Dosyada El Kadı-Erdoğan ortaklığı var

Terörü finanse ettiği gerekçesiyle uzun süre ülkeye girişi yasak olan Yasin el Kadı’nın, Başbakan Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’la ortak olduğu öne sürüldü.

Dosyadan sızan bilgilerde, el Kadı’nın yasaklı dönemde Türkiye’ye gelip BİM yönetim kurulu toplantısına katıldığı ve Başbakanlık koruma aracına bindiği fotoğraflar yer aldı.
AKP’nin Susurluğu olarak anılan, 15 Şubat’ta Merter’de yaşanan trafik kazasının aktörü Yasin el Kadı’yla ilgili olarak 2. dalga soruşturma dosyasına giren bilgilerde, el Kadı’nın Bilal Erdoğan’la garyi resmi ortak olduğu şirketlerin isimleri yer aldı. El Kadı’nın BİM şirketinin yönetim kurulu toplantısına katıldığını ve Başbakanlık koruma aracıyla gezdiğini ortaya koyan fotoğraflar da dosyada yer alıyor.
Emniyet’in direnmesi sonucu engellenen 2. dalga yolsuzluk operasyonunda, Erdoğan ailesinin Yasin el Kadı’yla ilişkileri üzerinde durulduğu daha önce basına yansımıştı. Dün, bu başlıkta dosyada bulunan iddialar sızdırıldı.
4 kez ‘yasaklı’ girmiş
ABD telkiniyle uzun süre boyunca Birleşmiş Milletler’in (BM) “terörü finanse eden şahıslar” listesine alınan ve Türkiye’ye girişi de yasaklanan el Kadı’nın, hakkındaki ülkeye giriş yasağı kalkmadan önceki son 8 ayda 4 defa yasadışı olarak ülkeye giriş yaptığı tespit edildi.
Şirket toplantılarında
BM, el Kadı’yı 5 Ekim 2012’de listeden çıkarmıştı. Uluslararası sözleşmeler gereği, Türkiye de bu listedeki kişileri ülkeye sokmuyor. Fakat iddialara göre el Kadı, bu sürede ülkeye yaptığı ziyaretlerde, savcıların gayrı resmi ortak olduğunu öne sürdüğü Boshporus360, Al Baraka Türk ve BİM gibi şirketlerin yönetim toplantılarına katıldı.
İddialara göre Yasin El Kadı, Türkiye’ye Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın arkadaşı Mustafa Latif Topbaş’ın özel uçağıyla geldi. Ziyaretleri sırasında havalimanının VIP kısmında, Başbakanlık koruma araçlarınca karşılandı. Pasaport ve vize kontrolü yapılmadan ülkeye girdi. Dosyaya göre El Kadı’yı karşılama işlemlerini, Başbakanlık koruması İbrahim Yıldız isimli polis memuru yaptı.
İlk kez soL’un yazdığı 15 Şubat Merter kazasında İbrahim Yıldız’ın da araçta olması, bu iddiayı kuvvetlendiriyor.
Oğlu üzerinden ortak
Sızan bilgilere göre dosya, el Kadı’nın ticari faaliyetlerine odaklanmış görünüyor. İddialara göre el Kadı, BİM ve Bosphorus360 şirketlerinin gizli ortağı ve ticari faaliyetlerini, oğlu Muaz Kadıoğlu üzerinden yürütüyor.
Bosphorus360 Danışmanlık Turizm İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi, işadamı Cengiz Aktürk ve eşinin üzerine kayıtlı. Fakat savcılar, Yasin el Kadı’nın oğlu Muaz Kadıoğlu, Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan ve Usame Kutup’un da gizli bir avukat protokolüyle bu şirketin gizli ortakları konumunda olduklarını öne sürüyor.
Cengiz Aktürk, daha önce basına yaptığı açıklamada “Yasin Abi’yi [Yasin el Kadı] iyi tanırım. Kendisiyle herhangi bir işimiz olmadı. Türkiye’de yeni yatırımlar yapmasını, buna aracılık yapmayı isterim” demişti.
Yasin El Kadı kimdir?
Suudi Arabistanlı işadamı Yasin El Kadı, bir zamanlar ABD’nin desteklediği fakat 11 Eylül saldırılarından sonra Bush döneminde hedef tahtasına oturttuğu İslamcı silahlı örgütlerin finansörü.
