Halk TV’ye şafak baskını: Kayyım atandı, yayın durduruldu!
Butlan CHP'sinin lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Sahibi yabancı bir ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon kanalı dünyanın hangi ülkesinde var?" sözleriyle birkaç gün önce hedef aldığı Halk TV'ye kayyım atandı.
CHP'deki mutlak butlan yönetiminin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, KRT TV’de katıldığı programda Halk TV’yi hedef almış, kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu'na ilişkin “Sahibi yabancı bir ülkede olup da kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon kanalı dünyanın hangi ülkesinde var?” demişti.
Kılıçdaroğlu, “Günün 24 saati yalan haber yapıyorlar. İzlemiyorum ben. Olmaz, doğru haber vereceksiniz. Bizim arkadaşlarımız RTÜK’e, ‘Bu yalandır’ diye bildirdiler. RTÜK, ‘Bizim görev alanımıza girmez’ diye bir yazı yazdı. Görev alanına girmiyorsa istediği gibi yayın yapsın” ifadelerini kullanmıştı.
Kılıçdaroğlu'nun bu sözlerinden dört gün sonra bu sabah kanala şafak operasyonu düzenlendi ve kayyım atandı.
Özgür Özel İBB davası için Silivri'de: Halk TV'ye kayyıma tepki gösterdi
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV'ye kayyım atanmasına Silivri'den tepki gösterdi. İBB davası öncesinde açıklamalarda bulunan Özel, "Bu iktidarın tükenmişliğinin, çaresizliğinin ve acziyetinin göstergesidir" dedi. Halk TV ile dayanışma mesajı veren Özel, "Birilerinin sonu geldi, biz daha yeni başlıyoruz" ifadelerini kullandı.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunma yapacağı İBB davası öncesinde geldiği Silivri'de gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Sabah saatlerinde Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki gösteren Özel, iktidarın muhalif yayın organlarını susturmaya çalıştığını ifade etti.
Özel, "Halk TV'ye kayyum atanması, muhalefetin sesini duyuran birkaç televizyonun kayyum atanıp kapatılmasını bekliyor muyduk? Bekliyorduk. Halk TV'ye kayyum atarlar mı? Atarlar. Ne zaman atarlar? En sona geldiklerinde artık onu da yaparlardı. Bu hükümetin en sona geldiği anlaşılıyor artık" dedi.
"BU İKTİDARIN TÜKENMİŞLİĞİNİN GÖSTERGESİDİR"
İktidarın, kamuoyunda tartışılan fon meselesinin ve İBB davasının geniş kitlelere ulaşmasını engellemeye çalıştığını söyleyen Özel, şu ifadeleri kullandı:
"O kadar çaresizler ki fon meselesinin doğru dürüst tartışıldığı, milletin bilgilendirildiği bir noktada bu alanları tamamen kapatmak istiyorlar. Daha dün şunu gördük: İktidar seçmeni muhalefet televizyonlarını ilk kez bu kadar yüksek izliyor. Neden? Olan bitenden rahatsız. 'Ne oluyor?' diye dönüp Halk TV'ye bakıyor, Sözcü TV'ye bakıyor, Koza TV'ye bakıyor."
Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkına da değinen Özel, şöyle devam etti:
"9 Mart'tan beri burada savunma hakkı engelleniyor. Temmuzda izin vermediler, ağustosta izin vermediler. Bugün ilk kez Ekrem Bey 580 gün sonra, herhalde 589 gün sonra savunma hakkını kullanacak. Bu sabah Halk TV'yi kapatıyorlar. Bu iktidarın tükenmişliğinin, çaresizliğinin ve acziyetinin göstergesidir. Kimse buradan "İktidar güçlü, Tayyip Erdoğan güçlü, bakın Halk TV'yi de kapattı" diye bir umutsuzluğa kapılmasın.
Acz içinde olmayan dünyanın en güçlü ülkelerini, en güçlü demokrasilerini, en güçlü liderlerini düşünün; buna tenezzül eden, sonu gelmiştir, bitmiştir. Halk TV'deki bir yayına katlanamayan, "Susturayım ki fon meselesi tartışılmasın, susturayım ki İmamoğlu'nun savunması duyulmasın, susturayım ki muhalefet sesini duyuramasın, susturayım ki Özgür Özel konuşacak mecra bulamasın" noktasına geldiyse bir iktidar, o bitmiştir. Birilerinin sonu geldi, biz daha yeni başlıyoruz arkadaşlar. Kimse moralini bozmasın."
"BU CENDERENİN İÇİNDEN ÇIKACAĞIZ"
Halk TV çalışanlarına ve yönetimine geçmiş olsun dileklerini ileten Özel, gün içerisinde kanalla dayanışma göstereceklerini açıkladı.
Özel, "Gün içinde Halk TV ile dayanışmamızı göstereceğiz. Bunun dışında diğer muhalif kanallardan, yeni kanallardan ve sosyal medya üzerinden, yeni örgütlenmelerden, yeni imecelerle yeni kanallar kurarak biz bu cenderenin içinden çıkacağız" dedi.
Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'na da seslenen Özel, "Halk TV'de çalışan arkadaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. Halk TV'nin yönetimine geçmiş olsun diyorum. Halk TV'nin sahibine Cafer Bey'e geçmiş olsun diyorum. Bütün gücümüz, desteğimiz, mücadelemiz onlarla birlikte" ifadelerini kullandı.
Özel, sözlerini şöyle noktaladı:
"Herkes şunu bilsin: Hiçbir şey kolay olmayacak. Ben bir gün çıkıp "Tamam oldu" diyeceğim. Ne zaman biliyor musunuz? Seçim sonuçlarında açık ara önde olduğumuz o gece "Tamam oldu, başardık" diyeceğim. O güne kadar zorlanacağız, acı çekeceğiz, zulüm göreceğiz, belki başımıza çok kötü şeyler gelecek ama teslim olmayacağız.
Bakın, şu anda bugün rejim, Erdoğan saray rejimi bize karşı öne geçmedi, gol falan atmadı. O başka bir tabela; orada zaten 50 tane gol attılar kendilerince. Siz şuna bakın: Milletin gönlündeki tabelada millet seçim bekliyor ve bunları değiştirmek istiyor mu? Moral üstünlük bizde mi? Yıkılmadık ayakta mıyız? O zaman biz kazanacağız. Esas skor tabelası milletin gönlündeki olan, milletin vicdanında olan.
Bunlar Ekrem Başkan'ın mazbatasına çöktükleri gün kazanmışlardı, değil mi? Ne oldu? 40 gün sonra millet duman etti bunları. Bin beter olacaklar. Kimse moralini bozmasın, dimdik ayaktayız. Ekrem Bey orada ayakta, Halk TV orada ayakta, biz burada ayaktayız. "Yenildik, kaybediyoruz" hissine biz kapılmadıkça onlar asla kazanamayacak. Korkak onlar."
NE OLMUŞTU?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. "Rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarının yöneltildiği soruşturmada 11 kişi gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında, Mahiroğlu ile bağlantılı şirketlere el konularak TMSF kayyım olarak atandı. Sabah saatlerinde Halk TV binasına polis ekipleri girerken kanalın yayını durduruldu.
Halk TV’ye şafak baskını: Kayyım atandı, yayın durduruldu
Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde polis ekipleri girdi. Kanalın yayınını durdurulurken, Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu kanala kayyım atandığını duyurdu. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, baskına tepki gösterdi.
Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına sabahın erken saatlerinde polis baskını düzenlendi. Baskının ardından kanala kayyım atanırken, televizyon yayını da durduruldu.
Polis ekiplerinin binadaki aramaları sürerken, kanalın bulunduğu yol trafiğe kapatıldı. Halk TV çalışanlarının binaya girişine izin verilmedi.
HALK TV’NİN YAYINI DURDURULDU
Baskının ardından kanalda yaşanan gelişmelere ilişkin bilgi veren Halk TV programcısı Deniz Bayramoğlu, yayın yönetmeni Suat Toktaş’ın kayyım heyeti başkanıyla yaptığı görüşmenin sonuçsuz kaldığını açıkladı.
Bayramoğlu, “Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş’ın kayyum heyeti başkanı ile yayının devam etmesi konusunda yaptığı görüşme sonuçsuz kaldı. Halk TV yayını durduruldu” ifadelerini kullandı.
MAHİROĞLU'NDAN KILIÇDAROĞLU'NA GÖNDERME
Baskını sosyal medya hesabından duyuran Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, paylaşımında mahkemenin 'mutlak butlan' kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’na ve ekibine gönderme yaparak, “Butlan lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi mutlu olabilir. Polis Halk TV’de” ifadelerini kullandı.
Siyasilerden ve gazetecilerden Halk TV’ye kayyım tepkisi: 'Basın özgürlüğü ayaklar altında'
Halk TV’nin İstanbul’daki binasına sabah saatlerinde polis baskını düzenlenmesi, kanala kayyım atandığının duyurulması ve yayının durdurulması tepkilere yol açtı. Siyasetçiler ve gazeteciler, uygulamanın basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına müdahale olduğunu belirterek Halk TV çalışanlarıyla dayanışma mesajları paylaştı.
Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına sabahın erken saatlerinde polis ekipleri girdi. Kanalın bulunduğu yol trafiğe kapatılırken çalışanların binaya girişine izin verilmedi. Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, kanala kayyım atandığını duyurdu. Baskının ardından televizyon yayını da durduruldu.
Halk TV’ye yönelik müdahaleye siyasetçilerden ve gazetecilerden tepki geldi. Açıklamalarda basın özgürlüğü, halkın haber alma hakkı ve siyasi iktidarın eleştirel medyaya yaklaşımı öne çıktı.
ÖZGÜR ÖZEL: “MİLYONLARIN İZLEDİĞİ HALK TV’YE KAYYIM ATADILAR”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, polis baskınına ve kayyım atandığı yönündeki açıklamaya sert tepki gösterdi.
Belediyelere yönelik kayyım uygulamalarını da hatırlatan Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Şafak vakti bir televizyon kanalına polis baskını yapıp, kayyım atamak ancak diktatörlerin yapacağı iştir.
