Uzun süredir tutuklu olan bir kişi; tazminat davası açacak

AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi), tutuklu kaldığı sürenin uzunluğundan sikâyetçi olan mahkumun, davasını AİHM’ye taşımadan önce Türk mahkemeleri önünde tazminat talep etmesi gerektiğine hükmetti.

40 yaşındaki Şefik Demir, Şubat 2000’de, Hizbullah’a üye olduğu ve bu örgüt adına suç işlediği şüphesiyle gözaltına alındı. 12 Eylül 2006’da Diyarbakır Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi, Demir’i müebbet hapse mahkûm etti. Eylül 2007’de Yargıtay, Demir hakkındaki mahkûmiyet kararını bozdu. Eylül 2008’de ise özel yetkili Ağır Ceza Mahkemesi, önceki mahkûmiyet kararında direndi. Mahkeme, atılı suçun niteliği ve kuvvetli suç süphesi nedenlerine dayanarak düzenli aralıklarla, Demir’in tutukluluğunun devamına karar verdi.

Demir, 14 Kasım 2007’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin uzun tutukluluk yasağını düzenleyen 5 / 3. maddesine dayanarak AİHM’ye başvurdu. AİHM ise yeni yayınlanan kararıyla bu başvuruyu “sürpriz” bir gerekçeyle “kabul edilemez” buldu. AİHM’e bir başvurunun ancak iç hukuk yolları tüketildikten sonra yapılabileceğini vurguladı.

Kararda şöyle denildi: “Mevcut olan iç hukuk yollarının da etkili ve makul ölçüler çerçevesinde başarılı olabilme imkanı sağlaması gerekir. Sözleşmenin 5 / 3 maddesine dayalı bir iddiada bulunulması halinde, ilk olarak kişinin tutuklu kaldığı sürenin makul olmadığını ileri sürebileceği ve tazminat talep edebileceği iç hukuk yollarını tüketip tüketmediğine bakılmalıdır. Tutukluluk süresinin aşırı uzunluğundan yakınılan durumlarda tazminat ödenmesini öngören bir hukuk yolu 2005’ten beri, Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nda vardır. Sona ermiş tutukluluk haline ilişkin olan bu yeni hukuk yolu, herkese açık olan ve etkinliği hakkında mahkeme tarafından henüz karar verilmemiş bir çözüm yolu teşkil etmektedir. Sonuç olarak mahkeme, Şefik Demir’in bu hukuk yolunu kullanmış olması gerektiğine kanaat getirmektedir ve dolayısıyla başvuruyu kabul edilemez olarak nitelendirmektedir.”

Ergenekon ve KCK’ya etkisi

AİHM kararına göre, daha sonra mahkum olsa bile, uzun süre tutuklu kalanlar, öncelikle devletten tazminat talep edecekler. AİHM, bu maddenin etkin kullanılmaması, yani zararların karşılanmaması halinde yapılacak başvuruları kabul edecek. Örneğin, Ergenekon, KCK gibi uzun süre tutukluluğun yaşandığı dosyalardaki sanıklar, daha sonra mahkum olsalar bile, uzun tutukluluk nedeniyle tazminat talep edebilecekler.

Kararın bir başka sonucu ise, CMK’ya göre tazminat davası açmadan AİHM’e gidilemeyecek olması nedeniyle, uzun tutukluluktan AİHM kararıyla kurtulmak isteyenlerin bu umutlarını kaybetmeleri oldu. Artık uzun süredir tutuklu olan bir kişi; önce CMK’ya göre tazminat davası açacak, buradan sonuç alamazsa Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunacak. Buradan da sonuç alınamadığı takdirde AİHM’ye başvuru yapabilecek.
Blogger tarafından desteklenmektedir.