6 yıllık örtbas ortaya çıkıyor: ’Gülistan Doku’yu valinin oğlu öldürdü!’
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku kardeşinin dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünün ortaya çıktığını söyledi. Dönemin valisi Tuncay Sonel’in Gülistan’ın sim kartındaki delilleri sildirdiği söyleniyor. Ayrıca Gülistan'ın hastane kayıtlarının da silindiği iddia ediliyor. Avukat Ali Çimen halen İçişleri Bakanlığı müfettişi olan Tuncay Sonel’in görevden alınıp tutuklanması çağrısı yaptı.
Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmadaki yeni gelişmeler, olayın bir cinayet olduğuna, dönemin Tunceli Valisi’nin oğlunun merkezinde yer aldığı cinayetin bizzat Vali tarafından yıllarca örtbas edildiğine işaret ediyor.
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlunun da bulunduğu 13 kişi hakkında "cinayet ve delil karartma" şüphesiyle gözaltı kararının ardından bu çok boyutlu örtbas skandalında Sonel halen İçişleri Bakanlığı baş müfettişliği görevinden alınmış değil.
Altı yılın sonunda gelinen nokta, yalnızca genç bir kadının akıbetini değil, mülki idare ile kolluk kuvvetlerinin iç içe geçtiği bir yapının adaleti nasıl felç edebildiğini gözler önüne serdi.
Aygül Doku: Gülistan'ın katili dönemin valisinin oğludur
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’nun katilli olduğunu, cinayetin o dönem vali şimdi ise İçişleri Bakanlığı müfettişi olan Tuncay Sonel tarafından “şeytani” bir planla yıllarca örtbas edildiğini söyledi.
Delil yok eden polise 10 bin dolar
Gülistan’ın hastane kayıtlarının da bizzat dönemin valisi Sonel tarafından sildirildiğini öne süren Aygül Doku önceki gün gözaltına alınan “Gökhan” adlı eski polisin de delilleri silme karşılığında Sonel’den 10 bin dolar para aldığını söylediğini duyurdu.
Gözaltındaki isimlerden biri olan Gökhan Ertok sonrasında ihraç edilen bilişim uzmanı bir polis.
Aile adliye önünde bekliyor: 'Can güvenliğimiz yok'
Gülistan Doku ailesi bugün adliye önünde bekleyişe başladı ve tüm kadınlara dayanışma için adliye önüne gelme çağrısı yaptı.
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Gülistan Doku dosyasında üst düzey kamu görevlisi olarak kodlanan fail Tuncay Sonel’dir” diye yazdı.
Abla Aygül Doku İçişleri Bakanlığı’nı şu anda bakanlık müfettişi olan Tuncay Sonel’i görevden almaya çağırdı, Sonel’in tutuklanması gerektiğinin altını çizdi.
Aile olarak can güvenliklerinin olmadığını da belirten Aygül Doku yıllarca bu örtbas planını sürdüren Tuncay Sonel’in halen görevdeyken aile için de tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.
Avukat Çimen: Dosyadaki üst düzey kamu görevlisi fail Tuncay Sonel'dir
Avukat Çimen de “Gülistan Doku dosyasını örtbas eden bir üst düzey kamu görevlisinden bahsetmiştik. Bu kişi Tuncay Sonel’dir” dedi.
Çimen Sonel’in Gülistan Doku’nun sim kartındaki delilleri de sildirdiğini, silen polise para verdiğinin de dosyaya girdiğini açıkladı:
Kendisine teslim edilen sim kartındaki delilleri polise sildirdi
“Tuncay Sonel kendisine soruşturma görevlilerine teslim edilmesi için verilen Gülistan Doku’ya ait telefonun, sim kartını siber çetelerle işbirliğine girerek Ankara ilinde bulunan ve şu anda gözaltında olan polis memuruna teslim ediyor. Ve bu polis memuru da 18 Ocak 2020 tarihinde Gülistan’a ait ve Tuncay Sonel’in yakınlarına ait delillerin bulunduğu görüşmeleri siliyor. Tuncay Sonel’in bu eylemi yapan kişiyle HTS kayıtları vardır. Şu an dosyanın içerisinde. Olay bununla da kalmıyor bu kişiye para veriliyor. Bu para şu anda Tuncay Sonel’in gözaltında olan koruma amiri tarafından gönderildiği banka kayıtları ile sabittir.”