Maalesef ülkemizi bu hale getirdiler.
Millet, fon soygununun hesabının sorulmasını isterken… Ekonomik kriz, geçim derdi, adaletsizlikler ülkemizin her yerinde sürerken…
Tam da Türkiye’nin en büyük siyasi davasında savunmanın başlayacağı gün, bunu yaptılar.
Belediyelere kayyım atayıp milletin iradesine çökenler, şimdi milyonların izlediği Halk TV’ye kayyım atadılar.
Çünkü ACİZ ve KORKAKLAR!
Halk TV’nin, basın özgürlüğünün, orada çalışan yüzlerce emekçinin ve ailelerinin yanındayız.
Yargıyla siyaseti, kollukla haberciliği, kayyımla millet iradesini terbiye edeceğini sananlar tarihin en büyük yanılgısı içindeler.
Türkiye bu kötülüğü yenecek. Halkımızı bu mücadeleye sonuna kadar sahip çıkmaya davet ediyoruz.
Millet kazanacak, darbeciler, vesayetçiler YENİLECEK!”
MANSUR YAVAŞ: “HALKIN HABER ALMA HAKKINA AÇIK MÜDAHALE”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösterdi.
Basın özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğuna dikkat çeken Yavaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 180 ülke arasında 163. sırada. Bu tablo, ülkemizde basın özgürlüğünün geldiği noktayı bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.
Oysa Anayasamızın 28. maddesi son derece açıktır: ‘Basın hürdür, sansür edilemez.’
Basın özgürlüğü, yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru haber alma hakkının da güvencesidir ve eleştiri suç değil demokrasinin vazgeçilmez bir parçasıdır.
En çok izlenen haber kanallarından biri olan Halk TV’ye kayyum atanması, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik açık bir müdahaledir!”
BURHANETTİN BULUT: “TELE 1’İN ARDINDAN ŞİMDİ DE HALK TV”
YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Halk TV’ye yönelik müdahaleyi Tele 1’e ilişkin gelişmelerle birlikte değerlendirdi. Bulut, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sandıkta kazanamadıkları belediyelere kayyımla çökenler, Tele 1’in ardından şimdi de Halk TV’ye kayyım atadılar…
Halkın gerçekleri öğrendiği, ülkenin gerçek gündemini takip ettiği ekranları susturarak gerçekleri gizleyebileceklerini, halkın sesini bastırabileceklerini sanıyorlar.
Özgür basını baskıyla, tehditle ve kayyımla kontrol altına almaya çalışanlar, aslında ne kadar büyük bir acz içinde olduklarını gösteriyorlar.
Özgür basını, basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını sonuna kadar savunacağız.
Halk TV emekçilerinin yanındayız!”
ÖZGÜR ÇELİK: "HAKİKATİ SUSTURAMAYACAKSINIZ"
YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Halk TV’ye yönelik kayyım kararına dair, şunları kaydetti:
"Türkiye susmayacak!
Sesini, görüntüsünü yasakladıkları, kitaplaştırdığı savunmasını toplattıkları Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’de tarihi savunmasını yapacağı gün, Halk TV’ye yönelik şafak operasyonu ve kayyum kararı, azınlık iktidarının içinde bulunduğu korku ve acziyetin boyutunu gösteriyor.
Halkın iradesiyle sahip olamadığı her yere çöken, tehdit, şantaj ve teklif yoluyla satın alamadığını, devletin gücünü istismar ederek zorbaca yöntemlerle teslim almaya çalışan, halkımıza hiçbir vaadi kalmamış bu düzen daha fazla devam edemez.
İktidarını kaybetme korkusu ve telaşı içinde olanların, fon vurgununun, derin yoksulluğun, adaletsizliğin üstünü şafak operasyonlarıyla örtmesine, kurdukları muhalefetsiz Türkiye hayalini gerçek kılmalarına geçit vermeyeceğiz.
Halkın sesini kısıp nefesini keserek hakikati susturamayacaksınız.
Halk TV’nin ve bütün gazetecilerin yanındayız."
ALİ MAHİR BAŞARIR: "DEMOKRASİMİZ ABLUKA ALTINDA"
YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Halk TV İstanbul binası önünde yaptığı açıklamada, kayyım kararına şu sözlerle tepki gösterdi:
"Görüyorsunuz ki Halk TV abluka altında değil; demokrasimiz, düşünce özgürlüğümüz ve basın özgürlüğümüz abluka altında. Buradan milletimize sesleniyorum: Gelin, hep beraber birbirimize sahip çıkalım. Türkiye, günden güne insan hakları ve demokrasi bakımından çok kötüye gidiyor."
ERKAN BAŞ: “HALKIN HABER ALMA HAKKINA DA EL KOYUYORLAR”
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş da sabah saatlerinde düzenlenen polis baskınına ve yayınların durdurulmasına tepki gösterdi.
