Gazeteci Alican Uludağ tutuklandı: 'Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım...'

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hakkında soruşturma başlattığı gazeteci Alican Uludağ "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" iddiasıyla tutuklandı. Uludağ hakimlik ifadesinde, "Ben adi bir suçlu değilim, 18 senedir gazetecilik yapıyorum. Bu ülkede Cumhurbaşkanı’nı eleştirdik diye cezaevine atılacaksak neden arkanızda ‘Adalet Mülkün Temelidir’ yazıyor?" dedi.


Ankara’daki evinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla gözaltına alınan gazeteci Alican Uludağ, “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” suçlamasıyla tutuklandı. 

Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları ile dün akşam saatlerinde Ankara’daki evinden, çocuklarının gözü önünde gözaltına alındı.

SAVCILIK TUTUKLAMA TALEP ETTİ 

Savcılıktaki ifade işlemleri sırasında kendisine sosyal medya hesabından yaptığı 22 adet paylaşım sorulan Uludağ hakkında, “dijital materyelleri üzerinde henüz inceleme yapılmamış olması, delillerin toplanma aşamasında olması ve kaçma şüphesinin olduğunun değerlendirilmesi” gerekçesiyle “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” iddiasıyla tutuklama talep edildi. 

Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen Uludağ, buradaki ifadesinde, “18 yıldır adliye muhabirliği yapıyorum, kürsünün önünü ve arkasını iyi bilen birisiyim. Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim. Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım” dedi. 

“BUGÜN NEDEN APAR TOPAR BURAYA GETİRİLDİĞİMİ ANLATMAK İSTİYORUM…”

Savcılığın suçlamalarında yer alan hiçbir paylaşımında suç unsuru olmadığının savunan Uludağ, “Tamamen eleştiri olduğunu kendisi de gayet iyi biliyor. Bugüne kadar bu paylaşımlarla ilgili ne Cumhurbaşkanı’ndan ne de avukatlarından şikayette bulunulmadı. Bugün neden apar topar buraya getirildim, bunu anlatmak istiyorum. Buradaki temel mesele bu paylaşımlarım değil. Bugüne kadar tutuklatamadılar, ‘gazetecilik sınırlarında işini yaptığından yapamadık, mecburen bu paylaşımlara ilişkin işlem yapıyoruz’ dediler” şeklinde konuştu.

“CUMHURBAŞKANI’NI ELEŞTİRDİK DİYE CEZAEVİNE ATILACAKSAK NEDEN ARKANIZDA ‘ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR’ YAZIYOR?”

Uludağ, ifadesinin devamında şunları söyledi:

“Ankara’da Akın Gürlek’e ilişkin bir temizlik yapılmak isteniyor, ‘benzer birçok operasyona kaşı yorumlarını ve eleştirilerini dile getireceği için Alican’ı uzaklaştırmamız lazım’ denilerek bu dosya uyduruldu. 

Ben adi bir suçlu değilim, 18 senedir gazetecilik yapıyorum. Bu ülkede Cumhurbaşkanı’nı eleştirdik diye cezaevine atılacaksak neden arkanızda ‘Adalet Mülkün Temelidir’ yazıyor? Neden Anayasa var? Bu soruşturma, ‘Ankara’da yeni bakanımız rahat etsin, basın toplantılarında soru sorma ihtimali var, tutuklayalım, susturalım’ diye yapılıyor. 

2 çocuğum vardır, bu ülkede halka gazetecilik yapmak için çocuklarımın gözyaşları aksın ama ben çizgimden ayrılmayacağım çünkü ben suç işlemedim.”

TUTUKLANAN ULUDAĞ METRİS’E GÖNDERİLDİ 

Hakimlik ifadelerinin ardından “Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” suçlamasıyla tutuklandı. Uludağ geçici süreyle Metris Cezaevi’ne gönderildi.

“TÜRKİYE GAZETECİLER İÇİN ADETA BİR CEHENNEM”

Gazeteci Alican Uludağ’ın "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçlamasıyla tutuklanmasının ardından gazeteci arkadaşları, meslek örgütleri temsilcileri ve Uludağ’ın avukatı Çağlayan Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptı.

Avukatı Tora Pekin tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye gazeteciler için adeta bir cehennem. Çok zor, belki de imkânsız bir iş yapılıyor. Her tutuklamadan sonra yeni bir dönemeç daha dönülüyor; şartlar giderek ağırlaşıyor, hiçbir şey hafiflemiyor.

Birkaç gün önce Meclis’ten ifade ve basın özgürlüğünü vurgulayan bir rapor çıkmış olması da maalesef tabloyu değiştirmiyor. Gazeteciler tutuklanmaya devam ediyor.

Alican en son çıkarken bize, ‘Alican susmadı, susmayacak. Lütfen bunu meslektaşlarımıza iletin’ dedi. Bunu size iletmek boynumuzun borcu. Gazeteciler elbette susmasın.”

Gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmasına meslek örgütleri ve siyasilerden tepki!

Gazeteci Alican Uludağ’ın sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek tutuklanması, basın meslek örgütlerini ve siyaset dünyasını ayağa kaldırdı. Çağlayan Adliyesi önünde bir araya gelen 12 basın örgütü, tutuklama kararının halkın haber alma hakkına doğrudan bir saldırı olduğunu vurgulayarak Uludağ’ın derhal serbest bırakılmasını talep etti.


Gazeteci Alican Uludağ’ın gözaltına alınmasına yönelik tepkiler sürüyor. Çok sayıda basın ve meslek örgütü, İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde bir araya gelerek ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Uludağ’ın sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltında tutulduğu belirtilerek, son dönemde gazeteciliğin kriminalize edildiği vurgulandı.

