Kürdistan’ın Kuzeyinde Milli Bir Hareket Var mı?
Özellikle Kürdistan’ın Kuzeyinde milli bir hareketin var
olup olmadığı konusunun yeniden tartışılması gerekir.
( I )
Kürt milleti dışında, dünyada, bağımsızlığına kavuşmamış bir
millet yoktur. Kürt milleti ve Kürdistan olarak, yüzyılın en büyük ve
çözülmemiş derdine, sahibiz.
Kürt ve Kürdistan meselesi tam anlamıyla milli bir
meseledir. Ama milli meselemiz aynı zaman da çağımız gereği demokrasiyle de içi
içe olan bir meseledir. Ama milli meseleyi merkeze koyarak, oluşturacağımız
yeni sosyal ve siyasal sistemi, rrejimi kurgulamamız olanaklı olur.
Devleti olmayan bir milletin, nasıl bir rejimde
yaşayacakları çok anlamlı değildir. Ama kurguladığımız sosyal ve siyasal
sistem, rejim: Milli hareketimiz şekillendirmede sadece yardımcı bir enstrüman
olur.
Halk deyimiyle, evlilik olmadan çocuğun kız ya da oğlan
olduğunu düşünmek abesle iştigaldir. Ya da eviniz olmadan, evin içinde hangi
renk badana yapacağınız, hangi mobilyaları alacağınız z da çok anlamlı
değildir.
Sadece olsa-olsa bir hayal olur. Ama hayallerin de
gerçeklerle bir bağı vardır. Evin yapılışında destekleyici bir enstrümandır.
Demek ki hayalsizde gerçek dünya kurulamaz. Ama ikisi arasında iyi bağ kurmak
lazımdır.
( II )
Kürt millet meselesi, milli bir mesele, Kürtlerin kendi
kendilerini kendi iradeleriyle yönetme, sömürgecilikten ve işgalden kurtulma,
bağımsız olma ve devlet kurma meselesidir.
Kürt mili meselesi, tüm toplumsal kesimlerin sorunudur.
Belli bir toplumsal kesime dayanarak, diğer toplumsal kesimleri dışlamak ve
özellikle de düşman ilan etmek, başarısızlığı önceden bilerek veya bilmeyerek
kabul etmek demektir
Kürt millet meselesinde, bütün toplumsal kesimleri
örgütleyecek ve kucaklayacak, Kürt milletini harekete geçirecek, adaletli,
eşitlikçi, demokratik, çoğulcu milli bir harekete ihtiyaç var.
Bir harekete de, Kürt milli harekete diye bilmek için, o
hareketin: Kürt milletinin kendi kendisini kendi iradesiyle yönetmesini,
Kürtlerin bağımsızlığını ve devlet olmasını, Kürtlerin egemenlik ve iktidar
hakkının sağlanmasını amaçlaması gerekir.
Milli Hareket, milletin bağımsızlığı ve kendi kendisini
yönetmesi için mücadele etmektir. Milletin devlet olması için çaba sarf
etmektir.
Bu nedenle Kürt milli hareketi, Kürt milletinin
bağımsızlığına, devlet olmasına karşı çıkamaz.
Milli hareketin, Kürt milletinin mensubu tüm insanlarının
değerini bilmesi, kendi insanını sevmesi ve ona değer vermesi, hak ve hukukuna
saygı duyması ve savunması, insanının bir tırnağının kanamaması için olağanüstü
çaba ve fedakârlık göstermesi, bir toplumsal kesime dayanarak bir toplumsal
kesime, bir bütün olarak insanına düşmanlık etmemesi gerekir.
Milli Hareketin, kurtuluşu ve özgürlüğü için mücadele ettiği
Kürt milletinin, diline, kültürüne, tarihine, milleti millet yapan tüm
değerlerine Ortodoks tarzda sahip çıkması gerekir.
