ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarına sosyalistlerden sert tepki: Hedef demokrasi değil Venezuela’nın petrolü ve doğal kaynakları!
ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarına sosyalist partilerden sert tepki geldi. SOL Parti, EMEP, TKP, TKH, TİP ve DİP saldırıyı emperyalist bir işgal girişimi olarak niteleyerek kınadı; hedefin demokrasi değil Venezuela’nın petrolü ve doğal kaynakları olduğunu vurguladı.
ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarına sosyalist partilerden peş peşe tepkiler geldi.
SOL Parti, EMEP, TKP ve TİP yaptıkları açıklamalarda saldırıyı emperyalist bir işgal girişimi olarak nitelendirerek sert sözlerle kınadı.
Açıklamalarda, hedefin “uyuşturucuyla mücadele” ya da “demokrasi” değil, Venezuela’nın petrolü ve doğal kaynakları olduğu vurgulanırken; uluslararası hukukun ihlal edildiği belirtildi. Partiler, Venezuela halkıyla dayanışma çağrısı yaparak Türkiye’de ve dünyada emekçi halkları ABD emperyalizmine karşı mücadeleye davet etti.
SOL PARTİ: ''YANKEE GO HOME''
SOL Parti ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırısını lanetlediğini belirterek, ''Venezuela halkının emperyalizme karşı onurlu mücadelesinin parçası olacağız!'' ifadelerini kullandı.
SOL Parti, ABD'nin Venezuela'yan yönelik saldırıların ardından sosyal medya hesabında açıklama yayımladı.
SOL Parti tarafından yayımlanan açıklamanın tamamı şu şekilde:
''Venezuela halkının bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesi yalnız değildir!
ABD emperyalizmi “uyuşturucuyla mücadele” ve “demokrasi” yalanlarıyla başlattığı ablukayı askeri bir saldırganlığa dönüştürdü.
Latin Amerika halklarının baş düşmanı ABD emperyalizmi içine girdiği bunalımı aşabilmek için tüm kıta halklarını hedef alan yeni bir saldırı dalgasını başlatıyor.
ABD emperyalizmi Venezuela halkının petrol olmak üzere doğal kaynaklar üzerindeki egemenliğine son vermeyi hedefliyor.
Bu açık bir işgal girişimidir! Bu işgalle bağımsızlık ve sosyalizm doğrultusunda atılmış tüm adımları geri döndürmek ve Latin Amerika’yı yeniden emperyalizmin arka bahçesi haline getirmek amaçlanıyor.
SOL Parti olarak, Venezuela’ya yönelik saldırıyı lanetliyoruz.
Venezuela halkının emperyalizme karşı onurlu mücadelesinin parçası olacağız!
Şimdi her yerde iki…üç… daha fazla çağrısıyla tüm sokakları Yankee Go Home sesleri ile çınlatma zamanı!''
EMEP: BARBARLIK YENİLECEK, EZİLEN HALKLAR KAZANACAK!
Emek Partisi (EMEP), ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısını emperyalist paylaşım savaşının bir parçası olarak değerlendirdi.
Yapılan açıklamada, saldırıların “uyuşturucuyla mücadele” söylemiyle meşrulaştırılmaya çalışıldığı vurgulanarak, asıl hedefin Venezuela’nın petrolü ve doğal kaynakları olduğu ifade edildi.
EMEP, Venezuela’ya yönelik saldırının dünya halklarına yönelik bir tehdit olduğunu belirterek, ABD emperyalizmine karşı uluslararası mücadele çağrısı yaptı.
EMEP tarafından yayımlanan açıklamanın tamamı şu şekilde:
''Venezuela uzak değildir; emperyalist paylaşım savaşının zayıf halkasıdır!
ABD yılın ilk günlerinde saldırgan politikalarına devam ederek Venezuela’ya saldırdı.
Uzun bir süreden beri Venezuela’yı uyuşturucu trafiğinden sorumlu tutarak Karayipler’e donanmasını yığan, Venezuela’ya ait ticaret gemilerini batıran bu emperyalist ülkenin başlıca amacı, uyuşturucu ticaretini engellemek değil Venezuela’nın petrolünün ve doğal kaynaklarının ele geçirmektir.
Trump’ın Atlantik ve Pasifik Okyanusu arasında uluslararası ticaret yolunu kısaltan Panama kanalı üzerinde ağırlıklı bir nüfuz talep ettiği, Danimarka’nın egemenlik sahasındaki Grönland’ın nadir metallerine çökmek istediği, Kanada’yı tehdit ettiği de biliniyor. Dolayısıyla Amerika kıtası ABD emperyalizminin başlıca hedeflerinden biridir.