'Halen bakanlık görevlisi olması fecaat arz ediyor'
Tuncay Sonel’in delilleri karattığının dosyada net olduğunu vurgulayan Ali Çimen “Dosyanın kökü onunla ilgili. Buradaki (gözaltındaki) insanlar daha alt kademe olan insanlar. Burada altı yıldır süren bir örtbas var. Eğer bu örtbas gerçekten tüm yönleriyle açığa çıkarılacaksa en büyük fail budur. Biz onun derhal (İçişleri Bakanlığı baş müfettişliği) görevinden alınıp gözaltına alınmasını talep ediyoruz” dedi.
Avukat Çimen, Gülistan Doku’ya ne olduğuna dair aileye tatmin edici bir açıklamayı yapacak olanın Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı olduğunu söyledi.
Çimen Tuncay Sonel’in halen bakanlıkta görevine devam etmesininse bir “fecaat arz ettiğini” söyledi. Sonel’in şüpheli durumdayken bile dosyaya müdahaleleri söz konusu olduğunu da dile getirdi.
Vali Tuncay Sonel’in örtbasının aslında bilindiğine ancak dosyada ilerlemenin başsavcının değişmesiyle beraber sağlandığına dikkat çeken Çimen, “Doku ailesi hiçbir zaman kızlarından vazgeçmedi ve mücadele etti” dedi ve basının da bu konudaki ısrarının da katkısından söz etti.
'Gülistan'ın hastane kayıtları da silindi'
Abla Aygül Doku yaptığı açıklamada dikkat çekici bir başka noktaya işaret etti. Doku Gülistan’ın vurulduktan sonra hastaneye götürüldüğünü ancak hastane kayıtlarının da dönemin Valisi Tuncay Sonel tarafından sildirildiğini iddia etti.
Abla Doku şunları söyledi:
Dün ben kız kardeşimin katili Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’dir dedim. Bana şey diyorlar, 'siz bu bilgiyi nerden aldınız dosyada gizlilik var' diye. Biz 5-6 öncesine dek Mustafa Türkay Sonel’in adını dahi bilmiyorduk. Biz bu cinayeti Altaş ailesinden öğrendik. Celal Altaş, Nurşen Altaş, Amerika’ya kaçan Umut Altaş.
Nasıl öğrendik peki? Umut beni o süreçte arıyor iki üç kere. Aslında bu olayı bana anlatmak istiyor ama cesaret edemiyor. Sonra baroya bir not bırakıyor, Gülistan’ı öldüren Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’dir, diye. O dönemdeki savcılar o notla pek ilgilenmiyorlar. Biz de aile ile görüşmeye gittik. Daha oturmadan bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. O güne kadar bize kimse böyle bir şey dememiş. Biz biraz üzerine gidince (ses kayıtlarını sayın savcımıza ilettik), ‘Benim oğlumun tek bir suçu var, valinin pislik oğluyla arkadaş olmasıdır, biz oğlumuzu çok uyardık, bu çocuk tekin bir çocuk değil diye. Benim çocuğum bununla arkadaş oldu, benim çocuğum başını yaktı’ dediler.
‘Siz niye başını yaktı oğlumuzun diyorsunuz’ dedik. Sonra araştırınca oğlu Amerika’ya kaçmış. O zaman ‘sizin oğlunuz Gülistan’ı öldürdü, Amerika’ya kaçmış’ dedik. Hayır dediler. Ben Umut’la telefonda görüştüm. Bakın 6-7 ay kadar önceye dek ben kardeşimi Zainal Abarakov’un öldürdüğünü düşünüyordum. Ben kardeşimin Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel tarafından öldürüldüğünü bizzat Altaş ailesinden öğrendim. Ve şu anda Altaşlar gözaltında, Umut da Amerika’ya kaçmış. Tuncay Sonel o kadar şeytanice her şeyi hesaplamış ki, önce oğlu kızımızı öldürüyor. Sonra bizi ve bütün devletin kurumlarını, halkı köprüye götürüyor, arkamızda da delilleri yok ediyor. Sadece bununla da yetinmiyor, olur da bir gün ortaya çıkarsa biz diyeceğiz ki ‘Bu cinayeti Umut Altaş işledi’. Çünkü Umut Altaş Amerika’ya kaçtı, ama benim oğlum burada (diyecek). Yani cinayeti ileride yıkabileceği kişiyi de seçmiş. O yüzden dosyamız şu anda çok kritik bir aşamada.
