Hizbullah’ın siyaset yapma hakkına sıcak bakmalıymışız!


Hizbullahçıların İstanbul’daki kitlesel mitingi bazı Taraf yazarlarında heyecan yarattı. Emre Uslu önümüzdeki beş yıl içerisinde Hizbullah’ın en etkili Kürt Örgütü olacağını iddia ederken bir başka Taraf yazarı İstanbul’daki mitingi "dipten gelen dalga” olarak tanımladı.
Yasal kolu Mustazaf-Der tarafından İstanbul Kazlıçeşme Meydanı’nda yapılan kitlesel mitingin ardından gözler tekrar Hizbullah’a çevrildi.
Taraf yazarı Emre Uslu dün kaleme aldığı “Gelecek Kürt Hizbullahı’nın” başlıklı yazısında Hizbullah’ın önümüzdeki beş yıl içerisinde Kürtler içerisindeki en etkili örgüt olacağını iddia etti.
Uslu’ya göre koşullar Hizbullah için elverişli
Uslu, yazısında 1990’lardan itibaren yaşanan sürecin Hizbullah’ı Kürt kimliğini taşımak konusunda PKK’ye göre daha avantajlı hale getirdiğini iddia etmekte:
“Oysa Kürt kimliği 1990’lardaki şehirleşme, Batı-Doğu entegrasyonu, globalleşme ve liberal ekonomik düzenin yavaş yavaş bölgeye yerleşmesiyle yeni bir evreye girmiş artık reaktif kimlikler yerini proaktif kimliklere bırakmaya başlamıştır. Proaktif Kürt kimliğinin en önemli taşıyıcısı Kürt Hizbullahı’dır. Zira PKK’dan farklı olarak Kürt Hizbullahı bir şehir örgütü olarak doğmuş, PKK ile çatıştığı zamanları saymazsak daha çok proaktif stratejiler izleyerek insanlara ulaşmış, şehirlerde insanların anlık olaylara reaksiyon göstererek kimliklerini inşa etmeleri yerine proaktif yöntemlerle, sohbet halkaları kurarak, yardım organizasyonları düzenleyerek, konferanslar, bilgilendirici faaliyetler yaparak proaktif Kürt kimliğinin taşıyıcısı olmuştur. Bu nedenlerle de zaman, mekân ve sosyoloji Kürt Hizbullahı’nın yanındadır.”
Uslu: “Hizbullah büyüme yolunda”
Hizbullah’ın Diyarbakır ve İstanbul’da yapılan son mitinglerin BDP mitinglerini katladığını dile getiren Uslu, örgütün 2004’ten bu yana değiştiğini ve büyüme yoluna girdiğini iddia etti:
“Türk medyası halen Kürt Hizbullahı’nı 2000 yılındaki görüntülerle anmak istiyor da olabilir ama Kürt Hizbullahı 2004 yılında aldığı değişim kararlarıyla zamanın akışının doğru tarafından yer ayırtmış, giderek büyümüş ve büyümeye devam edecektir.”
Uslu: “Hizbullah önümüzdeki beş yıl içinde tartışmasız en etkili Kürt örgüt olacaktır”
Hizbullah’ın tekrar silaha dönmemesi durumunda Kürt kimliğinin en büyük taşıyıcısı olacağını iddia eden Uslu yazısını şu şekilde sonlandırdı:
“Kürt Hizbullahı Kürt toplumun en ücra kılcal damarlarına ulaşıp kendi mesajını taşıyor ve proaktif Kürt kimliğin taşıyıcısı oluyorsa, önümüzdeki beş yıl içinde tartışmasız en etkili Kürt örgüt olacaktır.
PKK silahların gölgesinde ve kendi geliştirdiği silahlı mücadelenin esiri olmuştur. Bu nedenle de zamanın ruhunu ıskaladı, ıskalıyor. PKK’nın şu şartlar altında silahlı mücadele kısır döngüsünden de kurtulması zor görünüyor. KCK yapılanması da kriminalize edilince PKK hep reaksiyoner kimliğin taşıyıcısı olmaya mahkûm olmuştur. PKK silahları susturmadığı sürece bu süreç de PKK aleyhine olacak. PKK şunun farkında değil: en güçlü devlete karşı direnebilirsiniz ama sosyal değişime direnemezsiniz.”
