Tecavüze de uğrasan doğuracaksın!



Hükümetin kürtaj çıkışında son hamle, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’dan geldi. Akdağ, “Tecavüze uğrayan anne doğursun, gerekirse o çocuğa devlet bakar” açıklamasını yaptı. Bununla da yetinmeyen Akdağ, kürtaj hakkının 12 eylül ürünü bir yasayla serbest bırakıldığını belirterek şöyle dedi: “1983 yılında bu kanun yapıldığı zaman hiç tartışılmamıştı. Danışma Meclisi o zaman paşaların kurduğu bir meclisti. Biz 12 Eylül sonrası Türkiye’de karar verilmiş olan birçok uygulamayı tartışmaya açıyoruz.”

Kürtajın bir hak olduğunu ve tartışılmayacağını söyleyen kadınlar 3 Haziran Pazar günü saat 14.00'da Kadıköy'de buluşacaklar. Mitinge tüm kadın örgütlerinin katılması bekleniyor.

Akdağ’a bir cevap da yıllardır kadına şiddet konusunda politika üreten Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’ndan geldi. Mor Çatı gönüllüsü Avukat Özlem Özkan, “Kürtaj hakkı 12 eylül ürünüdür” şeklindeki yaklaşımın “neresinden tutulsa elinizde kalacak” bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Özkan, şöyle konuştu: “Türkiye’de kürtaj evet 1983 yılında serbest oldu, ama dünyada topyekün bir kadın mücadelesi sonucunda ortaya çıkmış bir hak bu. Türkiye’de de böyle hayata geçti, darbenin izlerini kaldıracağız diyerek kürtajı yasaklamaya çalışmak neresinden tutarsanız elinizde kalacak bir yaklaşımdır.”

Hükümetin iktidara geldiği ilk günden bu yana sürekli kadın bedeni üzerinde hakimiyet kurmayı hedefleyen bir politika yaptığına dikkat çeken Özkan, “Bundan önce de Başbakan ısrarla 3 çocuk yapın diyordu. Ama ne kreş bakım hizmetleriyle, ne sosyal hizmetlerle ilgili en ufak bir iyileştirmeden söz edemeyiz bugün. İnsanlar sürekli bir muhtaçlık hali içinde bırakılıyor, hükümetin böyle bir sosyal devlet anlayışı var” dedi.

Kürtaj tartışmasının da yine aynı erkek egemen kapitalist sistemin bir ürünü olarak ortaya çıktığını vurgulayan Özkan, şöyle devam etti: “Dünyadaki tüm muhafazakar sistemler, muhafazakar partiler aynı bakış açısıyla yaklaşıyorlar kürtaja. Kürtajın neden yasaklanması gerektiğine dair fikirlerini ileri sürerken de kadınların bedenleri üzerindeki hakları, seçim yapabilme hakları üzerinden değil, milletlerin devam etmesi üzerinden, muhafazakar, militarist bir bakış açısıyla tartışmayı yürüyorlar. Burada da durum aynı."

Bakan Akdağ’ın “tecavüze uğrayan kadınlar da doğursun” şeklindeki açıklamasının akıl almaz bir yaklaşımı sergilediğini belirten Özkan, “Bu inanılmaz bir bakış açısı. Kesinlikle kabul etmiyoruz. Mor Çatı’yı ayda 200 kadın şiddet gördüğü için arıyor. Cinsel şiddet çok fazla. Türkiye’de 2006’dan bu yana evlilik içi tecavüz suçken, bu açıklamaları yapmak en hafif deyimiyle tutarsızlıktır, samimiyetsizliktir. Tecavüze uğrayan kadın, bunun ceremesini de kendisi mi çekecek?”  diye sordu.

Bakan’ın “Çocuklara gerekirse devlet bakar” şeklindeki sözlerini de değerlendiren Özkan, “Var olan çocukları ne kadar koruyorlar? SHÇEK geçen yıl çıkarılan bir yasayla il özel idarelerine devredilerek teorik olarak kapatıldı. Var olan çocukları, kadınları, erkekleri koruyorlar mı ki doğmamış çocuğun hakkını korumak üzerinden politika yapıyorlar?” şeklinde konuştu.

Özkan, her gün Türkiye^nin her yerinden onlarca kadının kürtaj meselesiyle ilgili olarak vakfı aradıklarını, "ne yapabiliriz? bununla nasıl mücadele edebiliriz?" diye sorduklarını söyledi. Özkan, kadın örgütleri olarak bu yasanın çıkmasına izin vermeyeceklerini, sonuna kadar mücadele edeceklerini, önümüzdeki Pazar gününden itibaren eylemlilik içinde olacaklarını duyurdu.
Blogger tarafından desteklenmektedir.