"İçişleri Bakanı, 'Bu bir IŞİD saldırısıdır' diyemiyor. 'Dini istismar eden örgüt.' diyor"

İstanbul Beşiktaş'ta, İsrail Başkonsolosluğu önündeki silahlı saldırıya dair konuşan CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye tepki gösterdi. Emre, "İçişleri Bakanı da 'Bu bir IŞİD saldırısı' diyemiyor. Neymiş? 'Dini istismar eden örgüt.' Halbuki bizim Milli Güvenlik Kurulumuz tarafından onun bir terör örgütü olduğu defaatle Milli Güvenlik Kurulu'nda karara bağlanmıştır, örnek mahkeme kararları vardır. Bunu sıkılarak, utanarak söylemenin bir anlamı yoktur" dedi.


Beşiktaş'taki İsrail Başkonsolosluğu'na yönelik silahlı saldırı gündemdeki yerini koruyor.

Olayla ilgili bir başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilirken İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi saldırıyı gerçekleştiren 3 şüpheliden 1'inin öldürüldüğünü, 2'sinin ise yaralı olarak etkisiz hale getirildiğini bildirmişti.

BAKAN "DİNİ İSTİSMAR EDEN ÖRGÜT" DEMİŞTİ...

Saldırganların İzmit'ten kiralık araçla İstanbul'a geldiği, uzun namlulu silahlarla bina önünde görev yapan polislere ateş açtıkları belirtilmişti.

Çiftçi, "Tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu; 2’si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir" dedi. 

"İÇİŞLERİ BAKANI DA 'BU BİR IŞİD SALDIRISI' DİYEMİYOR"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP Silivri Dayanışma Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında söz konusu saldırıya değindi, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye tepki gösterdi.

Emre, "Silivri Cezaevi'nde arkadaşlarımız tutuklu ve atadan dededen kalan tarlalarına dahi mal varlıklarına tedbir konmuş el konmuş durumda. Öte yandan, IŞİD'li olduğu çok açık birinin mal varlığı kaldırılıyor, hakkındaki tedbirler kaldırılıyor. Ve bir bu saldırıyı gerçekleştirebiliyor. İçişleri Bakanı da 'Bu bir IŞİD saldırısı' diyemiyor. Neymiş? 'Dini istismar eden örgüt.' Halbuki bizim Milli Güvenlik Kurulumuz tarafından onun bir terör örgütü olduğu defaatle Milli Güvenlik Kurulu'nda karara bağlanmıştır, örnek mahkeme kararları vardır. Bunu sıkılarak, utanarak söylemenin bir anlamı yoktur" dedi.

"ÇOK AÇIK BİR ŞEKİLDE IŞİD SALDIRISI VAR"

"Çok masum insanlara operasyon yapılıyor. Şimdi burada İsrail Başkonsolosluğuna yönelik bir terör saldırısı gerçekleşti geçtiğimiz günlerde. Orada o terör saldırısında kahramanca mücadele eden karşı koyan polis memurlarımıza teşekkür ediyoruz. Yaralanan polislerimize de acil şifalar diliyoruz. Bununla birlikte ülkenin İçişleri Bakanı yaşanan bu olayla ilgili efendim 'terör saldırısı' da demeyip 'bir dini istismar eden bir örgüt' diyor. Halbuki çok açık bir şekilde IŞİD saldırısı var. Ve bu saldırıda da öldürülen kişinin de geçmişte kaydı var. CHP olunca görüntü servisi yapan İçişleri Bakanlığı ve savcılık konu IŞİD olunca ne yapıyor? Bakın saldırıda öldürülen Yunus Emre Sarman. 22 Kasım 1994 doğumlu. Yüreğir doğumlu.

Sarman'ın adı daha önce doğrudan IŞİD'in finansman ağıyla anılmış. Ve bu kapsamda 6 Nisan 2021 tarihli ve 21/1 sayılı karar kapsamında IŞİD'e finansman sağlama suçlamasıyla ve bu gerekçeyle mal varlığı dolduruluyor ve bu da 7 Nisan2021'de Resmi Gazete'de yayınlanıyor. Bunun dışında Sarman ayrıca 2018 yılında Adana'da aile içi cinayet suçlamasıyla da bir süre cezaevinde kalıyor. Ve babası 18 yıl hapis cezası alıyor. Kendisi de üç ay sonra adli kontrol şartıyla serbest kalıyor. Şimdi burada bitmiyor. 31 Ağustos 2024, yeni bir karar alınıyor. Sarman hakkındaki tedbir kaldırılıyor. Gerekçe makul sebeplein ortadan kalkması. Yani bir dönem IŞİD'in finansman ağında içinde yer alan kişi bu kapsamdan çıkartılıyor. Şimdi aynı isim konsolosluk saldırısında öldürülen kişi olarak karşımızda. IŞİD üyesi. Yani aradan geçen sürede makul sebeplerin ortadan kaldırılmasını bir kenara bırakın IŞİD'e bağlılığı pekişmiş ve bu kapsamda da böylesine büyük bir saldırıyı gerçekleştirmiş kişiden bahsediyoruz.

Buranın arkasında Silivri Cezaevi var. Orada arkadaşlarımız tutuklu ve atadan dededen kalan tarlalarına dahi mal varlıklarına tedbir konmuş el konmuş durumda. Öte yandan, IŞİD'li olduğu çok açık birinin mal varlığı kaldırılıyor, hakkındaki tedbirler kaldırılıyor. Ve bir bu saldırıyı gerçekleştirebiliyor. İçişleri Bakanı da bu bir IŞİD saldırısı diyemiyor. Neymiş? 'Dini istismar eden örgüt.' Halbuki bizim Milli Güvenlik Kurulumuz tarafından onun bir terör örgütü olduğu defaatle Milli Güvenlik Kurulu'nda karara bağlanmıştır, örnek mahkeme kararları vardır. Bunu sıkılarak, utanarak söylemenin bir anlamı yoktur."

Blogger tarafından desteklenmektedir.