"Hulusi Akar’a "Hakkında MİT raporu olan darbeci generaller nasıl terfi etti" diye sormak yerine Nasuh Mahruki’yi tutukluyoruz!"

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, Nasuh Mahruki'nin 15 Temmuz'a ilişkin paylaşımı nedeniyle tutuklanmasını eleştirerek, darbe girişiminin önceden öngörülebileceğine dair çok sayıda uyarı yapıldığını savundu. "Darbe girişimi bağıra bağıra geldi" ifadelerini kullanan Terkoğlu, asıl sorgulanması gerekenin darbe öncesindeki ihmal ve terfiler olduğunu belirterek, "Hulusi Akar’a 'Hakkında MİT raporu olan darbeci generaller nasıl terfi etti' diye sormak yerine Nasuh Mahruki’ye 'Ne bu şimdi' diye soruyor, tutukluyoruz." diye yazdı.


Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Terkoğlu, "Nasuh'u bırak Hulusi'ye bak!" başlıklı yazısında, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin paylaşımı nedeniyle tutuklanan Arama Kurtarma Derneği'nin (AKUT) kurucusu ve eski başkanı Nasuh Mahruki'nin tutuklanmasını köşesine taşıdı. Terkoğlu, Mahruki'nin darbe girişiminin önceden öngörülebileceğine ilişkin görüşleri nedeniyle tutuklanmasını eleştirerek, yargının tarihi olaylara ilişkin tartışmaları cezalandırmaya çalıştığını savundu.

Terkoğlu, 15 Temmuz öncesinde FETÖ'nün darbe hazırlığına ilişkin çok sayıda uyarının yapıldığını öne sürerek, kumpas davalarından tahliye olan askerlerin açıklamalarını, savcılıkların Genelkurmay'a gönderdiği ancak yanıtsız kalan yazıları, FETÖ soruşturmalarında hazırlanan iddianameleri ve kamuoyuna yansıyan çeşitli uyarıları örnek gösterdi. Yazısında, darbe girişiminin "bağıra bağıra geldiğini" savunan Terkoğlu, bu işaretlere rağmen gerekli adımların atılmadığını ileri sürdü.

Yazının sonunda dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın rolüne ilişkin sorular yönelten Terkoğlu, hakkında MİT raporu bulunduğu öne sürülen bazı isimlerin neden terfi ettirildiğinin açıklanması gerektiğini ifade etti. Terkoğlu, şunları yazdı:

"Kuşkusuz ömrünü FETÖ’ye karşı geçiren insanlar çok. Ancak 17-25 Aralık’tan sonra resmen açık bir savaşa dönen kavga 15 Temmuz’a kadar 2 buçuk yıl sürdü. Bu süreçte kelle koltukta mücadele eden birbirinden farklı görüşte askerler, polisler, savcılar, bürokratlar oldu. (10 yıl sonra nedense onların birçoğunun da tasfiye edildiğini görüyorum.) Kimi ise bu iki buçuk yıl boyunca gelen darbeyi izledi. Bağıra bağıra görünen alametlere kafasını çevirdi. Olursa ne ala olmazsa da pekâlâ, dedi. Sonunda dönüp Hulusi Akar’a 'Hakkında MİT raporu olan darbeci generaller nasıl terfi etti' diye sormak yerine Nasuh Mahruki’ye 'Ne bu şimdi' diye soruyor, tutukluyoruz. Silivri’de tek yatağın paylaşıldığı kalabalık koğuşa atıp intikam alıyoruz."

Blogger tarafından desteklenmektedir.