Yurttaşlar belediye önüne yürüdü: Ataşehir'de gözaltı protestosu! (VİDEO)
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in gözaltına alınmasının ardından yurttaşlar belediye önüne yürüyerek operasyona tepki gösterdi.
CHP'li belediyelere dönük operasyonlar kapsamında geçtiğimiz gün İstanbul Ataşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonda düzenlenmişti. Operasyon kapsamında aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 20 kişi, gözaltına alındı.
Adıgüzel'in gözaltı süreci devam ederken çok sayıda yurttaş, CHP İstanbul İl Başkanlığının çağrısıyla Atatürk Mahallesi Migros önünde bir araya gelerek Ataşehir Belediyesine yürüdü.
CHP’nin yanı sıra eyleme İYİ Parti, TİP, DEM Parti, Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi ve Sol Partinin de destek verdi.
“Tek derdim Ataşehir oldu”
Eylemde; gözaltındaki Onursal Adıgüzel'in gönderdiği mesaj, yürüyüş sonrası Ataşehir Belediyesi önünde bir araya gelen yurttaşlara okundu.
“Parça parça ilerleyen, zamanla hızlanan ama yönü hiç değişmeyen bir sürecin içindeyiz. Ataşehir’de 2 yıl boyunca ortaya koyduğumuz yönetim anlayışı ortadadır. Şeffaflık, hesap verebilirlik ve eşit hizmet ilkeleriyle hareket ettik. Kamu kaynağını koruduk. Kimseyi ayırmadık, herkesi kucakladık. Değerlerimize sahip çıktık. Bu süre zarfında gece gündüz çalışırken tek derdim Ataşehir oldu, Ataşehir’e hizmet oldu" diyen Adıgüzel gönderdiği mesajda şunlara yer verdi:
“Daha iki gün önce sizlerle birlikte büyük bir heyecan içindeydik. Bu kentin gençleri için hazırladığımız Atatürk Kütüphanesi’nin açılışına hazırlanıyorduk. Ancak açılışa saatler kala, gece yarısı evimden, eşimin yanındayken gözaltına alındım. Maalesef benimle birlikte çok sayıda yol arkadaşım, bürokrat arkadaşlarımız da gözaltına alındı. Ataşehir’e emek veren, bu kentte birlikte hizmet ettiğimiz insanlar bugün bu sürecin içindeler. Bu operasyon daha önce defalarca denendi. Kimseyi inandıramadılar. Benim gece gündüz nasıl çalıştığımı bilen Ataşehirlileri de inandıramayacaklar. Herkes biliyor, bu müdahale eşit hizmet anlayışımıza, değerlerimize ve en önemlisi sizin sandıkta ortaya koyduğunuz iradeye yöneliktir. 40 yaşında bir belediye başkanı olarak görevimi emanet bildim. Ben memur çocuğuyum. Ailemin bana verdiği imkanlarla ve Cumhuriyet değerleriyle yetiştim. İki dönem milletvekilliği yaptım. Bugün de Ataşehir’e, sizin verdiğiniz yetkiyle, onurla ve size layık olmak için hizmet ediyorum. Sevgili Ataşehirliler, komşularım; gururla söylüyorum, hayatım boyunca kimsenin hakkını yemedim. Çocuğumun boğazından bir gün bile haram lokma geçirmedim. Mazbatamı aldığım günden bugüne ailemin, partimin ve ülkemin bana öğrettiği değerleri korumak ve yüceltmek için çalıştım. En büyük gücüm sizin bana olan güveniniz oldu. Bu sözler benim için asla savunma değildir; onurumdur, haysiyetimdir. Bizi tanıyan bilir, bizi Ataşehir bilir. Bu kentin tek kuruşuna göz dikenler bizim kapımızdan geçemez, masamıza oturamaz. Bugün fiziken yan yana olmayabiliriz ama asla belirsizlik sizi yıldırmasın. Hepimizi alsalar ne olur? Aramızdaki bağı kimse zayıflatamaz, bu ülkenin geleceğine olan inancımızı kimse sarsamaz. Sevgili dostlar, yol arkadaşlarım, komşularım; sizlerden beklentim sağduyunuzu korumanız, asla boyun eğmemeniz, birbirinize ve bu kentin iradesine sahip çıkmanızdır. Ben iyiyim. Başım dik, alnım ak, vicdanım rahattır. Biz size emanetiz ve bu emaneti birlikte koruyacağız. Çok yakında yeniden yan yana olacağız. Kaldığımız yerden Ataşehir’in geleceğini kurmaya devam edeceğiz.”