Baş, açıklamasında iktidarın eleştirel basını susturmaya çalıştığını savunarak şunları söyledi:
“Sabah 5.30’da polis baskını ile yayın durdurmak ve kanal yönetimine kayyum atamak da bu iktidara yakışırdı. Halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını cezaevinde tutup, belediyelere zor yoluyla çökenler, halkın haber alma hakkına da el koyuyorlar, kendilerine biat etmeyen basını susturmaya çalışıyor. Halkın iradesini de sesini de teslim alamayacaksınız.”
ÜMİT ÖZDAĞ: "BU BİR DÜŞMAN CEZA HUKUKU UYGULAMASIDIR"
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki göstererek, "Halk TV'nin yayınlarında işlenen bir suç var mı? Hangi suç işlenmiş de yayın kapatılıyor? Özetle, bu bir düşman ceza hukuku uygulamasıdır" dedi.
GAZETECİLERDEN DE TEPKİ GELDİ
Halk TV’ye yönelik baskın, gazetecilerin de tepkisini çekti. Gazeteci Hilmi Hacaloğlu, polis ekipleriyle birlikte kayyum heyetinin de binaya geldiğini belirterek yaşananları basın özgürlüğü açısından eleştirdi.
Hacaloğlu, paylaşımında “Polisle beraber kayyum da gelmiş. Halk TV'ye el kondu. Her şey şıkır şıkır düşünülmüş. Basın özgürlüğü bir kez daha ayaklar altında” ifadelerini kullandı. Hacaloğlu, açıklamasını “Demokrasi ve basın özgürlüğü için bir kara gün daha!” sözleriyle tamamladı.
Gazeteci Senem Toluay Ilgaz da kanalın yayınının durdurulmasına tepki göstererek Halk TV çalışanlarıyla dayanışma mesajı verdi. Ilgaz, “Basın özgürlüğü adına çok ağır bir tablo... Çok üzücü… Basın özgürlüğü bir ülkenin nefesidir. Bir televizyonun sesini kısmak, o nefesi kısmak demek. Halk TV’nin ve bütün çalışanlarının yanındayım. Gazetecilik susturulamaz” dedi.
GÜLLER, KILIÇDAROĞLU’NUN AÇIKLAMALARINI HATIRLATTI
Gazetemiz yazarı Mehmet Ali Güller ise, Halk TV’ye yönelik baskın ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun birkaç gün önce kanala ilişkin yaptığı açıklamalar arasındaki zamanlamaya dikkat çekti.
Kılıçdaroğlu’nun Halk TV’yi hedef alarak kanalın sahibinin yurt dışında yaşamasını eleştirdiğini ve RTÜK’e şikâyette bulunduklarını açıkladığını hatırlatan Güller, şu ifadeleri kullandı:
“Kılıçdaroğlu dört gün önce Halk TV’yi hedef aldı, ‘sahibi yurtdışında yaşayan TV olmaz’ dedi, ‘şikayet ettik, RTÜK işini yapmıyor’ dedi; dört gün sonra, bu sabah Halk TV’ye polis girdi! Üstelik tam da İmamoğlu’nun savunmasının başlayacağı gün!”
Halk TV sahibi Cafer Mahiroğlu'ndan ilk açıklama: İktidara çağrı yaptı, Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdi
Halk TV'ye kayyım atanmasının ardından sosyal medya hesabından video yayımlayan Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu, karara tepki gösterdi. Mahiroğlu, hakkında ortaya atılan iddiaları reddederken 7 aile üyesinin de gözaltına alındığını söyledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösteren Mahiroğlu, "3 gün önce çıkıp bugünün işaret fişeğini ateşledi" ifadelerini kullandı.
Sabah saatlerinde Halk TV'ye yönelik yapılan polis baskını ve kanala kayyım atanmasının ardından Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'ndan ilk açıklama geldi.
Sosyal medya hesabından bir video yayımlayan Mahiroğlu, yaşananları halkın haber alma hakkına yönelik bir müdahale olarak nitelendirdi. Kanal çalışanlarının binaya alınmadığını ve yayınları kontrol edemediklerini belirten Mahiroğlu, Halk TV'yi geri alacaklarını söyledi.
"HALK TV'Yİ GERİ ALACAĞIZ"
Türkiye adına karanlık bir gün yaşandığını savunan Mahiroğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Merhaba değerli Türk halkı ve sevgili Halk TV izleyicileri. Bugün Türkiye adına karanlık bir gün, halkın haber alma hakkına siyasi saiklerle engel konuluyor. Sabah saatlerinde Halk TV'nin kapısına polis dayandı. Türkiye'nin en çok izlenen kanalının emekçileri içeri alınmadı. Şu an yayınlarımızı kontrol edemiyoruz.
"İKTİDARI BU YANLIŞTAN DÖNMEYE ÇAĞIRIYORUM"
Öncelikle Halk TV bizimdir, Halk TV sizindir. Kanalımızı geri alacağız ama mutlaka alacağız. Halk TV'ye sahip çıkmak Türkiye'deki demokrasi mücadelesine sahip çıkmak demektir ve bundan hiçbir güç bizi vazgeçirmeyecektir. İktidarı bu yanlış adımdan geri dönmeye çağırıyorum, yapmayın, etmeyin. Türkiye bu kötülüğü hak etmiyor.