Trump’ın geçtiğimiz ay piyasaya sürdüğü güvenlik stratejisinde ABD’nin öncelikli hedefinin kıtadaki hegemonyasını güçlendirmek olduğu açıkça ilan edilmişti. Trump uyuşturucu kartelinin başı olarak ilan ettiği Maduro’nun Çin lideri Xi ile görüşme yaptıktan sonra Venezuela’yı vurması, Maduro’nun evinden alınması şaşırtıcı değildir. Venezuela’ya saldırı zaten Çin’i baş düşman ilan eden ABD’nin bu Asyalı emperyalist gücün kıtadaki nüfuzuna yönelik bir ilk darbedir aynı zamanda. Çünkü Latin Amerika pazarları büyük ölçüde Çin metalarının ve sermayesinin dolaşım alanı haline gelmiştir. Trump’ın Çin’i kuşatma stratejisi kendi ön ve arka bahçelerine müdahaleyi kapsamaktadır.
Henüz Çin ile cephede karşılaşmayı göze alamayan Trump’ın zayıf halkaları çökerterek ilerlemeye çalıştığı görülüyor. Yerküreyi kendi imparatorluk sahası haline getirmeye çalışan ABD emperyalizmi Ortadoğu, Asya ve Afrika’da tetiklediği çatışmalar ile dünyayı yeniden sömürgeleştirmeye çalışıyor ve bedelini dünya işçi sınıfına ve halklara ödetiyor.
Dünya bu saldırgan gücün dizginlenemeyen hırsı nedeniyle neredeyse bir ateş çemberine alındı. Bu bakımdan Venezuela haritada göründüğü kadar uzak bir ülke değildir. ABD emperyalizminin dünya hakimiyetine giden yolda önemli bir uğraktır ve artçı sarsıntıları her yerde hissedilecektir.
Emperyalizm dünya halklarının baş belasıdır. Bugün Venezuela’yı ateşe veren ABD’nin yarın aynı ateşi bir başka ülkede yakmaya cesaret edememesinin tek koşulu bu saldırganın durdurulmasından geçer. Geçmişte Vietnam halkının ve dünya emekçilerinin mücadelesi bu saldırgan gücün geriletilebileceğini göstermiştir. Venezuela’ya yapılan saldırı Türkiye işçi sınıfı ve emekçilerine de yapılmıştır. ABD’ye her türlü lojistik, sözel ve politik destek bu saldırıya destek anlamına gelecektir. Her ülkenin emekçileri, kendi hükümetlerinin bu desteği vermesine engel olmak işçi sınıfının kendi geleceği için önemlidir.
Yurt savunması ile Venezuela’nın savunulması ve ABD emperyalizminin ülkedeki nüfuzunun kırılmasından geçer. Bunun için Türkiye sınırları içindeki ABD üsleri kapatılmalı, NATO’dan çıkılmalı, Türkiye’nin bir atış ve ateş rampası olarak kullanılmasına izin verilmemelidir.
Başta Türkiye işçi sınıfı ve ezilen halkları olmak üzere, tüm dünyada ezilen ve sömürülenleri ABD barbarlığına karşı birleşmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz.''
TKP: KAHROLSUN ABD EMPERYALİZMİ, VENEZUELA HALKININ YANINDAYIZ
Türkiye Komünist Partisi (TKP), ABD’nin Venezuela’ya dönük saldırılarının ardından bir açıklama yayımladı.
“Venezuela Halkının Yanındayız” başlıklı açıklamada tehdit ve şantajla sonuç alamayan ABD yönetiminin bir kez daha zora başvurmayı tercih ettiği, uluslararası hukukun açıkça ihlal edilmesi anlamına gelen saldırının tamamen gayrimeşru olduğu belirtildi.
TKP’nin saldırılar karşısında Venezuela halkının yanında olduğu belirtilen açıklamada “Egemenlik hakkına şimdiye dek inatla sahip çıkan Venezuela halkının ABD saldırılarını bir kez daha boşa çıkaracak toplumsal kaynaklara sahip olduğuna inanıyoruz. Venezuela halkının yarınını belirleyecek olan emperyalizmin dayattığı gelecek tasarımı değil, bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesi olacaktır. Kahrolsun ABD emperyalizmi!” ifadelerine yer verildi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde:
“ABD Karayipler’de aylardır tırmandırdığı askeri gerilimi Venezuela’ya açıktan ilan ettiği savaşla yeni bir boyuta taşıdı. Venezuela’ya başlatılan hava saldırısı ABD emperyalizminin kural tanımazlığının ve küstahlığının açık bir göstergesidir. Tehdit ve şantajla sonuç alamayan ABD yönetimi bir kez daha zora başvurmayı tercih etmiştir.