Abla Doku: Bu cinayet çözülmüştür
Cinayetin çözüldüğünü söyleyen Aygül Doku, Celal Altaş’ın kendisine “Git Vali Sonel’in evinin önünde eylem yap” dediğini ve “Ben devlet miyim? Gülistan’ın hastane kayıtlarını ben nasıl sileyim?” dediğini öne sürdü.
Doku şu ifadeleri kullandı:
Celal Altaş’ın doğru söylediğini nereden anlıyoruz biliyor musunuz? İlk olay olduğunda Engin Yücer (baş şüpheli Abarakov’un eski polis olan üvey babası) bize ne söylüyordu sürekli? Bir delilden bahsediyordu. Sürekli hastane kayıtlarından bahsediyordu. Bakın dosyada gizlilik var. Biz hastane kayıtlarını valinin sildiğini bilmiyorduk. Bunu da Celal Altaş’tan öğrendik.
'Gülistan'ı önce vurmuşlar, o sırada yaşıyormuş'
Bir gazetecinin “Neden gitmiş ki hastaneye?” diye sorması üzerine Aygül Doku şunları söyledi:
“Bizim anladığımız kadarıyla bunlar Gülistan’ı önce vurmuşlar. Gülistan o sırada yaşıyormuş. Gülistan’ı hastaneye yetiştirmeye çalıştırmışlar. Gülistan yaşamayınca da kuvvetle ihtimal o hastane kayıtları silinmiş. Celal Altaş’ın bize söyledikleri bunlar…”
'Dalgıçlar biliyordu, Sonel dalgıçlara baskı uyguladı'
Gülistan Doku 5 Ocak 2020 tarihinden itibaren son görüldüğü yer olduğu iddia edilen ve Dinar Köprüsü olarak da bilinen Sarı Saltuk Viyadüğü ile Uzunçayır Barajı'nda 220 gün boyunca aranmıştı. Aygül Doku Gülistan'ın "intihar" ettiği iddiasında bulunan Vali Sonel'in dalgıçlara aileyle görüşmemeleri için de baskı uyguladığını söyledi.
Umut Altaş’ı Amerika’ya gönderenin Tuncay Sonel olduğunu öne süren Aygül Doku, Umut Altaş’ın kendileriyle görüşerek olayı anlatmasına şu anda gözaltında olan ailesinin engel olduğunu iddia etti.
“Umut ve Altaş ailesi olmasaydı ben bugün Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ın katili olduğunu bilmeyecektim” dedi.
Dönemin valisi Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’nun intihar ettiğini iddia etmesinin ardından suda arama yapılırken dalgıçların aileye “Gülistan burada yok, sizi kandırıyorlar” dediğini de hatırlatan Aygül Doku “Dalgıçlara da baskı uyguluyordu. Aile ile konuşmayın. Siz sadece suya dalın diyordu” dedi.
'Gülistan bir şeylere zorlandı, kabul etmeyince öldürüldü'
Abla Aygül Doku Gülistan’ın kaybedilmeden önce dönem ortasında iki hafta Diyarbakır’a geleceğini söylemesinin de dikkat çekici olduğunu belirtti. Gülistan’ın bir şeylere zorlandığını ve kabul etmeyince öldürüldüğünü iddia etti.
Aygül Doku, Gülistan’ın telefonuna Zainal Abarakov’un attığı yeni ortaya çıkan mesajlara dair de konuştu:
Abarakov’un mesajları yayınlanmış, 'Rusya konsolosluğuna git ben seni gelip alacağım' diyor. İkincisi, 'ben çok korkuyorum, bunlar seni bir yerde zorla tutuyorlar mı' diyor. Zainal Abarakov, Altaş ailesi gibi bu olayı biliyor, susmayı tercih etmiş. Mustafa Türkay Sonel ile Umut Altaş Gülistan kafede işe girdiği gece ona bir şey gösteriyorlar. Gülistan’ı bir şeye zorluyorlar. Gülistan da bu yolun yolcusu olmadığı için bunu kabul etmiyor. Gülistan’ı bunların önüne atan Zainal Abarakov oluyor.