İkinci bir konu ise hakkımda MASAK raporları dayanak gösterilerek ortaya atılan tüm iddialar asılsızdır. Yargının bir silah olarak kullanılması Türkiye'ye verilen en büyük zarardır. Türkiye'nin bilmesini isterim ki; bu saldırı sadece bana yönelik olmadı. Yedi aile bireyimi de gözaltına aldılar. En çok zoruma giden şu oldu: Sivas'ın Gürün ilçesinde 70 yaşındaki abimin evine gidip onu gözaltına aldılar.
"KILIÇDAROĞLU'NDAN BAHSETMEZSEM OLMAZ"
Bir diğer konu ise Kemal Kılıçdaroğlu'ndan bahsetmezsem olmaz. 3 gün önce çıkıp bugünün işaret fişeğini ateşledi, daha önce yaptığı gibi. Size en iyi cevabı halk verdi, verecek Kemal Bey. Tarih sizi ve sinsiliğinizi asla unutmayacak. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Sizleri Halk TV'ye sahip çıkmaya davet ediyorum. Bizler inançlı insanlarız. Ömrümüz belli. Bu Cafer Mahiroğlu'nun sınavı değil, Türkiye'nin sınavıdır. Eminim ki bu sınavdan hep birlikte başarılı bir şekilde çıkacağız.
Hepinize sonsuz teşekkürlerimi, sevgilerimi iletiyorum. Bugüne kadar bize verdiğiniz desteklerden dolayı minnettarım. Allah Türkiye'ye zeval vermesin diyorum. Hepinize selam ve sevgilerimi tekrardan yolluyorum."
Sol partiler ve demokratik kitle örgütlerinden Halk TV tepkisi: 'Gün dayanışma, birlik ve mücadele günü'... Halk TV’ye kayyım atanmasına sol partiler ve demokratik kitle örgütlerinden peş peşe tepki geldi. SOL Parti, TİP, EMEP, TKP, HKP, KESK ve İHD, yaptıkları açıklamalarda basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına dikkat çekerek, Halk TV çalışanlarıyla dayanışma mesajı verdi. Açıklamalarda operasyonun zamanlaması da eleştirildi.
Halk TV’nin İstanbul’daki binasına düzenlenen polis baskını, kanalın yayınının durdurulması ve kayyım atanmasına yönelik tepkiler sürüyor.
Sol partiler ve demokratik kitle örgütleri, yaptıkları açıklamalarda müdahaleyi basın özgürlüğü ve demokratik haklar açısından değerlendirerek dayanışma çağrısında bulundu.
Açıklamalarda, Halk TV’ye yönelik operasyonun Ekrem İmamoğlu’nun İBB davasında savunma yapacağı gün gerçekleşmesine de dikkat çekildi.
İktidarın muhalif medyayı ve toplumsal muhalefeti baskı altına almaya çalıştığı savunulurken, mücadeleyi büyütme çağrıları öne çıktı.
SOL PARTİ: “GÜN DAYANIŞMA, BİRLİK, MÜCADELE GÜNÜ”
SOL Parti, Halk TV ile dayanışma içinde olduklarını belirterek müdahalenin muhalefet alanını daraltmaya yönelik olduğunu savundu. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Halkın haber alma hakkı için Halk TV ile omuz omuzayız. Tüm muhalefet zeminlerini dağıtmak için harekete geçen iktidarın son adımı, HALK TV’nin kapatılması oldu. Çökmeye mahkum iktidarlarını ayakta tutabilmek için ülkeyi, seçimlerin de fiilen ortadan kaldırıldığı bir rejime dönüşmeye zorluyorlar.
Açık ki devletin tüm baskı gücünü ve imkânlarını muhalefeti susturmak için seferber eden bir iktidara son vermek, sadece seçimi bekleyerek başarılamaz. Bütün halk güçleri, toplumsal mücadele inisiyatifleri… Gençler, kadınlar, işçiler, köylüler, tüm emekçiler… Aleviler, Sünniler, Türkler, Kürtler, tüm ezilenler… Birleşerek her alanda dayanışma ve birlik için mücadele etmek zorundayız. Gün dayanışma, gün birlik, gün mücadele günüdür.”
TİP: “ÖZGÜR BASIN MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Türkiye İşçi Partisi (TİP), Halk TV’ye kayyım atanmasını ve binaya polis zoruyla girilmesini eleştirdi. Açıklamada, gazetecilere yönelik baskıların halkın haber alma hakkını hedef aldığı savunularak şu ifadeler kullanıldı:
“Sabah saatlerinde Halk TV’ye kayyum atanarak polis zoruyla girilmesi, Saray’ın medyayı şiddetle abluka altına alma girişiminin ürünüdür. Gazeteciler tehdit edilerek, gözaltına alınarak, cezalandırılarak halkın haber alma hakkına darbe yapılmaktadır. Bu darbeyi ve muhalefete dönük düşmanca saldırıları kınıyoruz. Özgür basın mücadelemizi sürdüreceğiz.”
EMEP: “HALKIN HABER ALMA HAKKI GASPEDİLİYOR”
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Halk TV’ye yönelik operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. Aslan, açıklamasında fon krizini, Tele 1’e yönelik kayyım uygulamasını ve basın kuruluşlarına dönük diğer müdahaleleri hatırlatarak iktidarın halkın haber alma hakkını engellediğini savundu.