ABD’de 1998’de yayımlanan bir belgeye göre El Kadı, ABD’de gayrımenkul alım satımı yaparak kara para aklıyor ve Hamas’a fon sağlıyordu. Kadı, 1990’larda Yugoslavya’nın bölünmesi operasyonunda da Vakufska ve Depozitna bankaları ile kendi adını taşıyan “Qadi International” şirketi aracılığıyla Kosova Kurtuluş Ordusu adlı İslamcı faşist örgütü finanse etmişti. Bu finansmanı yazan ABD belgeleri, aynı dönemde Fethullah Gülen’in de Kosova Kurtuluş Ordusu’na para gönderdiğini belirtiyor.
El Kadı 2001 yılında ABD tarafından “Özel Olarak Belirlenmiş Küresel Terörist” sıfatına layık görüldüğünde ve mal varlığı dondurulduğunda, Recep Tayyip Erdoğan’ın El Kadı’ya “bizzat kefil” olduğunu açıklamıştı.
El Kadı’nın malvarlığının dondurulması kararı, 3 Eylül 2008 tarihinde Avrupa Birliği Adalet Divanı tarafından “savunma hakkına saygı gösterilmediği” gerekçesiyle kaldırıldı. Aynı uluslararası hüküm, Türkiye tarafından ise 11 Ekim 2012 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu kararıyla kaldırıldı.
Etiler’de arazi yolsuzluğu iddiası
Dosyada Yasin el Kadı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın isminin birlikte geçtiği yolsuzluk iddiası, Etiler’deki Polis Okulu arazisiyle ilgili.
İddialara göre çok değerli olan bu arazi, arsa değerinin dahi çok altında bir fiyata, Bilal Erdoğan ve Yasin el Kadı’nın gizli ortak olduğu Bosphorus360 adlı şirkete satıldı. İhalesiz yapılan satışta arazi 460 milyon liraya verildi. Satış için Albaraka Türk bankasından fon ayarlandı. Arazinin bu şirkete verilmesi işlemlerinin, bizzat Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla başladığı öne sürülüyor.
Bosphorus360, bu araziye rezidans ve işyeri yapmayı planlıyor.
MİT binasında Hakan Fidan’la buluştu iddiası
ABD’de istihbarat belgeleri sızdıran, Wikileaks benzeri bir site olan Cryptome.org’da yer alan bir belge, savcılık dosyasından sızan bilgiler kısmen örtüşüyor.
Buna göre Yasin el Kadı, girişi yasak olduğu dönemde Türkiye’de 5 kez MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la buluştu. Bunlardan biri 25 Haziran 2012’de saat 16:30’da Atatürk Orman Çiftliği içinde bulunan ve Başbakan Erdoğan’ın özel konuklarını ağırladığı Marmara Köşkü’nde yapıldı. Başbakan Danışmanı Sefer Turan da bu toplantıya katıldı.
O belgeye göre Yasin el Kadı, Türkiye içindeki seyahatlerinde dosyada iddia edildiği gibi Mustafa Latif Topbaş’a değil, işadamı Mehmet Cengiz’e ait uçakları kullandı.
Söz konusu belge, Hakan Fidan’la Yasin el Kadı’nın diğer görüşme tarihlerini şu şekilde sıralıyor: 14 Nisan 2012 Haliç Kongre Merkezi’nde, 14 Haziran 2012 MİT İstanbul binasında, 29 Eylül 2012, 13 Aralık 2012 ve 15 Şubat 2013’te Ankara’da.
Cryptome sitesinde yer alan bir başka belgede, Yasin el Kadı’nın Türkiye’deki ortaklarının şu isimler olduğu iddia ediliyor: Fatih Saraç, Zapsu ailesi, Ülker grubu, Mustafa Latif Topbaş. 30 Ağustos 2013’te yayımlanmış olan söz konusu belgede, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK), el Kadı’yla Türkiye’deki ortakları arasında Albaraka Türk bankası üzerinden para transferleri yapıldığını tespit ettiği de iddia ediliyor. 17 Aralık’ta başlatılan yolsuzluk soruşturmasında MASAK’ın, şüphelilerin hesaplarını yaklaşık 1 yıldır izlediği ortaya çıkmıştı.
Blogger tarafından desteklenmektedir.