Çapa taşeron işçileri direnişi 100. gününde


İstanbul Tıp Fakültesi'nde taşeron işçilerin işten çıkartılmalarıyla başlattığı çadır direnişi 100. gününe girdi. İstanbul Tıp Fakültesi Çapa Hastanesi'nde kurulu olan çadırın önünde yapılan eylemde işçiler, taşerona karşı mücadele etmeye devam edeceklerini ilan etti.
İstanbul Tıp Fakültesi'nde çalışan taşeron işçilerin işten çıkartılmasıyla başlatılan ve işten çıkartmaların devam etmesiyle büyüyen Çapa taşeron işçileri direnişi 100 gün oldu. Çapa hastanesinde sürdürdükleri çadır direnişinin 100. gününe giren taşeron işçileri basın açıklaması yaptı.
"Taşeron işçileri ayrımcılığa tabi tutuldu""Taşerona hayır" sloganlarıyla direniş çadırının önünde gerçekleştirilen eylemde basın açıklamasını okuyan Taşeron İşçileri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Taş-İş Der) üyesi Emine Ermiş, "Taşeron işçisi olduğumuz için her türlü ayrımcılığa tabi tutulduk. Çalışma saatlerinden ücretlere, iş güvencesinden döner sermayeye kadar her aşamada ayrımcılığa uğruyoruz" dedi.
"Mücadeleye devam edeceğiz""İnsanca yaşamak, insanca çalışmak" amacıyla direnişlerini sürdürdüklerini belirten Ermiş, 1 Nisan'da 196 sağlık işçisinin işten çıkartıldığını hatırlatarak 1 Temmuz'da da işçi çıkarmaların devam edeceğini söyledi. Ermiş, açıklamasında taşeronluğa karşı mücadele etmeye ve güvenceli iş talebini dile getirmeye devam edeceklerini ilan etti.
100. gününe giren çadır direnişini sürdüren taşeron işçiler, taşeronlaşmaya karşı verdikleri mücadeleyi soL'a anlattı.
"İşten atılanlar direnmesinler diye iş verdiler"1998 yılından bu yana Çapa hastanesinde hasta bakıcılığı yapan Cemal Bilgin, 100 gün boyunca direnişte olduklarını belirterek direnmeye devam edeceklerini açıkladı. Bilgin, "Güvenceli çalışma istiyoruz, taşeron sistemine karşıyız. Üniversite yönetimi mahkeme kararlarını, müfettiş raporlarını tanımıyor. İşten çıkartılan 35-40 arkadaşımız daha dava açtı. Bazı işten çıkartılanlara da direnişe katılmasınlar diye başka hastanelerde iş verdiler. Taşeron işçilerle memurları birbirlerine düşürüyorlar" diye yaşananları anlattı.
"Biz rektörlüğe de bakanlığa da talibiz""Taşeron sistemi biz rektörün, başhekimin, dekanlığın sanırken sermayenin bir parçası olduğu anladık. Bizi oyalamışlar, toplantılarda ağızlarımıza parmak çaldılar. Taşeron sistemi tedavi edilebilir hastalıktır, tedavisi kadrolu güvenceli çalışmaktır" diyen Bilgin, şu şekilde seslendi: "Üniversiteyi, ülkeyi yönetemiyorlarsa istifa etsinler, biz rektörlüğe de bakanlığa da talibiz. Sorunlarımızı çözmezseniz taşeron sağlık bakanı, taşeron maliye bakanı olun. Taşeron firmalarla sermayeye kul köle olmak istemiyoruz. Adımız taşeron, soyadımız köle, bir ömür geçmez böyle."
"Maaşlar düşecek, personel azaltılacak"Çapa hastanesinde Radyoloji Teknikeri olarak çalışan, direnen taşeron işçilerden Hasan Çelik, "İşten ilk çıkartılan radyoloji teknikeriyim. Üniversite yönetimi daha yüzde 20 personel azaltımına gidecek, maaşlar düşecek. Müfettiş raporları var daimi işçi olduğumuzu beyan ettiler, mahkeme onayladı. Bu mevcut karar uygulanmıyor. Biz mücadeleye devam ediyoruz. Kararsızlığımız yok" dedi.
"Direnişi büyüteceğiz""Güvencesizlik yaygınlaştırılmaya çalışılıyor, doktor da memur da bu yasaya beyanen özelleştirilecek. Biz sisteme, emeği mağdur eden, sömüren politikaya karşıyız" diyen Çelik, Cerrahpaşa hastanesinde de direniş çadırı kurulacağını söyleyerek direnişi büyüteceklerini açıkladı.
Blogger tarafından desteklenmektedir.