Gülistan bir ay boyunca zaten Abarakov’la iletişimde değil, ayrılmışlar. Bunlar o şeyi Gülistan’a gösterince, Gülistan apar topar yukarı Zainal’ın evine gidiyor. Zainal’dan yardım istiyor. Hatta demek ki o kadar büyük bir olay ki, o gece o evde kavga çıkıyor. Gülistan ile Zainal orada tartışınca vatandaş polisi arıyor. Aslında onlar o gece Gülistan’ı öldürecekti. Bakın benim kardeşimi ölüme gönderirken bile ona tuzak kurmuşlar. Nerden anlıyorum? Zainal Gülistan’a diyor ki 'Rus konsolosluğuna git'. Zainal Gülistan’a diyor ki 'ben seninle yurtdışına çıkacağım, yurtdışına gideceğiz bunlardan kurtulacağız' diyor. Halbuki sen köprüye git, şunları şunları köprünün aşağısında at, intihar etmiş gibi şeyi ver, sonra orada beni bekle, ben seni alacağım. Gülistan’ı ölüme götürürken bile benim kardeşime tuzak kurmuşlar.
Aygül Doku ailenin can güvenliğinin tehlikede olduğunu da belirterek “Devlete bunları yaşatan bize neler yapmaz” diyerek Tuncay Sonel’e işaret etti.
Aygül Doku gözaltındaki eski polis Gökhan Ertok’un Gülistan’ın 5 Ocak’ta öldürülmediğini söylediğini, o güne dair görüntü olduğunu ve bizzat kendisinin sildiğini aileye itiraf ettiğini de söyledi. Doku ayrıca Gökhan Ertok’un görüntüleri silme karşılığı Tuncay Sonel’den 10 bin dolar aldığını söylediğini dile getirdi.
'Altaş ailesi susma karşılığı validen menfaat sağladı'
Öte yandan Aygül Doku bugün Halk TV’de katıldığı canlı yayında da Altaş ailesinin Vali Sonel’den susma karşılığı menfaat sağladıklarını da öne sürdü.
Altaş ailesi üyelerinin dönemin vali çevresiyle temasını sürdürdüğünü, bu süreçte Ordu’ya gittiklerini ve ellerinde buna ilişkin fotoğraflar bulunduğunu söyleyen Aygül Doku şunları kaydetti:
Tuncay Sonel'in görevi Ordu'ya çıkınca Mehmet Ali Özkan vali buraya geldi. Biz hâlâ Gülistan'ın suda arama çalışmalarını devam ediyoruz. Biz arama çalışmalarını devam ederken Celal Altaş ve ailesi Ordu'ya valiyi ziyarete gidiyor. Hatta fotoğraf çekiyorlar. Tatile gidiyorlar. Susma karşılığında Gülistan'ın kan parasını yiyenler de bugünkü gözaltında olan Celal Altaş ve Nurşen Altaş'tır.
Aygül Doku “Bunlar da susma, bu cinayeti örtbas etmek karşılığında susma payı karşılığında... Vali ne yapıyor? Bunları yediriyor, bunları içiriyor, bunlara da Gülistan'ın kan parasını yediriyor” dedi.
'Olay gecesi kameraların yönü değiştirildi, bazı görüntüler silindi'
Aygül Doku, olay gecesi kentteki kamera kayıtlarının yönünün değiştirildiğini ve bazı görüntülerin silindiğini de öne sürdü.
Doku, bu iddiasını şöyle dile getirdi:
Bakın Gülistan’ı hani sen intihar et... Hatta Gülistan’ın şunları bunlar hepsi, bakın, Gülistan’ın el hareketi, hani kamuoyunu oyalamak için, bu el hareketleri hepsi senaryo. O anda da o kentin bütün kameralarının yönünü çeviriyorlar. Yönünü çevirerek Gülistan’a ne oldu sorusu ortaya çıkmasın diye Gülistan intihar etti diyorlar. O hani diyorlardı ya makas ortaya çıktı, bilmem ne çıktı. Onlar da hepsi senaryonun bir parçası...
Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel'in o geceki görüntüleri dosyaya girdi
Öte yandan Gülistan Doku’nun en son görüldüğü 5 Ocak 2020 gecesi şu anda ABD’de firari konumda bulunan şüpheli Umut Altaş ile dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel'in lüks bir otomobilin içinde görüntülendiği Plaka Tanıma Sistemi (PTS) görüntüleri de dosyaya girdi. (SOL.ORG)
