"Devlet bizi daha kaç kez öldürecek?"

"Ben Cihan’ın sadece ablası değil annesi, babasıydım…" Böyle diyor Roboskî Katliamı’nda hayatını kaybeden 19 yaşındaki Cihan Encü’nün ablası Bahar Encü. Roboskî’de yasın devam ettiğini söylüyor ve aradan geçen 6 aya rağmen faillerin ortaya çıkarılmamış ve yargılanmamış olmasına isyan ediyor. Hükümet yetkilileri ve askeri yetkililerin katliamda hayatını kaybedenleri hedef alan açıklamalarına tepki gösteren Encü, “Devlet bizi daha kaç kez öldürecek?” diye soruyor.

Katliamın üzerinden geçen 6 aya rağmen hiçbir sorumlunun yargı önüne çıkarılmamasına ve hükümetin ‘Tazminatı alın olayı kapatın’ açıklamalarına da tepki gösteren Encü, hükümetin, ‘Tazminatları PKK baskısı nedeniyle kabul etmiyorlar’ iddiasına da, “Devlet ‘tazminatı alın ve susun’ diye baskı yapıyor, onun dışında hiç kimseden baskı görmedik” şeklinde yanıtladı.

Katliamın üzerinden 6 aydan fazla zaman geçti… Roboskî’de yaşam ne durumda?
6 ay geçmiş olmasına rağmen yas ilk günkü gibi devam ediyor. Değişen hiçbir şey yok. Gözümüz, kulağımız televizyonlarda. İktidardakilerin vereceği haberleri, faillerin ortaya çıkarılmasına dair bir şeyler söyleyecekler diye umutla bekliyorduk. Ama biz bunları beklerken daha acı şeylerle karşılaşıyoruz. Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve İçişleri Bakanının bizim çocuklarımıza yönelik iftiralarından başka bir şey duymuyoruz. Devlet bizi kaç defa daha öldürecek böyle konuşarak?


Genelkurmay Başkanının ‘Katledilenlerin arasında PKK’lılar vardı. Asker olay yerine ulaşmadan silahlar toplanmış’ dediği belirtiliyor...
Genelkurmay Başkanının yaptığı bu açıklamaya kendisi de inanmıyordur. Çocuklarımızın cenazelerini almaya gittiğimizde, biz yolun bir tarafından yürürken, askerler yolun diğer tarafından karakola dönüyorlardı. Biz bu iftirayı kabul etmiyoruz. Yok böyle bir şey var diyorlarsa Heron görüntülerini halkla paylaşsınlar, gerçekler o zaman ortaya çıkacaktır.

Emine Erdoğan Uludere’ye geldi… O görüşmenin ardından değişen bir şey oldu mu?
Keşke Emine Hanım hiç gelmeseydi. Çünkü gelmesi hiçbir şeyi değiştirmedi. Uludere’deki anneler Emine Erdoğan geldiği zaman bizim acılarımızı dinleyecek, Başbakana iletecek diye bekliyorlardı ama bekledikleri hiçbir şey olmadı. Aksine Emine Erdoğan’ın gelmesiyle medya, Uludere olayını tamamen kapattı. İktidarı bu yolla daha da vicdanlı, temiz göstermeye çalıştılar.

Tazminat meselesi de çok konuşuldu. ‘Tazminatsa tazminat veriyoruz’ dedi iktidar ve tazminatı kabul etmeyişinizi ‘PKK’nin baskısı’ şeklinde açıkladı. Siz ne düşünüyorsunuz?

Hiç kimse ‘tazminat almayın’ diye bize baskı yapmadı. Bu karar tamamen kendimize ait. Ben İçişleri Bakanına diyorum ki; kendi evladının tırnağını bize versin biz kendisine 325 milyar para verelim. 17-18 yaşındaki çocukların bedeli para mı? Tazminatı kesinlikle kabul etmiyoruz ve bununla ilgili kimseden de baskı almıyoruz. Devlet ‘Alın ve susun’ diye baskı yapıyor, onun dışında hiç baskı görmedik.

Köyünüzün üzerinde baskı kurulduğu ve ailelerin tehdit edildiği konuşuluyor. Bu doğru mu?
Köyün üzerinde hükümet tarafından kurulan bir baskı var. Şöyle bir örnek anlatayım; Gülyazı Karakolu komutanı şehit ailelerinden bir kaçını yanına çağırıyor ve, “Bu olayın peşini bırakın. Bu olayı devlet yaptı ve siz devletle baş edemezsiniz. Ben devletim. Farz edin ki ben yaptım. Bana ne yapabileceksiniz?” Ben kendim duymadım ama bunu söylediği aileler var.

Son olarak söylemek istedikleriniz var mı?
Adalet istiyoruz. Faillerin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Çocuklarımıza da artık iftira edilmesin. İçlerinde PKK’liler vardı denmesin. Hepsi sivildi. Katliamı aklamak için böyle söylüyorlar. Aileler olarak tek talebimiz faillerin ortaya çıkarılması. 9 yaşındaki bir çocuk eline bir taş alıp asker aracına attığı zaman 20 yıl hapis cezası alıyorsa bu katliamın failleri bulunsun ve ayrı ayrı 34 defa yargılansınlar. (Diyarbakır/EVRENSEL)
Blogger tarafından desteklenmektedir.