Sen binanın yıkılmasını talep etme. Etme! Etme! Etme, eyleme...


Ölümlerin yaşandığı o okul kapatılacakmış.

Hatta binanın yıkılması bile gündemdeymiş.

Böylelikle yaşananların kötü izleri silinecekmiş.

Veliler okulun yıkılmasını bu yüzden istiyormuş.

Yahu;

bina hareket edebilir mi,

bina ayağa kalkabilir mi,

bina oturabilir mi,

bina koşabilir mi,

bina kaçabilir mi, 

bina ateş edebilir mi,

bina öldürebilir mi,

bina yaralayabilir mi,

bina üzülebilir mi,

bina acı çekebilir mi,

bina sana ne yaptı,

binadan ne istiyorsun,

bina ile zorun ne?

Bina yıkılırsa için soğuyacak mı?

Rahatlayacak mısın?

Sonunda her şey halledildi işte diyebilecek misin?

Binayı yıkacaklarmış.

Bu mudur çözüm?

Bir mafya dizisinin başrol oyuncusunu telefonla kutlamalar ne olacak peki?

O oyuncuya; "çok güzel bir bozkurt olmuşsun" deyip bir bozkurt tablosu hediye etmeler ne olacak?

Yazının başına dönüyoruz.

Ölümlerin yaşandığı o okul kapatılacakmış.

Hatta binanın yıkılması bile gündemdeymiş.

Böylelikle yaşananların kötü izleri silinecekmiş.

Veliler okulun yıkılmasını bu yüzden istiyormuş.

Sen binanın yıkılmasını talep etme. Etme! Etme! Etme, eyleme.

Gel bu kerelik olsun, bu seferlik olsun işe doğru yerden başla.

Hayatında ilk defa da olsa topa doğru yerden gir.

Mesela, tablolardan başla gözünü seveyim. (HAYRİ GÜNEL)

Blogger tarafından desteklenmektedir.