Atatürk'ün gizli vasiyeti yok!
Uzun yıllar Anıtkabir Atatürk ve Kurtuluş Müzesi ile, Askeri Müze ve Kültür
Sitesi Komutanlığı görevlerinde bulunan tarihçi Dr. Ali Güler, Milli Savunma
Bakanlığı ve Anıtkabir Belgeliği özel arşivindeki orijinal belgeleri kullanarak
Atatürk'ün son günlerini ve defin işlemlerini kitap haline getirdi. Kitapta,
Atatürk'ün ölüm nedeninden, mirasına ve gizli vasiyeti var mıydı yok muydu
tartışmalarına belgelerle cevap veriliyor. Kitapta Atatürk'ün maaşın bir ksımını
İnönü'ye verdiği, vasiyetinde de İnönü'nün çocuklarının eğitim giderlerinin
kendisinden kalanlarla karşılanmasını istediği de yer
alıyor.
Atatürk'ün son günleri, ölüm nedeni, mirası ve gizli vasiyeti var mıydı yok muydu tartışmalarına son nokta koyuldu. Anıtkabir ve Askeri müzelerde aldığı görev süresince bir çok belge ve fotoğrafı toplayan Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ali Güler, Atatürk'ün son günleri, ölüm nedeni, mirası ve vasiyeti gibi tartışmalı konuları yazdığı "Aleykümesselam" kitabında belgelerle yanıtladı. Atatürk'ün ölmeden önceki son sözü 'aleykümesselam' adıyla yayınlanan kitapta, Ata'nın ölüm nedeni yorgunluk ve düzensiz beslenmeye bağlı siroz hastalığı olarak gösteriliyor. Kitapta en dikkat çeken noktalardan biri de Atatürk'ün son sözünün aleykümesselam olmasıdır. Güler, bu sözün karşılığını Nahl Suresi 32. ayette, yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık cennete girin diyerek karşılık bulduğunu belirtiyor.

Maaştan İnönü'ye pay
Atatürk'ün cumhurbaşkanıyken aldığı maaşın ortalama 10 bin lira olduğu ve bu maaşın da 2 bin lirasının İsmet İnönü'ye verildiği yapılan araştırmada belirlendi. Ata'nın aynı zamanda bir dönem Sağlık Bakanlığı yapan Refik Saydam'a 500 lira, kardeşi Makbule Hanım'a da her ay 200 lira verdiği tespit edildi.
Atatürk sağlığında çiftliklerini ve bazı gayrimenkullerini devlete bağışlamıştır. Hastalığının arttığı dönemlerde ise nakit ve hisse senetleri ile Çankaya'daki gayrimenkulleri CHP'ye bağışladı. Atatürk vasiyetnamesiyle ilgili bir nüshayı 5 Eylül 1938'de hasta yatağından kalkarak kendisi hazırladı. 6 Eylül'de de vasiyetname Beyoğlu 6. Noteri tarafından onaylandı. Atatürk'ün vasiyetnamesi 28 Kasım 1938'de açıldı. Ankara Üçüncü Sulh Mahkemesi'nde vasiyetnamenin açılması sırasında Makbule Hanım, Refik Saydam, Şükrü Saraçoğlu hazır bulundu. Vasiyetnamede, Sabiha Gökçen'e bir ev alacağı para, Makbule Hanım'a Çankaya'daki ev, İsmet İnönü'nün çocuklarının eğitim masraflarının karşılanması yazıyordu. Dr. Ali Güler'in kitabında Atatürk'ün gizli vasiyeti olduğu yönündeki iddialar da açığa kavuşturuluyor. Ali Güler ulu önderin gizli bir vasiyeti olmadığını, Ata'nın tek vasiyetinin 6 Eylül'de yazdığı vasiyet olduğunu söylüyor. Gizli vasiyet olduğunu iddia eden kişilere de noter huzurunda hazırlanan vasiyetin mahkeme huzurunda mührü sökülerek açıldığını söyleyerek bu iddialarda bulunanların doğruyu söylemediğini belirtiyor.
Atatürk'ün gizli vasiyetine dair iddiaları Meriç Tumluer dile getirdi. Tumluer 2005'te Ankara 12. Sulh Mahkemesi'nde dava açtı. Ancak mahkeme davayı reddetti. Meriç Tumluer, 19 Nisan 2007'de bu defa AİHM'e başvurdu. Tumluer dava dilekçesinde, Atatürk'ün vasiyetinin eksik açıklandığı, noter tarafından hazırlanan vasiyetin içinden bir zarf daha çıktığını ancak bu zarfın Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Merkez Şube'sinde özel bir kasaya konulduğunu belirtti. Vasiyetin 50 yıl boyunca kasada tutulup açılacağını iddia eden Tumluer, Kenan Evren'in cumhurbaşkanı olduktan sonra vasiyetin açıklanmasını engellediğini ileri sürdü. Gizli vasiyette Kürt meselesi, Hilafet sorunu gibi sorunlu konulara ait bilgilerin bulunduğunu iddia eden Tumluer'in iddialarını Ali Güler çürüttü.