Meslek örgütleri adına yapılan açıklamada, Uludağ’ın gazeteci kimliğine dikkat çekilerek, geçmişte ifadeye çağrıldığında adliyeye gittiği ve hiçbir soruşturmadan kaçmadığı ifade edildi. Gözaltı sürecinde uygulanan yöntemlere de eleştiri yöneltilen açıklamada, evine kalabalık bir polis ekibiyle gidilmesi ve savcılık açıklamasında kullanılan dilin kabul edilemez olduğu kaydedildi.

“KEYFİ GÖZALTILAR HALKIN HABER ALMA HAKKINA MÜDAHALEDİR” 

Açıklamada, gazetecilere yönelik işlemlerin basın ve ifade özgürlüğünü hedef aldığı belirtilerek, “Keyfi gözaltılar halkın haber alma hakkına müdahaledir” denildi. Ortak metinde, “Basın ve ifade özgürlüğünü hedef almaktan, gazetecileri suçlu göstermeye yönelik uygulamalardan vazgeçilmelidir” ifadelerine yer verildi.

Meslek örgütleri, Alican Uludağ’ın derhal serbest bırakılmasını talep ederek, “Gazetecilik suç değildir” vurgusunu yineledi.

Ortak açıklamaya Basın Konseyi, Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş, KESK Haber-Sen, Diplomasi Muhabirleri Derneği, Ekonomi Muhabirleri Derneği, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), İzmir Gazeteciler Cemiyeti ve Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) katıldı.

ART ARDA TEPKİLER GELDİ

Gazeteci Alican Uludağ hakkında verilen tutuklama kararının ardından siyaset dünyasından ve meslek örgütlerinden art arda tepkiler geldi.

Tutuklama kararının ardından avukatları aracılığıyla kamuoyuna mesaj gönderen Uludağ, “Herkes bilsin ki Alican Uludağ susmadı, susmayacak” dedi.

Özgür Çelik: CHP İstanbul İl Başkanı Çelik, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenerek, “Hani 86 milyon vatandaşın bakanı olacaktın, ne oldu?” ifadelerini kullandı.

Mansur Yavaş: ABB Başkanı Yavaş, Uludağ’ın Ankara’da ikamet ettiğini ve paylaşımlarını Ankara’dan yaptığını belirterek, “Buna rağmen sürecin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmesi ve tutuklama kararı verilmesi, yetki, usul ve ölçülülük açısından kamuoyunda soru işaretleri doğurmuştur. Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklama tedbiri istisnai olmalıdır” dedi.

Ulaş Karasu: CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, “Demokratik bir düzende asıl tehdit sorular değil, sorulardan rahatsız olan zihniyettir. Alican Uludağ gazetecidir, gazetecilik suç değildir” diye konuştu.

Gül Çiftci: CHP Genel Başkan Yardımcısı Çiftci, son dönemde yargı kararlarında sertleşme yaşandığını savunarak, “Yargı pratiği hukukla açıklanamayacak bir siyasal uyum hattı üzerinden şekillenmeye devam ediyor. Gazetecilik suç değildir. Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.

Erkan Baş: TİP Genel Başkanı Baş, “Özgür basın faaliyetine tahammülü olmayanlar hesap verecek. Alican Uludağ derhal serbest bırakılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Türk Tabipleri Birliği: TTB’den yapılan açıklamada ise, “Gazetecileri gözaltı ve yargı tehdidiyle susturmaya yönelik uygulamalar, basın ve ifade özgürlüğü ile birlikte halkın doğru bilgi alma hakkına yönelmiş açık bir müdahaledir” denildi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti: TGC ise, “Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğü, demokratik bir toplumun vazgeçilmez temelidir. Bu özgürlük yalnızca gazetecilerin değil, bu ülkede yaşayan herkesin doğru, tarafsız ve eksiksiz bilgiye ulaşma hakkının güvencesidir. Basın özgürlüğünün zayıflatıldığı bir ortamda toplumun gerçekleri öğrenmesi mümkün değildir.Meslektaşımızın bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz." dedi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası: TGS tarafından yapılan basılı açıklamada, "Alican Uludağ susmayacak! Sulh Ceza Hakimliği gazeteci Uludağ hakkında tutuklama kararı verdi. Mesleğimiz ve yargı bağımsızlığı için endişe verici bir karar! Uludağ'ın mahkeme kapısındaki sözlerini tekrarlayarak gazetecilikte ısrar ediyoruz!" denildi.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti: "Gazeteciler kamu adına denetim görevi yürütür, kamu gücünü kullananları sorgular ve toplumu ilgilendiren bilgileri paylaşır. Bu görev, demokratik toplumların vazgeçilmez unsurudur. İzmir Gazeteciler Cemiyeti olarak bir kez daha hatırlatıyoruz ki; gazetecilik faaliyeti suç değildir. 

Basın mensuplarının haberleri, yazıları ve görüşleri nedeniyle ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya bırakılması, gözaltı tedbirine başvurulması ve özgürlüklerinin kısıtlanması; ifade ve basın özgürlüğüne ağır bir müdahaledir. Gazetecilerin yargı baskısıyla susturulmaya çalışılması, halkın haber alma hakkını da doğrudan ihlal etmektedir.

Demokratik hukuk devletinde gazeteciler gözaltı ve tutuklama tehdidi altında çalıştırılamaz. Haber, cezalandırılması gereken değil korunması gereken bir faaliyettir. 

Bu nedenle, meslektaşımız Alican Uludağ’ın tutuklanmasını kabul etmiyor, Uludağ’ın yanında olduğumuzu ifade etmek istiyoruz."

Blogger tarafından desteklenmektedir.