Aslan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu sabaha ülkeyi soluksuz bırakıp teslim almaya heveslenen Saray rejiminin yeni bir saldırısı ile uyandık. Telaşla fon vurgununun üzerini örtmeye çalışan Saray rejimi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun savunma yapacağı günün sabahında bu kez Halk TV'ye kayyım operasyonu düzenledi.
Fon vurguncularının açığa çıkarılmasını isteyen gazetecileri tutuklayan, Tele 1'e kayyım atayan, T24'ü kapatan, Evrensel'in de aralarında bulunduğu pek çok basın kurumunun sosyal medya hesaplarına erişim engeli getiren Saray rejimi basın özgürlüğünü boğduğu gibi halkın haber alma hakkını da gasbetmektedir.
Bu saldırılarla iktidar parçası olduğu suçları halkın gözünden kaçırmaya çalışırken demokrasi, özgürlük ve adalet isteyen emekçileri de zapturapt altına almak istemektedir.”
TKP: “AKP KONTROLÜ KAYBETMEKTEDİR”
Türkiye Komünist Partisi (TKP), Halk TV’ye yönelik müdahaleyi iktidarın iç ve dış politikadaki uygulamalarıyla birlikte değerlendirdi. Açıklamada, kayyım kararının halkın haber alma özgürlüğüne yönelik bir operasyon olmanın ötesinde toplumsal baskıyı artıran bir adım olduğu öne sürüldü.
TKP, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İktidarın belediye operasyonlarına, siyasetçi transferlerine, fon soygununa, Yemen’de ABD ve İsrail çıkarları için savaş hazırlıklarına bu sabah muhalif medyayı susturmaya yönelik yeni bir hamlesi eklendi. Halk TV’ye atanan kayyum iç ve dış politikada süren çaresizliğin son göstergesidir. AKP kontrolü kaybetmektedir.
Mesele sadece halkın haber alma özgürlüğüne yönelik bir operasyon değil, içerde ve dışarda kontrolü kaybeden iktidarın halkımız için oluşturduğu büyük tehdittir. Ne baskı ve sansür mekanizmalarınız ne de yanı başınızda yarattığınız medya imparatorluğu toplumu susturmaya yetecek.”
HKP: “HALK TV EMEKÇİLERİNİN YANINDAYIZ”
Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), açıklamasında iktidara yönelik eleştirilerini dile getirerek Halk TV çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarını bildirdi.
HKP, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Her zaman ifade ettiğimiz gibi halkımızın kanını kurutan, mevcut anayasa ve yasaları ayaklar altına alan bu vatan ve millet düşmanı iktidardan kurtulmadığımız sürece, halkımızın rahat bir nefes alabilmesi olası değildir.
İşte bu nedenle devrimcilerin, demokratların, ilericilerin öncelikli görevi ABD emperyalist haydut devletinin himayesinde Türkiye'de kurdukları diktatörlüğü günden güne tahkim etmeye çalışan AKP'giller iktidarına son vermek için mücadeleyi büyütmektir. Halkın Kurtuluş Partisi olarak Halk TV'nin ve Halk TV emekçilerinin yanında olduğumuzu ifade ediyoruz.”
TÜRKİYE KOMÜNİST HAREKETİ: "DİKTATÖRLÜK UYGULAMASI"
Türkiye Komünist Hareketi (TKH), Halk TV’ye kayyım atanmasına yönelik kararın siyasi olduğunu belirterek, şu açıklamayı yaptı:
"Halkımız açlık ve yoksulluk içerisinde tek adam rejiminin baskısı altına alınmışken, halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme kanallarından biri olan Halk TV’ye, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mahkemede savunma yapacağı gün kayyum atanması manidardır. Halk TV’ye kayyum atanması gerçek bir diktatörlük uygulamasıdır. Halk TV emekçilerinin yanındayız. İstibdat rejimi tarafından, halkın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının gasbedilmesine, ülkenin açık hava hapishanesine çevrilmesine ve Halk TV’ye kayyum atanmasına hayır. Baskıya, zulme, faşizme, kayyumlara boyun eğmeyenler yarınları kazanacaktır."
KESK: “TOPLUMSAL MUHALEFETİ SUSTURMAYI HEDEFLİYOR”
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Halk TV’ye yönelik müdahalenin birbirinden bağımsız gelişmeler olarak ele alınamayacağını savundu. Açıklamada, şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bu saldırılar birbirinden bağımsız değil; tek merkezden yürütülen, toplumsal muhalefeti susturmayı, halkın iradesini gasbetmeyi ve haber alma hakkını ortadan kaldırmayı, demokrasinin asgari kurum ve kurallarını ortadan kaldırarak otoriter tek adam rejimini kalıcı hale getirmeyi hedefleyen politikanın parçalarıdır.”