Güler
kitabında noterin hazırladığı vasiyetnamenin zabıt varakasıyla birlikte bir
zarfa koyup mühürlendiğini belirtiyor. Ankara 3. Sulh Mahkemesi'nde açılan
zarftan da bu zabıt varakasıyla vasiyetin çıktığını ifade ediyor.
Atatürk'ün son günleri, ölüm nedeni, mirası ve gizli vasiyeti var mıydı yok muydu tartışmalarına son nokta koyuldu. Anıtkabir ve Askeri müzelerde aldığı görev süresince bir çok belge ve fotoğrafı toplayan Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ali Güler, Atatürk'ün son günleri, ölüm nedeni, mirası ve vasiyeti gibi tartışmalı konuları yazdığı "Aleykümesselam" kitabında belgelerle yanıtladı. Atatürk'ün ölmeden önceki son sözü 'aleykümesselam' adıyla yayınlanan kitapta, Ata'nın ölüm nedeni yorgunluk ve düzensiz beslenmeye bağlı siroz hastalığı olarak gösteriliyor. Kitapta en dikkat çeken noktalardan biri de Atatürk'ün son sözünün aleykümesselam olmasıdır. Güler, bu sözün karşılığını Nahl Suresi 32. ayette, yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık cennete girin diyerek karşılık bulduğunu belirtiyor.

Maaştan İnönü'ye pay
Atatürk'ün cumhurbaşkanıyken aldığı maaşın ortalama 10 bin lira olduğu ve bu maaşın da 2 bin lirasının İsmet İnönü'ye verildiği yapılan araştırmada belirlendi. Ata'nın aynı zamanda bir dönem Sağlık Bakanlığı yapan Refik Saydam'a 500 lira, kardeşi Makbule Hanım'a da her ay 200 lira verdiği tespit edildi.
Atatürk sağlığında çiftliklerini ve bazı gayrimenkullerini devlete bağışlamıştır. Hastalığının arttığı dönemlerde ise nakit ve hisse senetleri ile Çankaya'daki gayrimenkulleri CHP'ye bağışladı. Atatürk vasiyetnamesiyle ilgili bir nüshayı 5 Eylül 1938'de hasta yatağından kalkarak kendisi hazırladı. 6 Eylül'de de vasiyetname Beyoğlu 6. Noteri tarafından onaylandı. Atatürk'ün vasiyetnamesi 28 Kasım 1938'de açıldı. Ankara Üçüncü Sulh Mahkemesi'nde vasiyetnamenin açılması sırasında Makbule Hanım, Refik Saydam, Şükrü Saraçoğlu hazır bulundu. Vasiyetnamede, Sabiha Gökçen'e bir ev alacağı para, Makbule Hanım'a Çankaya'daki ev, İsmet İnönü'nün çocuklarının eğitim masraflarının karşılanması yazıyordu. Dr. Ali Güler'in kitabında Atatürk'ün gizli vasiyeti olduğu yönündeki iddialar da açığa kavuşturuluyor. Ali Güler ulu önderin gizli bir vasiyeti olmadığını, Ata'nın tek vasiyetinin 6 Eylül'de yazdığı vasiyet olduğunu söylüyor. Gizli vasiyet olduğunu iddia eden kişilere de noter huzurunda hazırlanan vasiyetin mahkeme huzurunda mührü sökülerek açıldığını söyleyerek bu iddialarda bulunanların doğruyu söylemediğini belirtiyor.
Atatürk'ün gizli vasiyetine dair iddiaları Meriç Tumluer dile getirdi. Tumluer 2005'te Ankara 12. Sulh Mahkemesi'nde dava açtı. Ancak mahkeme davayı reddetti. Meriç Tumluer, 19 Nisan 2007'de bu defa AİHM'e başvurdu. Tumluer dava dilekçesinde, Atatürk'ün vasiyetinin eksik açıklandığı, noter tarafından hazırlanan vasiyetin içinden bir zarf daha çıktığını ancak bu zarfın Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü Merkez Şube'sinde özel bir kasaya konulduğunu belirtti. Vasiyetin 50 yıl boyunca kasada tutulup açılacağını iddia eden Tumluer, Kenan Evren'in cumhurbaşkanı olduktan sonra vasiyetin açıklanmasını engellediğini ileri sürdü. Gizli vasiyette Kürt meselesi, Hilafet sorunu gibi sorunlu konulara ait bilgilerin bulunduğunu iddia eden Tumluer'in iddialarını Ali Güler çürüttü.
