Şimdi söyle bakalım, gerçekten sadece hapse girmemek için mi yaşattın şu haysiyetsizliği kendine? Yoksa başından beri mi sarayın ajanıydın?


Senin şu fotoğrafın hiç aldatılmış hissettirmedi biliyor musun?

Altı okun üçünü bile algılayacak donanımı olmayan sana pek yakıştı o ampül.

En acısı da (dahi anlamındaki de ayrı yazılır) yıllarca yol yürüdüğün insanlar 12 metrekarelik hücrelerde senin de yıllarca mücadele eder gibi yaptığın bir parti tarafından esir tutulurken kalkıp gitmen bile değil.

En acısı senin gibi birinin milletvekili, belediye başkanı ve dahi grup başkan vekili olabilmesi. İşte en acısı ülkeyi esir alan bu ideolojisiz siyaset. 

Ben “partimizden” gittiğimin ertesi günü sokakta eylemdeydim, AKP’nin zulmettiği insanların yanında, CHP’li dostlarımla da yan yanaydım.

Gittim diye kırılan, gönül koyan arkadaşlarım oldu ama utanıp da yüzüne bakamayacağım kimse olmadı, çok şükür!

Kavgayı satmadığımı, korkup da topuklamadığımı biliyorlardı çünkü. 

Herkes sen değil, o partide de bu ülkede de onuruyla mücadele eden milyonlarca insan var ve emin ol, değil ben gibi göğsünü gere gere aralarında gezmek, faşizme karşı omuz omuza mücadele etmek, sen onların gözlerine bakmaktan bile korkacaksın bundan sonra. 

Şimdi söyle bakalım,

gerçekten sadece hapse girmemek için mi yaşattın şu haysiyetsizliği kendine? 

Yoksa başından beri mi sarayın ajanıydın? (SERA KADIGİL - TİP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ - Sosyal Medya Hesabından)

Blogger tarafından desteklenmektedir.