Bu saldırı, bir halkın özgür iradesine ve siyasi tercihlerine saldırıdır. ABD’nin, en başta sosyalist Küba’nın emperyalizme karşı başı dik duruşu ve Latin Amerika halklarının anti-emperyalist duyarlılıkları dolayısıyla bir türlü istediği gibi dizayn edemediği bölgeyi teslim almaya dönük hamlesidir. Bu saldırı, uluslararası hukukun açıkça ihlal edilmesi demektir ve toplumsal ve tarihsel olarak tamamen gayrimeşrudur.
Türkiye Komünist Partisi, ABD’nin sürmekte olan saldırılarının karşısında, Venezuela halkının yanındadır. Egemenlik hakkına şimdiye dek inatla sahip çıkan Venezuela halkının ABD saldırılarını bir kez daha boşa çıkaracak toplumsal kaynaklara sahip olduğuna inanıyoruz. Venezuela halkının yarınını belirleyecek olan emperyalizmin dayattığı gelecek tasarımı değil, bağımsızlık ve sosyalizm mücadelesi olacaktır.
Kahrolsun ABD emperyalizmi!”
TİP: İŞGALCİLER HER ZAMAN KAYBEDER!
Türkiye İşçi Partisi (TİP) de ABD'nin Venezuela'yan yönelik saldırıların ardından sosyal medya hesabında açıklama yayımladı.
yapılan açıklamada, Karakas başta olmak üzere birçok eyalette sivil ve askeri alanların bombalandığı belirtilerek, saldırının amacının Venezuela’nın doğal kaynaklarını ele geçirmek olduğu vurgulandı.
TİP, saldırıyı uluslararası hukuka aykırı bir “haydutluk” olarak nitelendirirken, Türkiye’de ve dünyada emekçi halkları ABD emperyalizmine karşı dayanışmaya ve mücadeleye çağırdı.
TİP tarafından yayımlanan açıklamada tamamı şu şekilde:
''Dünyanın dört bir yanındaki savaş ve işgallerin baş sorumlusu olan emperyalist ABD, bu kez de Venezuela’yı hedef aldı.
Venezuela hükümeti tarafından yapılan açıklamaya göre, başkent Karakas başta olmak üzere pek çok eyalette sivil ve askeri alanlar bombalandı.
Temel amacı Venezuela’nın doğal kaynaklarını gasp etmek ve komşu ülkeleri kukla gibi yönetmek olan ABD'nin saldırısı haydutluktur.
Uluslararası hukuka ve ülkelerin egemenlik haklarına aykırı bu saldırganlık karşısında Türkiye'de ve tüm dünyada emekçi halkları ayağa kalkmaya çağırıyoruz.
Türkiye’yi yönetenler Trump’la dost olsa da, halkımızın Venezuela halkıyla dost ve dayanışma içinde olduğunu ilan ediyoruz.
Suriye’de, Türkiye’de, Latin Amerika’da, Orta Doğu’da ve dünyanın dört bir yanında sermayenin çıkarları uğruna kan döken katilleri uyarıyoruz:
İşgalciler her zaman kaybeder!''
TKH: "HAYDUT DEVLET ABD, VENEZUELA’DAN ELİNİ ÇEK"
Türkiye Komünist Hareketi'nden (TKH), ABD'nin Venezuela'ya saldırısına ilişkin olarak yapılan açıklamada, "ABD’nin Venezuela’ya yönelik hava saldırısı, ABD’nin uluslararası hukuku ayaklar altına aldığının yeni örneğidir. Boyun eğdiremediği ülkeyi içeriden devirmek için her türlü komployu tezgahlayan ABD emperyalizmi, bunu beceremediği durumda doğrudan bombalamayı devreye sokmaktan çekinmeyeceğini Venezuela’ya saldırmakla bir kez daha göstermiştir" denildi.
TKH tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
"ABD’nin Venezuela’ya yönelik hava saldırısı, ABD’nin uluslararası hukuku ayaklar altına aldığının yeni örneğidir. Boyun eğdiremediği ülkeyi içeriden devirmek için her türlü komployu tezgahlayan ABD emperyalizmi, bunu beceremediği durumda doğrudan bombalamayı devreye sokmaktan çekinmeyeceğini Venezuela’ya saldırmakla bir kez daha göstermiştir. Geçmişte Irak, Yugoslavya, Libya ve İran’da yaşanan Amerikan emperyalizminin saldırılarını unutmadık. Emperyalist ABD’nin Ortadoğu’yu kan gölüne çevirdiğini de.
