Jeffrey Epstein ve Noam Chomsky arasındaki e-postalar hakkında / Vijay Prashad
Noam, ne konuşabildiği ne de yazabildiği için Epstein ile olan ilişkisine dair bir açıklama getiremiyor; bu da meseleyi oldukça çetrefilli bir hale getiriyor. Onun adına söylenecek hiçbir şey yok. Bana kalırsa bunun savunulacak hiçbir yanı; yaşanan bu rezaleti aklayabilecek hiçbir bağlam yok...
Kalbim kırık.
Küçük bir çocukken, daha önce de yazdığım ve on yıllar sonra bile beni etkilemeye devam eden korkunç bir cinsel şiddet yaşadım. Bu, sadece ahlaki değil, fiziksel olarak da küçük çocukları istismar eden hiç kimseyi tolere edemeyeceğim anlamına geliyor: Çocuklara zarar veren herkesten tamamen tiksiniyorum ve bir çocuğu azarlayan veya cezalandıran birini duyduğumda bile ürperiyorum. İki çocuğum yetişkin, ikisi ise hâlâ çocuk ve her birinin kırılganlıkları ve gelecekleri konusunda derin duygular besledim ve besliyorum. Benim için, bir çocuğu istismar eden birine ikinci bir şans verilemez.
Jeffrey Epstein davasını okudum çünkü çocuklara ve gençlere uygulanan korkunç şiddet haberlerini okumak beni çok derinden etkiliyor.
Ama elbette, dostum ve iş arkadaşım Noam Chomsky ile Epstein arasındaki e-postaları görmezden gelmek imkansızdı. Okuyabildiğim kadar okudum ve görmem gerekenleri gördüm. Noam benim için harika bir akıl hocası oldu ve birlikte iki kitap yazdık (sonuncusu, onun son kitabı). Her iki kitap da Epstein ile yazışmalarının olduğu dönemde yazıldı. Ne var ki, yaptığımız onca görüşmenin hiçbirinde ne bu yazışmaların konusu ne de Epstein ile olan temasları gündeme geldi. Noam’la önce ABD emperyalizmi ve suçlarını, ardından da Küba’yı konuştuk. Siyasi konular dışında, kişisel olarak yalnızca köpeklere ve Arapçaya olan sevgimizden bahsettik.
Noam, ne konuşabildiği ne de yazabildiği için Epstein ile olan ilişkisine dair bir açıklama getiremiyor; bu da meseleyi oldukça çetrefilli bir hale getiriyor. Onun adına söylenecek hiçbir şey yok. Fotoğraflar ve e-postalar gün yüzüne çıktığında, Epstein’ın pedofil oluşu ve dolayısıyla Noam’ın onunla kurduğu arkadaşlık midemi bulandırdı. Bana kalırsa bunun savunulacak hiçbir yanı; yaşanan bu rezaleti aklayabilecek hiçbir bağlam yok.
CounterPunch’ın editörü Jeffery St. Clair’e, ortak dostumuz Alexander Cockburn’ün ortaya çıkan belgeleri nasıl değerlendireceğini sordum. Jeffery, “Sanırım Alex, Noam’ın fanatik bir Siyonist ve muhtemelen İsrail ajanı olan biriyle bu kadar yakın bir ilişki içinde olmasından rahatsızlık duyardı… Genellikle bu kadar enine boyuna düşünerek ve iyice gerekçelendirilmiş kararlar alan birinden gerçekten kötü bir karar” dedi. Epstein aşırı sağcı ve Siyonist bir adamdı; dünyayı kendileri için cennete, bizim içinse cehenneme çevirmek isteyen güç ve nüfuz sahibi kişileri etrafında toplayan biriydi. Noam’ı, 2000’lerin başında yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya kalan ve İsrail Başbakanı olarak görev yaptığı süre boyunca savaş suçları işleyen Ehud Barak ile tanıştırdı. 2009’da Barak, Gazze’deki Filistinlilere karşı korkunç bir savaş başlattı ve yaklaşık 1500 Filistinliyi soğukkanlılıkla katletti. Richard Goldstone başkanlığındaki Birleşmiş Milletler soruşturma komitesi, raporunda Barak liderliğindeki İsrail hükümetinin savaş suçu işlediğini tespit etti. Barak o yıl Birleşik Krallık’ı ziyaret ettiğinde, avukatlar savaş suçlarında evrensel yargı yetkisi öngören 1988 tarihli Ceza Adaleti Yasası uyarınca bir tutuklama emri talep etmek için Westminster Şehri Mahkemesi’ne başvurdu. Böyle bir tutuklama emri çıkmadı. Noam neden bu olayların üzerinden altı yıl geçtikten sonra, yani 2015 yılında bir savaş suçlusuyla görüşsün ki? 2021 yılında, ilk kitabımız The Withdrawal için Noam’a Henry Kissinger ile görüşmeye gider miydi diye sorduğumda, gülerek “hayır” dedi. Ve yine de, daha önce – benim haberim olmadan, bir savaş suçlusuyla görüşmüştü. Neden öyle biriyle bu kadar rahat bir şekilde arkadaşlık kurabiliyorsun? İşlediği suçlara rağmen bir pedofile neden bu kadar rahatça destek oluyor ve akıl veriyorsun?”
Kendi adıma, büyük bir dehşet ve şaşkınlık içindeyim.
Dipnot: Vijay Prashad’ın Noam Chomsky ile birlikte yazdığı son kitabının adı; The Withdrawal: Iraq, Libya, Afghanistan and the Fragility of US Power (New Press, Ağustos 2022).
[CounterPunch’ta yer alan İngilizce orijinalinden Nisan Çıra tarafından Sendika.Org için çevrilmiştir.]