Hizbullah’ın siyaset yapma hakkına sıcak bakmalıymışız!
Hizbullahçılar’ın düzenledikleri son mitinglerden heyecan duyan tek Taraf yazarının Emre Uslu olmadığı görülmekte. Taraf yazarı Kurtuluş Tayiz de 8 Mayıs’taki “Dipten gelen dalga: Hizbullah” başlıklı yazısında İstanbul mitingine değindikten sonra Mustazaf-Der Diyarbakır Şube Başkanı Hüseyin Yılmaz’ın “Hizbullah'ın da yasal siyaset yapmasına sıcak bakmalıyız” sözlerine yer vermişti.
Hizbullah’ın yasal olarak kurulma çabalarına ilişkin haberlere daha önce de yer veren Taraf Gazetesi’nde yer alan köşe yazıları Kürt sorununda gündeme gelen yeni yönelimlere işaret etmekte.
Seri cinayetten legal siyasete
AKP yargısı tarafından geçtiğimiz yılın başlarında verilen kararlarla, adları cinayetlere karışmış çok sayıda üyesi salıverilen Hizbullah’ın önümüzdeki dönem daha farklı bir misyon üstlenmesi bekleniyor. 90’lı yıllarda Kürt coğrafyasında işlediği seri cinayetlerle devletin Kürt halkını sindirme politikasında kullanılan Hizbullah’ın önümüzdeki dönem kuracağı yasal partiyle Kürt meselesinin dinci bir eksene oturtulması çabalarında ciddi bir rol alması söz konusu.
PKK’nin temsiliyeti kırılabilecek mi?
Emre Uslu’nun yazısında ısrarla belirttiği üzere, Kürt kimliğinin taşıyıcılığının Hizbullah’a geçmesi durumunda PKK’nin Kürtler üzerindeki temsiliyetinin kırılabilmesi olasılığı, Hizbullahçılar tarafından kurulacak olan siyasi partinin önemini artırıyor. AKP’nin son seçimlerde Kürt coğrafyasında ciddi oy oranlarına ulaşabilmesine karşın bölgedeki önemli kentlerde BDP'nin desteklediği bağımsız adayların AKP’yi geride bırakması Kürt hareketinin temsiliyetinin kırılamadığını ortaya konmuştu.
Kürtçü eksende İslamcılık yapacaklar
AKP’nin Kürt açılımının başından beri sürekli olarak gündeminde tuttuğu dinin etkisini artırma çabalarının kurulacak siyasi partiyle birlikte Kürtçü bir eksende hızlanması söz konusu. Bir süre önce Hizbullah’ın avukatı olarak tanınan Sıdkı Zilan yeni bir siyasi parti kuracaklarını açıkladıktan sonra Taraf'a verdiği demeçte şunları söylemişti:
“Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki siyasi yelpazede PKK-BDP yelpazesinin güçlü bir siyasi hareket olduğu aşikârdır. Dindar halkımızın bir kesimi de AKP’ye oy vermiştir. Burada Kürt oylarının bölündüğü apaçık bir şekilde görülüyor. Bu durumda dindar Kürtlere, Kürdistani bir zeminde siyasetin yolunu açmak için İslami bir partiye ihtiyaç olduğu aşikârdır.”
Irak Kürdistanı model alınıyor
Dikkat çekici bir diğer nokta ise Hizbullah’ı yasal olarak kuracak olanların kendilerine model olarak Irak Kürdistan’ını benimsiyor olmaları. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin geçtiğimiz ay gerçekleştirdiği Türkiye ziyareti sonrasında belirginleşen yakınlaşma ile Irak Kürdistanı’nı model alan partileşme girişimi arasındaki kısa sürenin dikkat çekici olduğu düşünülüyor.
(soL - Haber Merkezi)
Blogger tarafından desteklenmektedir.