Ukrayna’da yaşanan savaş, bugün Venezuela’ya yarın da İran’a uzanacaktır. Bakanlığın ismini Savaş Bakanlığı olarak değiştiren Trump, kendisini Nobel Barış ödülüne layık görecek kadar emperyalist kibrin son noktasıdır. Ancak asıl sorun Trump’ın övgülerine mazhar olmaktan sevinen ya da ABD’nin kuklalarına Nobel ödülü verilmesini tebrik eden ülkemizin siyasetçilerinin körlüğü ve işbirlikçiliğidir. Unutmayın bugün Venezuela’ya ve dün İran’a saldıran Amerikan emperyalizminin yarın doğrudan Türkiye’yi hedef almayacağının garantisi bulunmamaktadır. Dünya barışının baş düşmanı ABD emperyalizminin Venezuela’ya yönelik saldırısını protesto ediyoruz! Haydut devlet ABD’nin saldırısına karşı direnen Venezula halkının yanındayız! Haydut devlet ABD, Venezuela’dan elini çek!"
Devrimci İşçi Partisi'nden (DİP) yapılan açıklamada ise "ABD emperyalizmi Venezuela’dan elini çek!" denildi.
Açıklamada şunlar denildi: "ABD emperyalizminin başı Donald Trump, yaklaşık bir yıldan beri uyuşturucu ticaretini bahane ederek Latin Amerika ülkelerinden Venezuela’yı tehdit etmekteydi. Tehditlere bir süre sonra ABD donanmasının deniz sahasında bazı teknelere yönelik saldırıları eklenmişti. Geçtiğimiz günlerde de Venezuela kıyılarında yer alan bir tesis muhtemelen Trump’ın daha önce vermiş olduğu izne bağlı olarak CIA örtülü operasyonu sonucu uyuşturucu sevkiyatında kullanıldığı gerekçesi ile bombalanmıştı. Bu satırlar kaleme alınırken, Maduro’nun —görünüşe göre eşiyle birlikte— kaçırıldığı ve bilinmeyen bir yere götürüldüğü haberi ulaşmış bulunuyor.
Devrimci İşçi Partisi olarak, ABD emperyalizminin saldırıları karşısında Venezuela’nın yanındayız! Venezuela’ya yönelik emperyalist saldırganlığın arkasında uyuşturucu ile mücadele hedefinin olmadığı gün gibi açıktır. Öyle olsa ABD’nin hedefinde, örneğin Meksika’nın olması gerekirdi. Oysa asıl amaç dünyanın en büyük rezervlerine sahip olan Venezuela petrollerinin kontrolüdür. Maduro’dan önceki devlet başkanı Chávez’in 1999’da iktidara gelmesinin ardından petrol şirketlerini kamulaştırmasından, ABD’ye yakın politikalar yerine Bolivarcı Sosyalizm adlı bir model ve bağımsız bir dış politika çizgisi benimsemesinden, Venezuela’nın Latin Amerika’da emperyalizmin çıkarları hilafında bir pozisyon almasından bu yana ABD emperyalizmi hep dişlerini gıcırdatmıştır. Venezula’nın petrolüne gözünü diken ABD, birkaç ay önce utanılacak bir şekilde Nobel Barış ödülüne layık görülen Maria Corina Machado adlı son derecede sağcı ve emperyalizm yanlısı muhalifi kadın politikacıyı başa getirmeye çalışmaktadır. Bugünkü saldırının emrini veren Trump, henüz 2017 yılında açık açık ülkeyi işgal etmekten bahsetmiştir. Biden yönetimi darbeci Guaidó’yu himayesine almıştır. ABD saldırganlığı gayrımeşrudur!
Emekçi halkımızın çıkarları dünyaya adım adım bir üçüncü dünya savaşını getirmekte olan emperyalizme tüm desteği kesmek, NATO’dan çıkmak, emperyalist üsleri kapatmak ve hatta NATO’yu yıkmak için mücadele etmektedir!
Devrimci İşçi Partisi, Dünya çapında tüm sosyalistleri ABD emperyalizminin saldırıları karşısında Venezuela’nın yanında olmaya, ona destek vermeye çağırır. Maduro’ya eleştirilerimiz ne olursa olsun, bugün Venezuela’nın meşru hükümetinin ABD tarafından devrilmesine karşı tereddütsüz bir tutum almak boynumuzun borcudur.
Kahrolsun ABD emperyalizmi!
NATO’dan çık, NATO’yu yık!
Bütün dünyanın sosyalistleri, işçi hareketi, anti-emperyalistleri, Venezuela’yı savunmaya."