Kürt Milli Hareketi, mazlum ve Kürt milletinin haklı ve
meşru mücadelesidir. Bu nedenle de, mücadelede, meşruiyete, dürüstlüğe önem
vermek zorundadır. Meşru mücadele yöntemlerine göre hareket etmelidir. Değer
kullanımı yoluna gidemez. Riyakârlık yapmamalıdır.
Kürt Milli Hareketi, Kürt milletin çıkarlarına uygun dış
ilişkiler geliştirmektir. Milletin ve milli kurtuluşun aleyhine olan ve milli
çıkarlara zarar veren ilişkilerden kaçınmaktır.
Kürdistan, dört parçalı uluslararası sömürge bir ülkedir.
Kürt milleti de dörde bölünmüş bir milletir. Bu nedenle, her Kürdistan
parçasında ayrı sosyal ve siyasal yaşam, ayrı milli hareketlerin olması
kaçınılmaz bir durumdur.
Durum böyle olunca, her parçanın milli hareketinin, diğer
parçanın milli hareketinin hukukuna saygı duymak zorundadır. Bir parçadaki mili
hareket ve örgütler, diğer parçadaki milli hareketlere ve örgütlere müdahale
etmemelidir. Onlarla dayanışma içinde olmalıdır.
( III )
Bu bağlamlarda PKK/HDP, karşığı olan ve sosyolojik tabanı
olan bir örgüttür. Bu örgütün, Kürt Milli örgütü olup olmadıklarına bakalım.
PKK/HDP, Kürt milletinin devlet olmasına karşıdır. Bu
nedenle Kürdistan’ın Güneyindeki bağımsızlık referandumuna ve bağımsız devlet
olmasına da karşı çıkıyor.
PKK/HDP, Kürt diline önem vermemektedir. Çok eskilerden beri
yani Bağımsız ve Birleşik Kürdistan’ı savunduğu zamanlar bile, Türk dili ile Kürdistan
Devletini yönetebileceğini savundu. Kürt dili alanında yapılan çalışmaları
küçümsedi.
Kürt tarihini savunmamaktadır. Tarihi, kendisi ile
başlatmaktadır. Bundan dolayı da, Kürt tarihinin önemli vakıalarını ve
oluşumlarını, kaba bir şekilde karşı alıyor ve düşmanlık ediyor. Kürdistan’daki
milli direnme hareketlerini küçümsüyor, gerici ilan ediyor…
PKK/HDP, belli bir kesimin ve elitin çıkarlarını savunan bir
örgüttür. Bu nedenle, kendisinden yana olmayan, kendisini desteklemeyen bütün
insanlar düşman kabul görmektedir. Kürt insanını sevmemektedir. Son
Hendek/Çukur Savaşı da Kürt insanını, ne kadar kolay heba ettiğini, Kürt
insanını öldürdüğünü ve öldürttüğünü bir kez daha belirgin olarak ortaya
koymuştur.
PKK/HDP, Kürt insanının iradesine ve hukukuna önem
vermediğini de bir kez daha ortaya koydu. Kürtlerin kendilerine yüzde yetmişin
üstünde oy verdikleri il ve ilçelerde halka rağmen Hendek Savaşını başlattı.
Seçilen belediye başkanlarını ve Belediye Meclislerini hiçe saydı.
PKK/HDP, ilk oluşum döneminde, olumsuz, tasfiyeci, Kürt
ulusunun bağımsızlık hareketini engelleyici misyonunu yerine getirmek için,
Kürdistan’ın bağımsızlığını, Bağımsız Birleşik Kürdistan’ı savundu.
Ama 1999 yılından sonra, Kürdistan’ın bağımsızlığına karşı
çıktı. Kürdistan’ın bütün parçalarında devlet, federalizm, otonominin
savunulmasının bir hak olmadığını açıkça savundu. Bu günde bu görüşlerini
savunmaya devam ediyor. Bu değerleri savunanları da düşman ilan ediyor.
