Kemal Kılıçdaroğlu kurultay yapmamak şartı ile oraya oturtuldu

Aşağıdaki satırlar Fatih Altaylı'nın kendisine ait sitesinde yer alan "İyi Bayramlar" başlıklı yazısındaki "Kurultay yapacak olsa oraya oturtulmazdı" ara başlığı altında yayınlanmıştır. İlginize sunuyoruz. / GAZETE DEMOKRAT


Gazetecilerimiz şahane.

Bakıyorum şöyle yazıyorlar, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 13 Nisan konuşmasına gözler çevrildi. O gün butlan davasının ve bugünlerin sinyalini mi vermişti acaba?”

Gülüyorum. Öğleden sonra günaydın mı derler böylesine.

14 Nisan’da, yani o konuşmanın ertesi günü şöyle yazmışım:

“Gördüğümüz ve anladığımız kadarı ile uçarı kaçarı kalmadı. İktidarın ağzını büzüşünden ‘Ömer’ diyeceği belli oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son açıklaması ile CHP’nin siyasi akıbeti ortaya çıktı. Butlan geliyor.”

Şimdi butlan kararı sonrası CHP’nin başına oturtulan ve meydanlardaki yüzbinlerin “hain” olarak nitelediği Kılıçdaroğlu’nun bir an önce kurultay yaparak partiyi delegelerin seçeceği, atanmış değil seçilmiş bir genel başkana devretmesi isteniyor. Dünün Bay Kemal’inin partiyi kurultaya götüreceği zannediliyor.

Bu talebin ya da sorunun yanıtını da 14 Nisan tarihli yazımda vermişim zaten.

Götürmez. Götürmeyecek.

Çünkü onu oraya oturtan irade, onun partiyi kurultaya götürmesine ve bu süreçten daha da güçlenerek çıkmasını sağlamasına izin vermez. Kemal Kılıçdaroğlu kurultay yapmamak şartı ile oraya oturtuldu.

Bu yüzden kimse Kılıçdaroğlu’ndan kurultay beklemesin.

Zaten emin olun, başta Battal İlgezdi olmak üzere yanındaki ekibin yolsuzluk dosyaları çoktan hazırdır, “kurultay” dediği anda Kılıçdaroğlu’nun yanındaki “tertemiz” ekibin Beşiktaş, Ataşehir, Bakırköy dosyaları açılıverir.

Hani muhalif medyanın sık sık hatırlattığı para kuleleri zamanı var ya, o günün genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan başkası değildi.

Bilmem anlatabildim mi!

Çürütmek

Kılıçdaroğlu bundan sonra ne yapar bilmiyorum.

Ama şunu biliyorum.

O ve yanındakilerin hepsi Türk demokrasi tarihine “boktan” harflerle yazıldılar.

Bu topraklarda bir devlet olduğu müddetçe, isimleri en bayağı sıfatlarla anılacak, çocukları, torunları soyadını taşımaktan utanç duyacaklar, ne bir zamanlar onu adam zannedip oy verenler, ne de bir zamanlar onu terörist işbirlikçi olarak niteleyip “mal” diyenler bir daha ona saygı duyacak.

Tarihe Ali Kemal gibi geçecek. Kimse onları savunamayacak. Kimse onların lehinde tek kelime etmeye tenezzül etmeyecek.

Tarihe böyle geçmek için bugün aldıkları her ne idiyse değdi mi, bilmiyorum.

Yıllardır CHP’liler “Kemal Bey konuları çözmez, karar almaz, her şeyi zamana yayar, çürütür” derlerdi.

Nedenini, çürümenin nereden esinlendiğini şimdi daha iyi anlıyorum.

Kimin listesi geçerli olacak

Kılıçdaroğlu’nun gerçekten genel başkan olup olmadığı, yetkisiz bir yargı tarafından oraya oturtulmuş bir kukla mı yoksa hakiki bir genel başkan mı olduğu aslında seçim kararı alındığında ortaya çıkacak.

Çünkü yetkili olan seçim yargısı, Kılıçdaroğlu’nu genel başkan olarak tanımıyor.

Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) kararı, seçim yargısını ya da Yüksek Seçim Kurulu’nu (YSK) bağlamıyor çünkü hukuksuz.

Bu yüzden de seçim sathı mahalline girildiği zaman ve siyasal partiler aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na vereceği zaman Kılıçdaroğlu ve ortaklarının vereceği liste YSK tarafından geri çevrilebilir ve YSK Özgür Özel’in vereceği milletvekili aday listesini “geçerli liste” olarak kabul edebilir.

Çünkü hukuk bunu gerektirir.

Adalet zaten! (FATİH ALTAYLI - FATİHALTAYLI.COM)

Blogger tarafından desteklenmektedir.