İHD: “DEMOKRATİKLEŞME İRADESİNİN İNANDIRICILIĞI ZEDELENİYOR”
İnsan Hakları Derneği (İHD) ise açıklamasında basın özgürlüğü ile demokratikleşme arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Eleştirel seslerin susturulmasının barış ve demokratikleşme süreçlerine zarar verdiğini belirten İHD, operasyonun fon krizinin tartışıldığı döneme denk gelmesini de sorguladı.
İHD'nin açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Bir taraftan barış ve demokratikleşmeden söz edilirken diğer taraftan eleştirel seslerin susturulması, barışın toplumsallaşmasını engellemektedir. Özgür basının baskı altına alındığı bir ortamda demokratikleşme iradesinin inandırıcılığı da zedelenmektedir. Operasyonun fon dolandırıcılığının yoğun tartışıldığı bir döneme denk gelmesi de düşündürücüdür.”
Medya kayyımlarının değişmeyen ismi: İktidarın 'gözdesi' İbrahim Paşalı bu kez Halk TV'de!
Halk TV’ye kayyım atanmasının ardından yönetimin başına getirilen isim yine İbrahim Paşalı oldu. Daha önce Flash Haber, EkoTürk, TELE1 ile Can Medya bünyesindeki Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT’nin yönetim süreçlerinde görev alan eski Yeni Şafak yazarı Paşalı, son dönemde medya kuruluşlarına yönelik kayyım kararlarının en sık karşılaşılan isimlerinden biri haline geldi.
Türkiye’de medya kuruluşlarına yönelik operasyon ve kayyım kararları sürerken, farklı soruşturmalarda aynı isim yeniden gündeme geldi.
14 Ekim sabahı Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına polis ekipleri girdi, kanalın yayınları durduruldu ve yönetimine kayyım atandı. Kayyım heyetinin başına ise daha önce çok sayıda medya kuruluşunda aynı görevle yer alan İbrahim Paşalı getirildi.
HALK TV’DE DE AYNI İSİM
Eski Yeni Şafak yazarı olan ve TVNET’te program hazırlayıp sunan Paşalı’nın adı, son iki yılda gazetecilik faaliyetlerinden çok kayyım yönetimleriyle anılır hale geldi.
Halk TV’ye yapılan son atamayla birlikte Paşalı; Flash Haber, EkoTürk, TELE1, Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT’nin ardından bir başka televizyon kanalının yönetiminde kayyım sıfatıyla görev üstlendi.
İLK DURAK FLASH HABER
Paşalı’nın kayyım olarak kamuoyunun gündemine gelişi Mart 2025’te Flash Haber ile başladı.
Flash Haber’in sahibi Erkan Kork’a yönelik yasa dışı bahis ve suç gelirlerinin aklanması soruşturmasında şirkete el konulmasının ardından kanalın yönetimine Paşalı atandı
Ardından Papara soruşturması kapsamında TMSF yönetimine geçen EkoTürk’ün yönetiminde de Paşalı görev aldı.
CAN MEDYA’DA DA YÖNETİME GİRDİ
Can Holding’e yönelik soruşturma kapsamında Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT dahil çok sayıda medya kuruluşunun TMSF yönetimine geçmesinin ardından Paşalı’nın adı bu şirketlerin yeni yönetimlerinde de yer aldı.
Böylece farklı soruşturmalar kapsamında el konulan medya kuruluşlarında Paşalı’nın görevlendirilmesi giderek tekrar eden bir uygulamaya dönüştü.
TELE1’E DE KAYYIM OLARAK ATANMIŞTI
Paşalı’nın bir sonraki adresi TELE1 oldu.
TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın “siyasi casusluk” soruşturması kapsamında gözaltına alındığı 24 Ekim 2025’te kanalın yönetimine kayyım atandı. Kayyım heyetinin başına yine Paşalı getirildi.
Yanardağ hakkındaki tutuklama kararı ise üç gün sonra, 27 Ekim’de verildi. Kayyım yönetiminin göreve başlamasının ardından TELE1’in yayın politikası değişirken, kanalın çok sayıda yöneticisi, programcısı ve yazarı daha sonra kurumdan ayrıldı.
SON DURAK HALK TV
Yaklaşık bir yıl sonra Paşalı’nın adı bu kez Halk TV operasyonunda ortaya çıktı.
Halk TV’nin İstanbul’daki binasında sabah saatlerinde yapılan aramanın ardından kanal yönetimine TMSF tarafından kayyım atandı. Kayyım heyeti adına kanal yönetimiyle görüşen kişinin İbrahim Paşalı olduğu bildirildi.
Böylece Paşalı’nın kayyım yönetiminde görev aldığı medya kuruluşları listesine Halk TV de eklenmiş oldu.
İBRAHİM PAŞALI KİMDİR?
Paşalı’nın geçmişinde gazetecilik, radyoculuk, televizyon programcılığı ve yazarlık bulunuyor.
Bir dönem Milli Gazete ve Yeni Şafak’ta köşe yazıları kaleme alan Paşalı, Yeni Şafak grubuna bağlı TVNET’te “Makam Arabası” isimli programı hazırlayıp sundu.
