini hayvan hakları mücadelesine adadı.
Bu alandaki çalışmalarıyla öne çıkan Bardot, ilerleyen yıllarda Fransa’daki aşırı sağcı Ulusal Cephe’ye (Front National) verdiği açık destekle de tartışmaların odağında yer aldı.
Bardot’ya 1984 yılında meme kanseri teşhisi konuldu. Kemoterapiyi reddeden Bardot, yalnızca radyoterapi görmeyi tercih etti. Efsane oyuncu, 1986 yılında hastalığı atlattı.
Brigitte Bardot, yalnızca filmleriyle değil, yarattığı ikonografi ve dönemin toplumsal dönüşümüne yaptığı etkiyle de 20. yüzyıl sinema tarihinin en etkili figürlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Brigitte Bardot neden tartışmalı bir isimdi?
Fransa'ya yönelik göçü kınayan, özellikle Müslümanları hedef alan ırkçı açıklamalarıyla sık sık gündeme gelen Bardot, ırkçı nefreti körüklemek suçundan beş kez ceza aldı. Özellikle kurban pratiği üzerinden İslam'ı eleştirmesi tartışmalara yol açtı.
Aşırı sağcı siyasetçi Jean-Marie Le Pen'in danışmanı Bernard d'Ormale ile 1992'de yaptığı dördüncü evliliğin, Bardot'un siyasi tutumunu pekiştirdiği yorumları yapılıyor. Bardot 2012'de Le Pen'in kızı Marine Le Pen'in cumhurbaşkanlığı adaylığını destekleyince de tepki çekmişti.
2018'de, #MeToo hareketinin zirvesinde verdiği bir röportajda da Bardot, cinsel tacizi protesto eden birçok oyuncuyu "ikiyüzlü" olmakla suçlamış, tacize uğradığını açıklayan kadın oyuncuların geçmişte yapımcılardan rol kapmak için "cilve yaptıklarını" savunmuştu.
Erdoğan'a mektup göndermişti
20'nci yüzyılın en büyük sinema ikonlarından olan Bardot yaşımının büyük bölümünde enerjisini hayvan hakları savunuculuğuna harcadı. Bardot geçen yıl, Türkiye'de sokak hayvanlarının öldürülmesine yol açacağı gerekçesiyle eleştirilen düzenlemeden vazgeçilmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bir mektup göndermişti.
Bardot mektubunda, hayvanların öldürülmesinin Türkiye'yi "kötülenecek ve eleştirilecek bir ülke hâline getireceği" uyarısında bulunmuştu.
Ünlü oyuncu hayvan hakları konusundaki tavrıyla takdir toplasa da aşırı sağ politik görüşleri itibarını yitirmesine neden oldu. (CUMHURİYET - DW TÜRKÇE)