“Bir yanda ekonomik kriz, bir yanda adalet krizi yaşıyoruz”
Ataşehir Belediyesi önünde konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de, “Bir buçuk yıldır Türkiye’yi şafak operasyonlarına alıştırmaya çalışıyorlar. Dün bir zaman ayarlı operasyon gerçekleştirdiler. Biz ilçe başkanımızla, Onursal Başkanımızla Ataşehir’de bir toplantıdaydık. Orada Onursal Başkan bir saat boyunca Ataşehir halkına 2 yılda nasıl hizmetler gerçekleştirdiğini anlattı. Sonra kendisine bir telefon geldi. Eşinin ve ailesinin yanına gitti. Bir gece yarısı, saat 12.00’de Ataşehir’in seçilmiş belediye başkanının kapısına polisler geldi ve bir gözaltı operasyonu gerçekleştirdiler. Bir buçuk yıldır Esenyurt’tan Beşiktaş’a, Beykoz’dan 19 Mart’a İstanbul’un ve Türkiye’nin seçilmiş belediye başkanları gece yarısı operasyonlarıyla gözaltına alınıyor. Bugün Türkiye çoklu bir kriz ortamının içerisinde. Bir yandan bir ekonomik kriz yaşıyoruz, ağır bir ekonomik kriz. Bir yandan bir adalet krizi yaşıyoruz. Bir yandan bir siyaset krizi yaşıyoruz. Bir yandan bir güvenlik krizi yaşıyoruz, bir yandan bir asayiş krizi yaşıyoruz. Devletin en temel görevi vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Bugün vatandaşının canını koruyamayan bir iktidarla karşı karşıyayız. Türkiye yönetilemiyor! İşte bu yönetim beceriksizliklerinin üzerini örtmek için her uyandığımız günde İstanbul’da ve Türkiye’nin dört bir yanında şafak operasyonlarıyla çürümüş düzenlerinin üzerini örtmeye çalışıyorlar. Yönetim zafiyetlerinin üzerini örtmeye çalışıyorlar. Devletin kurumsal çöküşünün üzerini örtmeye çalışıyorlar. Kime yapıyorlar bunu? Seçilmiş belediye başkanlarına yapıyorlar. Onursal Adıgüzel örgütsel mücadelenin içerisinden gelmiş bu ülkenin yetiştirdiği çok kıymetli bir insan. Partimizde gençlik kollarında görev yapmış, partimizde genel başkan yardımcılığı yapmış. Ama bunlardan daha önemlisi; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilliği yapmış, 86 milyon yurttaşımıza hizmet etmiş. 2024 seçimlerinde Ataşehir’de belediye başkan adayı olmuş, %57 gibi rekor bir oyla Ataşehir’i kazanmış. Düzenli olarak anket yaptırıyoruz; yarın Ataşehir’de sandığı koyalım, bizim elimizdeki anketlere göre Onursal Adıgüzel Ataşehir’i yeniden %65’le kazanıyor! İşte bunu hazmedemiyorlar. İşte bunu hazmedemedikleri için bir gece yarısı operasyonuyla ülkemize hizmet etmiş genç bir arkadaşımızı gözaltına alıyorlar. Buradan onlara sesleniyoruz: Onursal Adıgüzel onurumuzdur, Onursal Adıgüzel görevinin başına dönecek ve Ataşehir halkına hizmet etmeye devam edecek. Biz onların amaçlarının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Bir buçuk yıldır millet iradesine darbe vuruyorlar. Esenyurt’tan 19 Mart’a İstanbul’da başlayan süreç Anadolu’nun dört bir yanında devam ediyor. Ne zaman karar verdiler bu operasyonlara? 31 Mart günü karar verdiler. 31 Mart günü Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’nin birinci partisi oldu. Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi olunca "Eyvah" dediler. Şimdi Cumhuriyet Halk Partili belediyeler vatandaşa hizmet edecekler; yurt açacaklar, kreş açacaklar, kente yeşil alanlar kazandıracaklar, kentlerin altyapısını yenileyecekler, sosyal destekler sağlayacaklar ve vatandaşla bir gönül bağı kuracaklar ve biz artık bir daha asla sandıkta bir seçim kazanamayacağız dediler. Bir daha asla sandıkla seçim kazanamayacaklarını anlayanlar siyasallaştırdıkları yargıyı devreye soktular. Partizanlaştırdıkları bürokrasiyi devreye soktular. Amaçlarını biliyoruz. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin yurttaşlara hizmet etmesini engellemeye çalışıyorlar. Ama sanmasınlar ki bizimle kavga ediyorlar. Belediye başkanlarımıza operasyon yaparak çocuk kreşlerine giden 4 yaşındaki, 5 yaşındaki çocuklarla ve onların aileleriyle kavga ediyorlar. Yurtlara giden öğrencilerle kavga ediyorlar. Ücretsiz ulaşım imkanı sağlanan annelerle kavga ediyorlar. Kent lokantalarında uygun koşullarda yemek yiyen emeklilerle kavga ediyorlar. Bir iktidar ne zaman milletle kavga etmeye başlamışsa o iktidarın sonu gelmiş demektir. Bu iktidarın da sonu gelmiştir!”
İmamoğlu Silivri'den mesaj gönderdi
23 Mart 2025'ten bu yana Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise cezaevinden gönderdiği mektupta şunlara yer verdi:
"Sevgili dostlarım, hemşehrilerim, Ataşehirliler; zalimliğin devam ettiğini ve gece yarısı operasyonlarıyla kardeşim, başkanımız Onursal Adıgüzel’i gözaltına almalarını yaşıyoruz. 'Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz' öylesine bir slogan değildir. Adalet ve demokrasiyi hayatından çıkarmış iktidar, koltuğunu korumak için her şeyi yapmak istiyor.
Her kötülüğü denemek istiyor. Milli irade hırsızlığını tek siyasi strateji ve bir mücadele yöntemi olarak görüyorlar. Mesele İstanbul, Bursa, Ataşehir meselesi değildir. Mesele Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğinin meselesidir. Milletimizin geleceğinin meselesidir. Mücadelemiz Cumhuriyet ve demokrasi mücadelesidir.
Bir ve birlikte olacağız. Çocuklarımız, gençlerimiz için kararlılıkla mücadele edeceğiz ve hep birlikte başaracağız. Başarmak zorundayız. Bunu ülkemiz için, geleceğimiz için yapmak zorundayız. Hep birlikte başaracağız. Hepinizi hasretle, sevgiyle kucaklıyorum. Her şey çok güzel olacak! Ekrem İmamoğlu, Silivri Zindanı." (https://halktv.com.tr/)