“İstanbul Kriterleri”, “Öğle Uykusu” ve “Entelektüellerin Hurafeleri” adlı kitapların da yazarı olan Paşalı’nın kariyerindeki en görünür dönem ise son yıllarda medya şirketlerine yönelik soruşturmalar sonrasında üstlendiği kayyım görevleri oldu.
Reuters, BBC ve Bloomberg duyurdu: Halk TV'ye kayyım atanması dünya basınında
Halk TV'ye kayyım atanması ve polis ekiplerinin kanalın İstanbul'daki merkez binasına düzenlediği operasyon, uluslararası basında geniş yankı buldu. Reuters, BBC, Bloomberg, Washington Post, Kathimerini ve RFI gibi yayın kuruluşları gelişmeyi okuyucularına aktarırken, haberlerde Türkiye'deki basın özgürlüğüne yönelik kaygılar öne çıktı.
Mahiroğlu'nun ortağı veya yöneticisi olduğu belirtilen şirketlere el konularak TMSF kayyım olarak atandı.
Kanalın İstanbul'daki merkez binasına sabah saatlerinde polis ekipleri girerken canlı yayın da kesildi.
Gelişme, çok sayıda uluslararası haber kuruluşu tarafından Türkiye'de basın özgürlüğüne ilişkin tartışmalar çerçevesinde değerlendirildi.
REUTERS: MUHALİF HALK TV'YE KAYYIM ATANDI
İngiltere merkezli haber ajansı Reuters, gelişmeyi "Türk savcılar, muhalif Halk TV'nin yönetimine kayyım atadı" başlığıyla duyurdu.
Reuters, polis ekiplerinin Halk TV'nin İstanbul'daki merkezine baskın düzenlediğini aktarırken operasyonun Türkiye'de basın özgürlüğüne yönelik endişeleri yeniden gündeme getirdiğini belirtti.
Haberde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Mahiroğlu hakkındaki rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama iddialarına dayanan soruşturmasına da yer verildi.
BBC: POLİS BASKINI CANLI YAYINI DURDURDU
İngiliz kamu yayıncısı BBC, haberi "Türkiye'de polis muhalif televizyon kanalına baskın düzenledi, canlı yayınlar durduruldu" başlığıyla yayımladı.
BBC, Halk TV'nin Türkiye'de çok sayıda kişi tarafından Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yakın görüldüğünü ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğindeki AKP iktidarına yönelik eleştirel yayınlarıyla tanındığını aktardı.
BLOOMBERG: MUHALİF TELEVİZYONA SABAH BASKINI
ABD merkezli finans ve haber kuruluşu Bloomberg, gelişmeyi "Türkiye, sabah baskınıyla popüler muhalif televizyon kanalına el koydu" başlığıyla okuyucularına duyurdu.
Bloomberg, Halk TV'yi Türkiye'nin en çok izlenen muhalif televizyon kanallarından biri olarak nitelendirdi.
Haberde, polis ekiplerinin sabah saatlerinde televizyon binasına girmesinin ardından canlı yayının sona erdiği ve kanalın yönetiminin kayyıma devredildiği belirtildi.
WASHINGTON POST: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ENDİŞELERİ
ABD'nin önde gelen gazetelerinden The Washington Post, Halk TV'ye yönelik operasyonu basın özgürlüğü tartışmaları üzerinden gündeme taşıdı.
Gazete, haberi "Basın özgürlüğü örgütleri baskılara karşı uyarırken Türk yetkililer televizyon kanalına baskın düzenledi" başlığıyla yayımladı.
Haberde, Türkiye'deki basın özgürlüğüne ilişkin kaygılar ile Halk TV'ye yönelik operasyon arasındaki bağlantıya dikkat çekildi.
KATHIMERINI: MUHALİF KANALIN BİNASINA POLİS BASKINI
Yunanistan merkezli Kathimerini gazetesi de Halk TV'ye yönelik operasyonu uluslararası gündemine taşıdı.
Gazete, "Türk polisi muhalif televizyon kanalının ofisine baskın düzenledi" başlığını kullandı.
Haberde, Halk TV'nin İstanbul'daki merkezine polis ekiplerinin girdiği ve kanalın yönetimine kayyım atandığı aktarılarak gelişme Türkiye'deki basın özgürlüğüne yönelik yeni bir müdahale olarak değerlendirildi.
RFI: POLİS MUHALİF KANALIN MERKEZİNİN KONTROLÜNÜ ELE GEÇİRDİ
Fransa merkezli uluslararası yayın kuruluşu Radio France Internationale (RFI), gelişmeyi "Polis, başlıca muhalif televizyon kanalının merkezinin kontrolünü ele geçirdi" başlığıyla duyurdu.
Haberde, polis ekiplerinin Halk TV binasına girdiği, kanala kayyım atandığı ve canlı yayınların durdurulduğu belirtildi.
RFI, kanalın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya da yer vererek operasyonun televizyon yayınlarına doğrudan yansıdığını aktardı.
Reuters, BBC, Bloomberg ve diğer yayın kuruluşları gelişmeyi yalnızca adli soruşturma boyutuyla değil, Türkiye'de muhalif medya kuruluşlarının faaliyetleri ve basın özgürlüğüne ilişkin tartışmalar açısından da ele aldı.
