Kadıköy vapurunda müzisyenlere müdahale
Vapur seferlerinde müzik yapan bir grup genç bugün Kadıköy vapurunda görevliler tarafından müdahaleye uğradı. Vapurdaki yolcular müzisyenlere sahip çıkarken, soL'a konuşan gençler, müziklerini yapmaya devam edeceklerini vurguladılar.
Vapur seferlerinde müzik yapan bir grup genç bugün vapur görevlileri tarafından müdahaleye uğradı. Çaldıkları şarkının orta yerinde "Burada şarkı çalmak yasak" diyerek müziği susturan vapur görevlisine yolcular karşı çıktı. Gitar çalan gencin yolculara "Rahatsız olan var mı?" sorusunu sorması üzerine yolcular "Hayır, devam edin", "Gençleri rahat bırakın" gibi yanıtlar verdi ve alkışlamaya başladı. Bunun üzerine vapur görevilisi müzisyenleri "Kaptanı çağırırım" diye tehtid etti. Bu esnada kalem satmaya çalışan yaşlı bir kadına saldırıp elindeki kalemleri almaya ve dışarı atmaya çalışan vapur görevlisine müzisyenler engel oldu. Görevli dışarı çıktı ve grup şarkılarına devam etti.
Yolcuların verdiği tepkiyle bastırılan görevli, vapur kıyıya yanaşırken müzisyenleri durdurup iskele güvenliğini çağırdı. "Alın bunları, içeri alın" diye bağıran görevli ve güvenlik şefi birlikte grubu kollarından tutarak zorla güvenlik odasına götürdü. Seyir esnasında gruba destek olanların yanı sıra arbedeyi gören bir grup yolcu müzisyenlere sahip çıktı. Güvenlik şefi ikna olmayınca yolcular müzisyenleri aralarına alıp grup halinde iskeleden ayrıldılar. Olayın ardından grup üyeleri Güven ve Eylül Ceren'le söyleşi yaptık.
"'Allah rızası için' para toplamadığımız için karşı çıkıyorlar"
Güven 23 yaşında, 2007 yılından beri vapurlarda müzik yapıyor. 10 yaşında babasından ders almaya başladı ve Kadıköy Halk Eğitim Merkezinde eğitimine devam etti. Eylül Ceren ilkokulda çello eğitimine başladı, 19 yaşında, yedi yıldır klarnet çalıyor. Yaşananın başlarına gelen ilk olay olmadığını söylüyorlar.
Güven 23 yaşında, 2007 yılından beri vapurlarda müzik yapıyor. 10 yaşında babasından ders almaya başladı ve Kadıköy Halk Eğitim Merkezinde eğitimine devam etti. Eylül Ceren ilkokulda çello eğitimine başladı, 19 yaşında, yedi yıldır klarnet çalıyor. Yaşananın başlarına gelen ilk olay olmadığını söylüyorlar.
Güven: Bu tarz olaylar daha önce de yaşandı. Halk hep bize sahip çıktı. Bir keresinde kaptan yanımıza kadar geldi. Gitarıma bakıp "burada keman çaldırtmam" dedi. Müziği gürültü olarak görüyorlar. Müzikten anlamıyorlar.
Eylül: Benim klarnetime de flüt diyorlar.

Güven: "Allah rızası için" para toplamadığımız için karşı çıkıyorlar. Biz emeğimizle geçinmeye çalışıyoruz. Müziğin zaten bir karşılığı olamaz, sadece harçlığını çıkarmaya çalışan öğrencileriz. Bu işe devam da edeceğiz.

Güven: "Allah rızası için" para toplamadığımız için karşı çıkıyorlar. Biz emeğimizle geçinmeye çalışıyoruz. Müziğin zaten bir karşılığı olamaz, sadece harçlığını çıkarmaya çalışan öğrencileriz. Bu işe devam da edeceğiz.
Eylül: Müziği gürültü olarak algılayan bir zihniyet. Bu şekilde yetiştiriliyorlar. Müzikten, sanattan uzak, emir vermek üzerine kurulu bir eğitim kaptanlık eğitimi.
Kaptan: "Ben vapurun cumhurbaşkanıyım!"
Güven: Bir keresinde beni tutup kaptan köşküne çıkardılar. İçeri girdiğimde ışıklar sönüktü, kameralar görüntü almasın diye. Kaptan elinde sopayla beni bekliyordu. Üzerime yürüdü. "Ben bu vapurun cumhurbaşkanıyım! İstersem seni motor odasına bağlatırım!" dedi. Boğazıma sarıldı, yumruk attı. Kapıyı açın diye bağırdım, arbededen sonra açmak zorunda kaldılar. Bu olayın davası hala sürüyor.
Güven: Bir keresinde beni tutup kaptan köşküne çıkardılar. İçeri girdiğimde ışıklar sönüktü, kameralar görüntü almasın diye. Kaptan elinde sopayla beni bekliyordu. Üzerime yürüdü. "Ben bu vapurun cumhurbaşkanıyım! İstersem seni motor odasına bağlatırım!" dedi. Boğazıma sarıldı, yumruk attı. Kapıyı açın diye bağırdım, arbededen sonra açmak zorunda kaldılar. Bu olayın davası hala sürüyor.
"Halkın verdiği tepkiler bizi en çok mutlu eden şey"
Güven: Bize her seferinde sahip çıkıyorlar. Kimse müziğimizden rahatsız olmuyor, keyif alıyorlar. Önemli olan da bu. Sokak müziğinde önemli olan şey doğallıktır.
Güven: Bize her seferinde sahip çıkıyorlar. Kimse müziğimizden rahatsız olmuyor, keyif alıyorlar. Önemli olan da bu. Sokak müziğinde önemli olan şey doğallıktır.
Eylül: Evet geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz ama yine de bir alkış çok daha fazlasını ifade edebiliyor. Paradan daha fazlası var.
Güven: Vapurlarda bir sürü etkinlik yapılıyor. Sohbetler, müzik... Bize izin verilmiyor ama. Bir keresinde yine böyle bir müdahale esnasında bir yolcu "Sabahtan akşama kadar Tayyip Erdoğan'ın kanalı açık duruyor, zorla izletiliyor. Biz ondan rahatsız oluyoruz, televizyonu kapatın o zaman" demişti.
Eylül: Kraldan çok kralcı bu insanlar. Vapuru kendilerine ait sanıyorlar ama o vapur halkın.
Güven: Cumhurbaşkanı benzetmesi var mesela. Cumhurbaşkanının müziği yasaklama hakkı yok. İran mı burası? Benim bu yüzden karakolluk olduğum da oldu. Sanki cinayet işlemişim, banka soymuşum gibi tutup götürdüler. Sokakta müzik yaparken de zabıta geliyor. Türkiye'de sokak müzisyenleriyle ilgili bir yasa yok örneğin, Avrupa'da var. İşportacı muamelesi görüyoruz. Tayyip Erdoğan geçenlerde "Sanat birey için yapılmamalı, toplum için yapılmalı" dedi güya ama buna asla izin vermiyorlar.
(soL - İstanbul)
