Suriye, Hula katliamı araştırmasının ön sonuçlarını açıkladı
Dışişleri Bakanlığında yapılan basın toplantısında, komisyon başkanı Tuğgeneral Kasım Cemal Süleyman ve Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihad Makdisi konuştu.
Suriye'de Hula katliamı için oluşturulan araştırma komisyonunun elde ettiği ön sonuçlara göre, yakın mesafeden öldürülen kurbanlar, muhaliflere katılmayı reddeden ailelerden oluşuyor. Muhaliflerin her söylediğini doğrulama gereği duymadan manşetlere taşıyan basının bu sonuçları görmezden gelmesi bekleniyor.
Geçtiğimiz hafta Suriye'nin Hula bölgesinde yaşanan ve 100'den fazla kişinin öldüğü katliamla ilgili kurulan araştırma komisyonu, elde ettiği bulguları açıkladı. Suriye Arap Haber Ajansında (SANA)yer alan habere göre, araştırmanın ön sonuçlarına göre, katliamın kurbanları devlete karşı gelmeyi ve muhaliflere katılmayı reddeden ailelerden oluşuyor.
Araştırma ayrıca ölümlerin top veya bomba atışıyla değil, yakın mesafeden ateşli silahlar ve kesici aletlerle katledildiklerini ortaya koydu. Muhaliflerin ve batılı devletlerin her söylediğini, doğrulama gereği bile duymadan manşetlere taşıyan basının bu araştırmayı görmezden gelmesi bekleniyor.
Kurbanlar, silahlı muhaliflere katılmayı reddeden aileler
Soruşturma Komisyonu Başkanı Tuğgeneral Kasım Cemal Süleyman tarafından Dışişleri Bakanlığında yapılan basın toplantısında açıklanan araştırma sonuçlarına göre, katledilen ailelerin silahlı muhalif gruplarla anlaşmazlık halinde olduğunu ve düzenlenen gösterilere ve silahlı eylemlere katılmayı reddettikleri bildirildi.
Soruşturma Komisyonu Başkanı Tuğgeneral Kasım Cemal Süleyman tarafından Dışişleri Bakanlığında yapılan basın toplantısında açıklanan araştırma sonuçlarına göre, katledilen ailelerin silahlı muhalif gruplarla anlaşmazlık halinde olduğunu ve düzenlenen gösterilere ve silahlı eylemlere katılmayı reddettikleri bildirildi.
Süleyman, araştırmada katliama doğrudan tanıklık eden görgü tanıklarının kanıtlanabilir ifadelerini temel aldığını söyledi ve edilen bulgularla ilgili kanıtların ve tanıklıkların Dışişleri Bakanlığına sunulduğu ifade etti.
Eşzamanlı saldıran muhalifler devleti bölgeden tamamen kovmaya çalıştı
Ölen ailelerin bombalama yoluyla değil ateşli silahlar ve kesici aletlerle yakın mesafeden katledildikleri belirten Süleyman, olay günü Hula bölgesindeki güvenlik güçlerine ait beş güvenlik noktasının da saldırıya uğradığını belirtti ve eylemlerin devleti bölgeden tamamen kovmaya dönük olduğuna dikkat çekti.
Ölen ailelerin bombalama yoluyla değil ateşli silahlar ve kesici aletlerle yakın mesafeden katledildikleri belirten Süleyman, olay günü Hula bölgesindeki güvenlik güçlerine ait beş güvenlik noktasının da saldırıya uğradığını belirtti ve eylemlerin devleti bölgeden tamamen kovmaya dönük olduğuna dikkat çekti.
Rapora göre, Cuma namazının ardından köy içinden toplanan silahlı muhalifler, el-Resten, el-Saan, Bercekai, el-Semalin ve diğer bölgelerdeki muhaliflerle koordinasyon içinde ve çevre bölgelerden gelen yaklaşık 600 ila 800 arasında silahlı muhalifin desteğiyle eşzamanlı bir saldırı başlattıkları belirtildi.
Raporda muhaliflerin güvenlik güçlerine saldırı sırasında havan topları, makineli tüfek ve tanksavar füzeleri gibi ağır silahlar kullanıldığına dikkat çekilirken, saldırıların asıl hedefinde güvenlik güçlerine ait Teldo beldesi girişinde ve Saat bulvarında bulunan iki noktanın yer aldığı ifade edildi.
Güvenlik güçleri, sivillerin öldüğü bölgeye hiç gitmedi
Süleyman, dışarıdan gelen silahlı grupların güvenlik güçlerine dönük saldırılarla, muhaliflere katılmayı reddeden ailelere dönük saldırıyı eş zamanlı başlattığını ifade ederek, ailelerin katledildiği bölgenen güvenilk güçlerinin konuşlandığı noktalara uzak olan, katliamdan sonra da güvenlik güçlerinin girmediği ve silahlı muhaliflerin yoğun olduğu bir bölgede gerçekleştiğine dikkat çekildi.
Süleyman, dışarıdan gelen silahlı grupların güvenlik güçlerine dönük saldırılarla, muhaliflere katılmayı reddeden ailelere dönük saldırıyı eş zamanlı başlattığını ifade ederek, ailelerin katledildiği bölgenen güvenilk güçlerinin konuşlandığı noktalara uzak olan, katliamdan sonra da güvenlik güçlerinin girmediği ve silahlı muhaliflerin yoğun olduğu bir bölgede gerçekleştiğine dikkat çekildi.
