Dövlet bize bahmıyyy!

Twitter'daki 'kürtatasözleri' başlığını tıkladığınızda karşınıza buz gibi bir Türk faşizmi çıkıyor: Alay edenler, seviyesiz milliyetçi 'veciz'ler döktürenler...

* Birkaç gündür sosyal medyada kürtatasözleri diye bir başlık var. İnsan ilk başta hevesle bu başlığı ‘tıklayıp’ çok da bilmediği bir kültürün güzel sözlerini öğreneceğini düşünüyor. Oysa o başlığın üzerine tıkladığınızda karşınıza buz gibi bir Türk faşizmi çıkıyor. ‘Dövlet bize bahmiyy’ gibi Kürtlerle çocukça dalga geçenlerden tutun da ‘Hayali Kürdistan olanın mekânı kabristan olur’ gibi ilkokul 3. sınıf seviyesinde milliyetçi vecizelerden vecize beğenin. Hatta bununla da kalmayıp ‘bunların ne atası oldu ki sözü olsun lan’ seviyesinde ‘naif’ bir algının binlerce örneğini görüp ürperiyorsunuz. İşte böyle bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu ırkçı Türklerle aynı havayı soluyor, aynı şehirlerde aynı sokaklarda dolaşıyoruz. ‘Çoğunluk’ onlar. Geçen aylarda hükümetten görüştüğüm çok çok çok üst düzey bir isim “Kürt sorununun çözümü için Kürtleri değil Türkleri ikna etmemiz gerekiyor” dediğinde şaşırmamıştım. Kürt atasözleri gibi naif bir başlığın altında bile binlercesi olan bu sıradan faşizmi karşımda görünce teşhisin doğru olduğunu bir kez daha anladım. Bu algı sadece yıllardır süren PKK ile devletin mücadelesinden, verilen şehitlerden, zorunlu askerlik hizmeti nedeniyle terörle mücadele kapsamında zorunlu olarak görev alan erkeklerin bilinçaltından kaynaklanmıyor. Bu süreci yıllardır aynı savaş diliyle takip eden medyamızın da emeğini yok saymamamız gerekiyor! Bu küfürler yıllardır medyanın tek tek manşetlerle, köşeyazıları ile Türk insanının bilinçaltına taşıdığı ırkçı suyun eseri. Bugün sokağa çıkıp ‘çoğunluğu’ çevirip sorduğunuzda pek çoğu için Kürt eşittir PKK demek. Aşırı Türklük pompalamasının sonuçları bunlar. Pek çoğu için Türkiye Türklerindir! Hatta Türkün Türkten başka dostu yoktur. Şu dost meselesini bir kenara koysak da Türkiye Türklerindir nakaratını tekrar ettiğimiz sürece Türkiye hiçbir zaman tam olarak Türklerin olamayacak.

* Dün gazetelerden biri yeni açılan Mimar Sinan’ın yapmadığı Mimar Sinan Camii için ‘Cami’ye VİP açılış’ manşetini atmış. Aslında sadece bu manşet bile son zamanlarda birilerinin büyük cami hevesini ne kadar da güzel özetliyor. Laik kesimin favori sözü ile söylersek ‘anlayana’ elbette!

* Ramazan ayı yaz aylarına denk geldiğinden bu yana ramazanın başlangıcı ile bir anlamda gayri resmi olarak yaz sezonu biterdi. Herkes ramazanda bikinili görünmemek için pılını pırtısını toplar evine dönerdi. Ramazanın ilk günü Bodrum’un ünlü bir iki işletmecisine durumlarını sordum. Bütün rezervasyonlar tamamen dolu. Üstelik öyle bir değil birkaç gün önceden aramazsanız mekanlarda yer de bulamıyorsunuz. Benzer bir durumu bazı beach club’larda da gözledim. Sınıfsal mı bilmem ama bu yıl anladığım kadarı ile bir kesim ramazan ayında tatil yerlerine kaçmış gibi gözüküyor. İsterseniz bir tane daha ‘anlayana’ ekleyelim.

* Geçen hafta boyunca halk plajında bayağı bir zaman geçirdim. Hani şu bazı vatandaşların aşağıladığı ‘göbeğini kaşıyan’ insanlarımızın arasındaydım. Herkes halinden memnun gözüküyordu. Fiyatlar makul, deniz güzeldi. Benim en çok hoşuma giden ise bir akşamüstü çay saatinde plajı işleten marketin sahibi teyzemin biraz önce topladığı asma yaprağına sardığı dolmayı ikram etmesi oldu. Çayın yanında hayatımda ilk kez koca bir tabak dolmayı götürürken içimden “Böyle şeyler sadece halk plajlarında olur kuzucuğum” demekten kendimi alamadım.

* Yüzyıllar önce kurulan Mor Gabriel Manastırı devletin arazisinde işgalci ilan eden bir devlet anlayışı ile karşı karşıyayız. Türkiye’nin 1923 yılında kurulduğunu hesaba katarsak 397 yılında kurulan Mor Gabriel hangi devletin arazisini işgal etmiş acaba?

* İstanbul’da sıfır çeken bir gece kulübünün Bodrum Yalıkavak’ta açılan şubesi her gece 1000 kişi ile doluyorsa Yalıkavak sanırım gelecek yıl Bodrum’un Türkbükü olur.

* Bir 28 Şubat soruşturması vardı ‘n’oldu onu hatırlayan var mı?’ Bitti mi devam edecek mi? Eminim onlarca tutuklu emekli üst düzey asker cezaevinde aynı sorunun cevabını merak ediyor.

* Önceki gün olimpiyat meşalesi tam da Londra sokaklarındayken 17 yaşında bir genç meşaleyi taşıyan atlete saldırmış. Olabilir her ülkenin meczubu farklı oluyor. Benim anlamadığım iddiaya göre gencin saldırırken ‘Allahüekber’ dediği. Ramazan programlarından birine bağlanıp onca ‘Denize girmek orucu bozar mı?’ sorusunun arasında ‘hocam olimpiyat caiz midir?’ diye sorasım geldi.

* Hande Ataizi ‘tipim göstermiyor ama oruç tutarım’ demiş. Hay Allahım alın size bir soru daha… Oruç tutmak için nasıl bir tip gerekiyordu?

* Gerçi hepimiz Suriye ile yatıp Suriye ile kalkıyoruz ama şu günlerin en önemli haberi içtiğimiz damacana sularında 55 firmanın sadece 14’ünün temiz çıkması. Üstelik suların içinden b.k çıkmış. Elbette haberde açıktan b.k diyemedikleri için hayvan dışkısı diye yumuşatıyorlar. Haberi yapan Mehmet Ali Önel’i tebrik etmek lazım. Diplomasi ,siyasi davalar, cezaevleri derken hepimizin unuttuğu çok önemli bir konuyu bize hatırlattı. Haber hayat demek, hayat ise su demek ve biz görünen o ki pis suları içiyoruz. Sağlık Bakanlığı bizlere bu b.klu suları içiren firmaları adları sanları ile teşhir etmeli ki suratlarına tükürebilelim.CÜNEYT ÖZDEMİR-RADİKAL
Blogger tarafından desteklenmektedir.