AKP tabanında "koalisyon" sıkıntısı... İttifakın oy oranı bıçak sırtı!
AKP tabanında koalisyon sıkıntısı
AKP için anket yapan MAK Danışmanlık firmasının verilerine
göre, AKP’de, özellikle işadamı ve iyi eğitimliler olmak üzere, tepkili ama
sessiz bir kesim var. Tabanda “tek adamlık” ve “koalisyon”a hoş bakılmıyor.
Böyle düşünen AKP’liler, “Referandumda en önemli vaat, artık koalisyon
olmayacaktı” diyor ve MHP ile ittifakı koalisyon olarak yorumluyor…
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile MHP
Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında dünkü görüşmeyle ittifakın çatısı
oluşturulurken, anketlerden “sahada sessizlik var” sonuçları geliyor. AKP
seçmeni içinde ise “tepkili ama sessiz” kesimler bulunduğu değerlendirmeleri yapılıyor.
AKP-MHP ittifakının kesinleşmesinin ardından gözler
partilerin oy oranlarına çevrildi. Ancak bu kez yüzde 50+1 zorunluluğu
nedeniyle tek tek partilerden çok evetçi ve hayırcı partilerin oluşturacakları
blokların alabilecekleri toplam oy oranları merak ediliyor. Araştırmacıların
tespitleri, 16 Nisan referandumundaki evet-hayır arasındaki yüzde 50 - yüzde 50
dengesinin büyük oranda devam ettiğini gösteriyor. Bu nedenle Erdoğan da CHP
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da hedeflerini yüzde 60 olarak açıkladı.
AKP’ye de anketler yapan MAK Danışmanlık firmasının Yönetim
Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat, yaptırdıkları ölçümler çerçevesinde ittifak
süreci, partilerin durumu ve seçimlere ilişkin sahadaki durumu Cumhuriyet’e
değerlendirdi.
Sessizlik: AKP, yüzde 40’lar düzeyindeki oy oranını koruyor.
Ancak referandum öncesi yüzde 50’lere yakın bir orandaydı. MHP de evet blokunda
yer almasına rağmen yüzde 50’yi çok az bir oyla geçtiler. Şu andaki ölçümlerde
MHP yüzde 7’lerde. Dolayısıyla bu bir bıçak sırtı durumu. Ayrıca AKP seçmeni ve
tabanı içinde benzer bir sessizlik gözlemlemek mümkün. Bunu en çok ticaret
yapan işadamlarında görmek mümkün. İşadamları, siyasi tercihleri başka türlü
olsa bile kendilerine bu yönde yöneltilen sorulara, hükümetle ters düşecek cevaplar
veremiyorlar. İktidar partisini tercih ettiklerini ifade ediyorlar. Yine bir
başka sessiz kesim ise özellikle büyükşehirlerdeki iyi eğitimli kesimler.
Özellikle bu ‘sessiz’ diye niteleyeceğimiz kesimlerde belli tepkiler de var.
“Hani koalisyon olmayacaktı”: Sessiz dediğimiz AKP taban ve
seçmenine daha detaylı sorular sorduğumuzda tepkiler de ifade ediliyor. Bu
tepkilerden en önemlisi MHP ile yapılan ittifak konusu. Referandumda en önemli
vaat, “artık koalisyon olmayacak” şeklindeydi. Şimdi MHP ile ittifakın bu vaadi
ortadan kaldırdığını düşünenler var. “Hani koalisyon olmayacaktı. MHP ile
resmen koalisyon yapıldı” diye tepkilerini ifade edenler var. Yine tabanda ve
seçmen arasında tek adamlık kaygıları da gözleniyor. Referandumdan sonra geçen
süreçte tek adam eleştirisinin haklılığını kabul edenler var.
Belediye operasyonları: Bir diğer konu ise belediye
başkanlarının görevden alınması. AKP’de en önemli kentlerin büyükşehir belediye
başkanları art arda görevden alındı. Metal yorgunluğu yeterince ikna edici
değil. Zaten bu görevden alınmaların iyi anlatılamadığı görülüyor. Anketlerde
görevden alınmaların nedeni için yüzde 70 oranında yolsuzluk çıkıyor.
Seçmen, bu görevden almaları yolsuzluğa bağlıyor. Görevden
alınanların yerine gelen isimler de yeterince tanınmıyor. Ankara’daki yeni
başkan bir ölçüde tanındı ama İstanbul’daki hiç tanınmıyor. Bu yerel seçimler
öncesi ciddi bir handikap.
HDP’deki sessizlik: HDP seçmeninde, özellikle Güneydoğu’da
belli bir oranda sessizlik ve tercihini ifade etmeme tavrı olduğunu gözlüyoruz.
Güneydoğu’daki anketlere bizzat kendim katıldım. Çözüm umudu ve sürecinin devam
ettiği zamanlara göre bölgede HDP seçmeninin belli bir bölümünün tercihini net
olarak belirtmekten kaçındığı görülüyor. HDP, barajın hemen altında bir oranda
seyrediyor ama yeni bir durum olarak sessiz seçmenin sandık başında oyunu
vermesiyle barajı aşması muhtemeldir.
CHP’nin adayı önemli: CHP, şu an da AKP ile birlikte baraj
sorunu olmayan iki partiden biri. Anketlerde kararsızlar dağıtılmadan yapılan
hesaplamalarda yüzde 22’ler düzeyinde oyu var. Ancak hayır cephesinin amiral
gemisi niteliği nedeniyle CHP’nin kendi oy oranı değil, cumhurbaşkanı seçiminde
nasıl bir aday çıkaracağı önemli. Çünkü beraber hareket edeceği partiler de
bunu bekliyor. Yüzde 50+1 şansı da CHP’nin çıkaracağı adaya bağlı. Özellikle
ikinci tur açısından.
Akşener acele etmek zorunda kaldı: İYİ Parti de yüzde 6’nın
üzerinde bir oranda oya sahip. Ancak İYİ Parti’nin asıl gücü cumhurbaşkanı
seçiminde görülecek. Çünkü şu anda Meral Akşener çok acele etmek zorunda kaldı.
Yeterince hazırlık yapamadı. Partisinin seçim dışı kalacağı
kaygılarıyla hızla teşkilatlanmaya gitti, hızla kongreleri gerçekleştirdi.
Ayrıca sesini yeterince duyurumadı ve partisini tanıtamadı. Seçimlerin normal
zamanında yapılacağını düşünüyorum ama yine Akşener’in hep söylediği 15 Temmuz
tarihi de elde bir kart olarak duruyor.