Şimdilerde Kürdistan’ın Güneyindeki oluşumu 2. İsrail olarak ilan ederek
şeytanlaştırıyor. Kürt ulus devletini çöpe attığını açıkça savunuyor.. Buna
bağlı olarak Kürdistan’daki referanduma karşı çıkmaktadır. Yetkililerinin
açıklamalarıyla, bu konuda Kürt milletini horlayan ve küçümseyen konuma
gelmiştir.
PKK/HDP, Kürt milletinin çıkarları için değil, kendi elitik
çıkarları, misyonu gereği sömürgeci devletlerle tehlikeli ilişkileri
geliştirmektedir. Kemalistler tarafından projelendirildikleri günden sonra,
İran, Irak, Suriye sömürgeci devletleriyle de bu kapsamda ve çerçevede ilişki
kurmuştur. Kürtleri zamansız bir savaşa sokmuştur. Kürtleri, kendi güçlerinin
üstünde davranmasına zorlayarak, milli kurtuluş hareketinin tasfiyesini
sağlamıştır. Son Hendek Savaşı da bu nedenle tam bir vekâlet savaşıdır.
PKK/HDP, meşru mücadele yöntemlerini kullanmamaktadır. Bütün
değerleri riyakârca kullanmaktadır. Bu nedenle, kendisinin dinle alakası
olmadığı halde, “Demokratik İslam Kongresini” yapması, dini ibadeti kullanarak,
halkı sokağa dökme çabası bunun en somut örneğidir.
Bu mücadele metodu ve yaklaşımı, Kemalistlerden, otoriter ve
totaliter rejimlerden ikame edilen bir yaklaşım ve mücadele yöntemidir.
PKK, Kürdistan’ın diğer parçalarında iç hukuka saygı
göstermemekte. O parçalarda halkımızın iradesine doğrudan müdahale etmektedir.
O parçalardaki hukuku ve halkın iradesine açıkça çiğnemekte ve hiçe
saymaktadır.
Bütün bu analizlerim, PKK/HDP’nin, bir Kürt ve Kürdistan
örgütü, Kürt milli kurtuluş hareketi olmadığını açıkça sergilemektedir.
( IV )
Kürdistan’ın Kuzeyindeki diğer parti ve örgütlere bakarak
da, milli bir hareketin olup olmadığına cevap aramamız gerekir.
Kürdistan’ın Kuzeyinde, birçok Kürdistan ismiyle ya da
Kürdistan ismi taşımayan örgüt ve partiler var. Bu partiler, Kürdistan’ın bağımsızlığını,
Kürtlerin kendi kendilerini kendi iradeleriyle yönetmesini ikirciksiz
savunuyorlar. Kürt ulus devletine karşı çıkmıyorlar. Kürdistan ve Kürt millet
değerlerine sahip çıkıyorlar.
Bu bağlamlarda, Kürt ve Kürdistan örgütleri oldukları
tartışmasız söylenebilir.
Ama bu örgütler, yeni döneme uygun zihniyete, mücadele azim
ve biçimine sahip, toplumsal karşılıklarının olmamaları, kitlesel karakter
taşımamaları, hiçbir toplumsal kesimi temsil edememeleri nedeniyle Kürdistan
Milli Hareketi niteliğini oluşturmuyorlar.
Oysa 12 Eylül 1980 yılı öncesine bakıldığı zaman,
Kürdistan’ın Kuzeyinde çoğulcu niteliğiyle, sağı ve soluyla bir Kürdistan Milli
Hareketi vardı. Bu hareket tasfiye edildi.
Kürdistan’ın Kuzeyinin temel iki sorunu vardır. Birinci
sorunu PKK sorunudur. İkinci sorunu, milli bir harekete sahip olmamasıdır.
Bu sorunları çözmek acil olarak gündemdedir.
İBRAHİM GÜÇLÜ - Diyar-i Bekir, 16 Mart 2016
http://gelawej.net/index.php/yazarlar/ibrahim-guclu/2418-kurdistan-in-kuzeyinde-milli-bir-hareket-var-mi