Süleyman, saldırılar başladığında güvenlik güçlerinin konuşlandıkları yerlerden ayrılmadığını ve kendini silahlı gruplara karşı savunduğunu, yayınlanan görüntülerden de katliamın yakın mesafeden açılan ateş ve kesici aletlerle gerçekleştiğinin anlaşıldığını ifade etti.
Siviller yakın mesafeden katledildi
Süleyman, cesetler üzerinde yanma, ezilme veya olası bir havan saldırısı sonucunda yıkılan bina enkazı altında kalma gibi izlere rastlanmadığını, ayrıca havan topu şarapnelinden kaynaklı yaraların da bulunmadığını belirtti ve bu durumun, katliamın doğrudan yakın mesafeden yapılan saldırılarla gerçekleştiğini gösterdiğini ifade etti.
Süleyman, cesetler üzerinde yanma, ezilme veya olası bir havan saldırısı sonucunda yıkılan bina enkazı altında kalma gibi izlere rastlanmadığını, ayrıca havan topu şarapnelinden kaynaklı yaraların da bulunmadığını belirtti ve bu durumun, katliamın doğrudan yakın mesafeden yapılan saldırılarla gerçekleştiğini gösterdiğini ifade etti.
Süleylan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Elde edilen ön bilgiler, silahlı terör gruplarının beldeye girdikten sonra asayiş güçlerini hedef almak üzere Teldo beldesinin çevresinde beş havan topu yerleştirdiğini ortaya koydu. Katliamda hayatını kaybedenlerin çoğunluğunun çocuklardan oluştuğu gözlemlendi. Çocukları katletmek asayiş güçlerinin değil silahlı terör gruplarının fitne ve mezhep çatışması yaratma, vatan birliğini baltalama amaçlarına hizmet etmektedir. Bu durum devlet ve ordunun çıkarlarına aykırılık teşkil eder"
Süleyman ayrıca, katliamda ölen ailelerin barıştan yana aileler olarak bilindiğini, şiddet eylemlerine katılmayı reddettiklerini ve bu katliamdan, ülkeye karşı askeri müdahale gerekçesi yaratma amacı taşıyan silahlı grupların çıkarı bulunduğunu ifade etti.
Asıl hedef bir milletvekili ve yakınlarıydı
Süleyman, katliamın asıl hedefinin Milletvekili Abdülmuti Meşleb'in yakınları olduğunun anlaşıldığına işaret etti ve terör gruplarının başta Meşleb'den intikam almayı hedeflediklerini, daha sonra katliamı genişleterek başka ailelere yöneldiklerine ifade etti. Süleyman ayrıca, katliamın bir parçası olarak gösterilen cesetlerin bir kısmının güvenlik güçlerine yönelik saldırı sırasında etkisiz hale getirilen silahlı gruplara ait olduğunun altını çizdi.
Süleyman, katliamın asıl hedefinin Milletvekili Abdülmuti Meşleb'in yakınları olduğunun anlaşıldığına işaret etti ve terör gruplarının başta Meşleb'den intikam almayı hedeflediklerini, daha sonra katliamı genişleterek başka ailelere yöneldiklerine ifade etti. Süleyman ayrıca, katliamın bir parçası olarak gösterilen cesetlerin bir kısmının güvenlik güçlerine yönelik saldırı sırasında etkisiz hale getirilen silahlı gruplara ait olduğunun altını çizdi.
Süleyman, silahlı muhalif gruplar tarafında gerçekleştirilen katliamın BM Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın Suriye'ye ziyaretine denk getirilerek, uluslararası alanda Suriye'de bir iç savaşın başladığını gösterme çabalarının bir parçası olduğunu ifade etti.
Makdisi: Barış için diğer taraflar da üzerine düşeni yapmalı
Basın toplantısında söz alan diğer isim, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihad Makdisi, soruşturma tamamlanır tamamlanmaz sonuçların uluslararası kurumlara gönderileceğini ifade etti. Makdsi, Suriye'nin hiçbir zaman gerçeklerden çekinmediğini aksine gerçeklerin ortaya çıkması için çaba harcadığına dikkat çekti.
Basın toplantısında söz alan diğer isim, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihad Makdisi, soruşturma tamamlanır tamamlanmaz sonuçların uluslararası kurumlara gönderileceğini ifade etti. Makdsi, Suriye'nin hiçbir zaman gerçeklerden çekinmediğini aksine gerçeklerin ortaya çıkması için çaba harcadığına dikkat çekti.
Makdsi, Suriye'deki güvenliği ve istikrarı sabote etmeye çalışan uluslararası güçlerin bulunduğuna, şiddetin tırmanmasından bu güçlerin sorumlu olduğunu söyledi ve bir dış müdahale zemini yaratılmaya çalışıldığını ifade etti.
Bazı ülkelerin Suriyeli diplomatları sınırdışı etme kararının son derece tuhaf olduğunu ifade eden Makdsi, Suriye'deki şiddete son verilmesinin tek taraflı bir süreç olamayacağını, bütün tarafların üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek zorunda olduğunu, ancak bazı tarafların bundan kaçarak, çözüm çabalarını baltaladığını ifade etti.
